Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk yıllar önce “Namazı ümmetin başına bela ettiniz” dediği zaman özellikle Türkiye’deki cemaatler Yaşar Nuri Öztürk’ü kafir ilan ettiler.
Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk yıllar önce “Namazı ümmetin başına bela ettiniz” dediği zaman özellikle Türkiye’deki cemaatler Yaşar Nuri Öztürk’ü kafir ilan ettiler. Çok iyi bir Kur’an hatibi olan Yaşar Nuri Öztürk’ün bu sözlerini çok iyi anlamalarına rağmen cemaatler köle kültürünü oluşturmak istedikleri için bu sözlere karşı çıkarak Yaşar Nuri Öztürk’ü aforoz ettiler. Aslında herkes çok iyi biliyordu ki Yaşar Nuri Hoca namaza “bela” demedi,“namaz kılmak insanı kurtarmayacak” dedi. Cemaatler namaz kıl, ne yaparsan yap namaz seni kurtarır mantığı ile hareket ederek Kuran-ı Kerim’den insanları uzak tuttular. Her cemaat tabiri caiz ise kendi dinini yarattılar. Oysa Kur’an-ı Kerim’de namazdan çok adaletten bahsederAllah.Bizler Kur’an Müslüman’ı olmaktan uzaklaştıkça cemaatlerin köle sistemine girdik. Sömürülen kitleler sorgulamaktan,araştırmaktan,uzaklaşarak biat kültürü ile çağ dışı bir din anlayışı ile karşı karşıya kaldık. FETÖ bunun en büyük kanıtıdır.Kendihalkına, polisine, askerine kurşun sıkmaktan çekinmediler ve kendi yarattıkları dine hala inanan insan sayısı çok fazla. Bu uydurulan din anlayışı hükmünü sürmeye devam ederken, devreye giren siyasetçiler cemaatlerin uydurduğu din anlayışında memnun olacaklar ki hiçbir şekilde müdahale etmiyorlar.Diyanet İşleri Allah’a emanet gidiyor. Faizi helal kılan bir Diyanet İşleri Başkanlığı var ki o da siyasete göre dizayn ettiği dini dayatıyor Müslümanlara, tabi ülkede Müslüman varsa.
Yaşar Nuri Öztürk demek istedi ki “namaz kılan insan iyi insan değildir namazın gerekliliğini ve hükümlerini yerine getiren insan iyi insandır.” Ama bizler “namaz kılsın ne olursa olsun” diyerek namazı ümmetin başına bela ettik. Namaz gibi çok büyük bir ibadetin içini boşalttık. Eğilip kalkmaktan öteye gitmedi. Namaz ibadeti ve Kur’an-ı Kerim’i cemaatlerin kendilerine yonttuğu ayetleri okuyarak okuduğumuzu ve hayatımıza tatbik etiğimizi zannediyoruz. Oysa Kur’an’dan o kadar uzak bir toplum haline geldik ki başımıza gelen bela ve musibetleri sonuna kadar hak ediyoruz. Bugün toplumsal ahlaki çöküntünün, yok olan değerlerin, genç neslin Deizm’e yönelmesinin temel sebebi Kur’an’dan uzaklaşmamızdan kaynaklanıyor. Bu toplum Kur’an-ı bilmiyor ve okumuyor. Siyasi iradenin topluma özellikle genç kuşağa örnek olması gerekirken Allah’ın yasakladığı birçok haramı siyasiler alenen işlemektedir. Bir başka husus ise Allah’ın akla ve ilme verdiği önemdir.Birçok akıl ile başlayan ayetler vardır.Cemaatler sürekli aklın insanı yanılttığını işleyerek aklı devre dışı bırakmaktadır.Oysa Allah akıl vermediği kişilerden hesap sormayacağını beyan etmektedir.
Bugün ülkemizin yüzde 99’unun Müslüman olduğu söyleniyor. İstisnalar hariç ben ülkemde Kur’an Müslüman’ı görmüyorum. Evimizde, sokağımızda, mahallemizde, köyümüzde, kasabamızda, şehrimizde velhasıl insanın olduğu her yerde Allah’ın istediği gibi yaşama gayretinde olanları görebiliyor musunuz? Ayeti kerimede buyrulduğu gibi,“Nasılsanız öyle yönetilirsiniz” emrinin gereği bir bakın etrafınıza ne kadar liyakatsiz ve seviyesiz kişiler varsa kamuya çöreklenmiş durumda. Kamunun gücünü kullanarak dünyalıklarını çoğaltma mücadelesi veriyorlar. Allah’tan uzak, dinden uzak, hak, hukuk, adalet ayaklar altında. Ben bugün yaşadığımız ekonomik sıkıntıların daha ağırını bu toplumun hak ettiğini düşünenlerden biriyim. Eğer kendimize gelmez isek Kur’an’a sımsıkı sarılmazsak, Kur’an Müslüman’ı olmazsak, kendi yarattığımız dini yaşamaya devam edersek daha büyük felaketler ile baş başa kalacağız.
Kafirun Süresi’nin sonunda buyrulduğu gibi “SİZİN DİNİNİZ SİZE BENİM DİNİM BANADIR” DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ…