Şu aralar malum Ramazan ayını idrak ediyoruz. İnsanlar genelde akşamları geç saatlere kadar dışarıda olmayı tercih ediyor. Gündüzleri de eğer izinli ya da evde olan varsa TV karşısında birşeyler izleyerek zaman geçirmeye çalışıyor. Tabi mutlaka farklı şeyler yapanlar ya da oruç tutmadığı için zamanı daha iyi geçirme kaygısı çekmeyenler de vardır. Onlara da saygı duyuyoruz.
***
Yukarıda sıraladığım gibi zaman geçirme konusunda TV izleme seçeneğini devreye sokarken bir şey dikkatimi çekti ve sizinle paylaşmak istedim. Bu ülkede her elektirik faturasından % 2 TRT payı kesiliyor. TRT’nin 24 saat bütün kanallarını takip edin acaba size hitap eden 2-3 saatlik bir yayın akışı var mı?
***
Bir sporsever olarak haliyle TRT Spor’u takip ediyorum çoğu zaman. TV izleme alışkanlığı çok olmayan biri olarak rutin spor haberlerinin dışında, şöyle ne var ne yok diye bakarım kumandayla kanal değiştirirken. Şu sıralar sporda en büyük organizasyon Copa Amerika ve Avrupa Oyunları.
***
Copa Amerika’da; Messi, Tevez, Di Maria, James Rodrigez, Vidal, Ospina, Neymar, Silva, David Luiz gibi yıldızlar var. Ama TRT’de her ne hikmetse bunlar yok! Dünya Kadınlar Futbol Şampiyonası var. Sadece bu değil elbetteki diğer yayın kuşaklarında da bir şeyler dönüyor ekranda ama inanın bana hiç mi hiç hitap etmiyor. Anlamsız turnuvalar, bana göre gereksiz ve en önemlisi toplumun büyük bölümünün izlemediği spor branşlarının canlı yayınları ve maç özetleri sürekli yayınlanıyor.
***
TRT gibi büyük bir kurumun bu yayın anlayışına hayret ediyorum. Belki diyeceksiniz ki; sen olsan ne yapardın? Şehirleri ve Futbol takımlarını yeni sezon öncesi tanıtan, belgesel tadında bir program olabilir mesela. Ya da Şampiyonlar Ligi’ne damga vurmuş maçlar var geçmiş dönemlerde. Temposu yüksek bol pozisyonlu maçlar. 5-4’ lük Barcelona – Chelsea maçı aklıma ilk gelen. Bagio, Beckenbauer, Zidan, Maradona, Totti, Pirlo, Bufon, Raul, R.V. Nistelrooy gibi yıldızların bilinmeyen yönleri belgeselleştirilebilir. Ya da şehirlerdeki İl Spor Merkezlerinden canlı yayınlar yapılabilir. Tabi bunlar üretilebilir.
***
Ama şu haliyle rutin yayıncılık anlayışı TRT’ye yakışmıyor. Artık birkaç ismin çıkıp TV’de saatlerce maç olmadan yorum yapması sıkıcılıktan öte bir şey değil. Hele de bu sıcakta. Diğer özel kanallara bakıyorum orada da aynı durum. Plaj voleybolu, hentbol müsabakası ve eksterme sporlar var. Acaba toplumun genel nabzı tutulamıyor diye mi böyle yayıncılık yapılıyor, bilmiyorum.
***
Belki sizlerde bizi eleştirebilirsiniz. Gazetemizdeki spor haberleri ya da bireysel olarak TV deki programlarım için. Ama inanın evde izleyici ya da dışarıda okuyucu olmak her şeyi daha net gösteriyor. Onun için bundan böyle daha fazla sizlere kulak vermeye çalışacağım. Çünkü TV’lerde ve ya gazetede kendinize ait bir şey hissetmemeniz kötü ve sıkıcı bir durummuş bunu anladım…