1-Ne zaman kongre süreci yaşandığında birileri birilerinin adamı olmaktan vazgeçer, herkes sadece Malatyaspor’un adamı olursa...
2-Kongrede başkan adayları çıkıyor diye ‘üzülmek’ yerine, daha ‘rekabetçi bir yönetim oluşacak’ diye sevinmeyi öğrendiğimizde...
3-Başkan adaylarını karalayarak, iftira atarak, bu isteğinden uzaklaştırıp, kendisini adam yerine koyan başkanın görevde kalmasını sağlamaktan vazgeçtiğimizde...
4-Malatyaspor hakkında yorum yapan, yazılar yazan, namus ve ahlak dersi veren, oysaki eski başkan Haşim Karadağ’dan aldığı 30 bin liralık çek, bugün matbaacıların elinde dolaşanlar dikkate alınmadığında...
5-Spor camiamızdaki bazı tiplerin, ‘Adil Gevrek, İrfan Buz, Hikmet Tanrıverdi, Mehmet Akman...’ gibi isimleri bırakıp, yeniden Malatyaspor’u tutmaya başladığında...
6-‘Adil Gevrek, Hikmet Tanrıverdi, Mehmet Akman, Ertan Mumcu’ gibi isimlerin, Malatyaspor ve Malatyalılık sevdalarını birleştirip tek ve güçlü bir yönetim oluşturmayı kabul ettiklerinde...
7-Malatyalıların şampiyonluk beklentilerine cevap verebilecek, en iyi ve uyumlu kadroyu kurabilecek hocayla anlaşıldığında...
8-Ekonomik olarak sözlerle, vaatlerle değil de canlı parayla transfer yapıp, ‘Malatya’nın ödeme konusunda sıkıntısı var’ algısı giderildiğinde...
9-Yeni Stat ile ilgili büyük sponsorlar bulunup, Bakan ve Genel Başkan Yardımcısı gücümüzü iyi değerlendirdiğimizde...
10-Malatyaspor’un Süper Lig’e çıkma meselesini bu şehrin 1. gündem maddesi haline getirdiğimizde...
Tüm bunları gerçekleştirdiğimizde bu takımın şampiyon olmama ihtimali yok!
Kimden, neyi kaçırıyorsunuz?
Geçtiğimiz gün basın kuruluşlarına Yeşilyurt Belediyespor’un Kongresi’ni gerçekleştirdiğine dair bir haber servis edildi. Tabi birkaç kare de fotoğraf. Servis edilen haberde sorun yok, lakin Malatya spor camiasına, basınına haber verilmeden yapılan kongre, ne kadar etik oldu sormak istiyorum.
En hafif tabiriyle, ‘yangından mal kaçırır’ gibi merdiven altı yapılan kongreye Yeşilyurt Belediye Başkanımız Sayın Hacı Uğur Polat’ın da katılması beni daha da endişelendirdi.
Topsöğüt’ten, Dilek’ten, Cafana’dan, Gündüzbey’den kısacası Malatyalıların vergisiyle bütçesini oluşturan bir kurum takımını hangi mantıkla, yerel basından, spor camiasından gizler, kaçırır, uzak tutarsınız?
Özellikle mali tablo açısından sizlerin kamuoyun hesap verme zorunluluğu yok mu?
Hem gelirleriniz halkın parası olacak hem de kamunun vicdanı olan basını davet etmeyeceksiniz öyle mi?
Neden çağırmadınız bizi, neden çekindiniz?
Takımın ligde kalmasına rağmen hiçbir hedefi olmamasına karşın, ‘sırf 3 puan daha fazla alasınız’ diye yaptırdığınız boş beleş kampların kimin parasıyla olduğunu sorgulamamızdan mı korktuğunuz?
Futbol takımını 3.Lig’e çıkarmak için oraya aktardığınız yüz binlerce lirayla, diğer branşlara harcadığınız üç-otuz paranın hesabının soracağımız için mi çağırmadınız?
Belediye iseniz halkın takımısınız demektir. Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını nereye, nasıl harcadığınızı bilmek bizim hakkımız, sizin de bunu izah etmeniz göreviniz.
Buradan Hacı Uğur Başkan’a açık açık yazıyorum. Bu kulüpte olanlar artık beni endişelendiriyor. Başkanla bire bir bütün görüşmelerimde iyi niyetinden, spora bakış açısından en ufak bir şüphem yok. Fakat burada olan bitenler bizden gizlendikçe, ister istemez acabalar çoğalıyor kafamızda.
Dursun Sucu, basın mensuplarını çağırıp, tesiste ellerimize tutuşturduğu 6 sayfalık, 25 Haziran 2014’ tarihli eylem planlarında (Orijinali hala mevcut) sadece Malatyalı gençlerle yola çıkıp, onların gelişimine katkı yapacaklarını söylemişti. Bugün takımın neredeyse yarısı il dışından ve hatta Makedon asıllı futbolcu var. Ve tüm bunlar 2 senede yaşandı. Demek ki bu 3. yılda takımın yüzde 90’ı yabancılaşacak.
Nerde kaldı 2 yıl önce herkesi çağıran, eylem planı açıklayan, şeffaf Dursun Sucu ve arkadaşları?
Nerde kaldı Malatyalı oyuncu, amatörde lokomotif olma, antrenör ve oyuncu yetiştirme planları?