6 Şubat depremlerinin yaraları hâlâ tazeyken, Malatya 11-12 Nisan gecesi belki de tarihinin en büyük felaketlerinden birini yaşadı. Soğuk hava dalgasının etkisiyle meydana gelen don felaketi, sadece tarımı değil, bir bütün olarak Malatya’nın geleceğini etkiledi. Bu felaketle birlikte birçok çiftçinin emeği, hayali, geleceğe dair umudu bir gecede yok oldu. Baharın gelmesiyle yeşerecek umutlar, donla birlikte kurudu, buz kesti.

Ancak mesele sadece çiftçilerin yaşadığı zarar değil. Bu don felaketiyle birlikte Malatya’nın tarımsal üretime dayalı tüm ekonomik yapısı sarsıldı. Kayısı başta olmak üzere birçok üründe ciddi kayıplar yaşanırken, bu ürünlere bağlı olarak geçimini sağlayan sanayici, tüccar, esnaf da büyük bir darbe aldı. Çünkü Malatya’da tarım sadece çiftçinin değil, herkesin meselesi. Tarladaki bir kayısı ağacı aslında bir sanayi tesisinde işlenmeye, bir tüccarın rafına girmeye, bir esnafın tezgâhında satılmaya hazırlanıyordu. Şimdi o kayısı ağacı kuruduğunda, tüm bu zincirin halkaları da kırılıyor.

Malatyalı çiftçi artık yalnızca emeğinin değil, geleceğinin de donduğunu hissediyor. Umutlar dondu, hayaller buz tuttu. Bu yüzden Malatya’nın dört bir yanından yükselen ortak bir ses var: Malatya doğal afet bölgesi ilan edilmeli. Bu yalnızca bir talep değil, bir zorunluluk. Çünkü bu şehrin ayağa kalkması için yeni bir umut gerekiyor. Ve bu umut, devletin güçlü eliyle mümkün olabilir.

Neyse ki umut tamamen kaybolmuş değil. AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan’ın yaptığı basın açıklaması bu konuda bir ışık yaktı. Başkan Bakan, TARSİM sigortası olsun ya da olmasın, tüm çiftçilere destek verileceğini duyurdu. Bu açıklama, devletin çiftçinin yanında duracağına dair önemli bir işaret. Ayrıca Malatya’nın doğal afet bölgesi ilan edilmesi yönünde adımlar atılacağının sinyali de verildi. Bu açıklamalar, Malatya’nın yeniden ayağa kalkabilmesi için atılacak adımların habercisi olabilir.

Ancak bu açıklamaların sözde kalmaması, acilen eyleme dönüşmesi gerekiyor. Çünkü Malatya ikinci kez yıkılıyor. Ve bu yıkım, sadece binaların değil, umutların, hayallerin yıkımı. Eğer şimdi gerekli destek sağlanmazsa, 6 Şubat depremlerinde ağır darbe alan Malatya, bu felaketle bir daha ayağa kalkamayabilir.

Tarımın yeniden canlanması, üretimin yeniden başlaması, şehir ekonomisinin yeniden nefes alabilmesi için Malatya’ya özel bir planlama ve destek şart. Çiftçilerin yanında olunmalı, üreticiye nefes aldıracak ekonomik destek paketleri hazırlanmalı. Tarım sigortası kapsamları gözden geçirilmeli, afetlere karşı daha kapsayıcı ve erişilebilir hale getirilmeli.

Çünkü Malatya, yeniden doğmayı hak ediyor.