Malatyalı futbol severler için Türkiye Süper Ligi’nde rüya gibi geçen bir sezon daha geride kalıyor. Anadolu takımlarıyla kıyaslandığında ikinci sezonunda Yeni Malat-yaspor ligi hak ettiği sıralamada tamamlayacak.
Sarı-kırmızılıların TFF 1.Lig’den bir üst lige yükseldiği dönemde Ertuğrul Sağlam’ın bu takımı nasıl yüz üstü bırakıp gittiğini hepimiz çok iyi biliyoruz.
Belki kendince haklı sebepleri vardı. Önünü göremiyor. Stat, tesis, altyapı, antrenman sahası, futbolcular ve daha neler neler... Elinde hazır hiçbir istatistik yok.
Ödeyeceği tazminatı göze alarak bir sabah arkasına bakmadan çalıştırdığı takımı kaderine terk edip gitmişti.
Kimimiz “hocayı elimizden kaçırdık” dedik. Kimimiz “Soyadı Sağlam ama kendi değilmiş” demiştik. Gel zaman git zaman kara kara bulutlar yerini beyaz bulutlara bıraktı.
Genç ama tecrübeli bir o kadar çalışkan gelişime müsait cesur adam Erol Bulut güvertenin başına geçti.
Dört yıl gibi kısa zamanda iki lig birden yükselen bir Anadolu kulübünün başına geçiyorsanız elbette Süper Lig’de pembe hayaller kurmanın gerçeklikle alakası olmayacaktı. Bu durumda Erol hoca ne yaptı?
Sabır etti. Aklını kullandı. Ustadan öğrendiği acil durum senaryolarının hepsini önüne serdi. Gol atmadan önce gol yememeyi, “kompak” oyun anlayışını Yeni Malatyaspor’a uyguladı. Artık bu takımın bir oyun anlayışı vardı.
Nitekim Erol Bulut, ilk yılında Yeni Malatyaspor’u hiç zorlanmadan ligde tutmayı başardı. Bu yılda nokta transferler yapıldı.
Geç oldu, güç oldu. Belki teknik heyetin istediği isimler ile anlaşılmadı. Ama Erol hoca yine pes etmedi. Rüzgarı arkasına alan cesur adam bir anda ligin ilk yarısını ikinci sırada tamamladı. Hedefler yeniden belirlenmişti.
16 yıl aradan sonra Malatya’da UEFA ismi konuşulmaya başlandı. Gelinen noktada bu başarının baş aktörü şüphesiz Erol Bulut’tur.
Oyun kurgusu, takım stratejisi, antrenman çalışma planlaması olmayan bir takımı omuzlarına alarak, her oyuncusunu ince ince dokuyan Erol hoca bu sezonun ortasına kadar her şeyi kusursuz yapmıştır.
Doğru yönden esen rüzgarın etkisiyle alınan son hafta galibiyetleriyle Yeni Malatyaspor belini doğrultmuş, UEFA Ligi’ne katılmaya yaklaşmıştır.
Devre arası kamp döneminden sonra alınan kötü sonuçlar, hocanın futbolcuları üzerindeki hakimiyetinin bittiğinin göstergesiydi.
Genç teknik adamın lig bitmeden görevden ayrılması ise her iki taraf için hayırlı olmuşa benziyor.
Sezon biterken, Yeni Malatyaspor yönetimi ise geleceğe güven vermeye devam ediyor. Yapılan mali kongrede borcun deyim yerindeyse alınacak 3-4 galibiyete bakıyor olması her şeyin şimdilik yolunda gittiğini gösteriyor.
Ayrışmadan birlik ve beraberlik içerisinde yolumuza devam etmemiz lazım. Daha nice güzel güneşli günlere...
Bu şehrin gelişmesi için çivi çakanlara selam olsun...