Ligin en iyi hücum yapan takımlarından olan Manisaspor’u deplasmanda pozisyon veremeden 2 – 0 mağlup eden Yeni Malatyaspor, bir kez daha rakipleriyle arasındaki farkı net bir şekilde hissettirmiş oldu.

Göztepe, Eskişehir, Sivas gibi şampiyonluk iddiasında olan takımlar normal lig takımlarına karşı puan kaybı yaşarken, Yeni Malatyaspor bir şekilde bu ekipleri yenmesini biliyor. Zaten kazanma alışkanlığı dediğimiz şey de bu.

Bir maç Dialiba, diğerinde Ayite, içerde İrfan Başaran, dışarıda Pereira ve son olarak da Eren Tozlu... İşte bizim takımımızın en büyük gücü de buradan ileri geliyor. Diğer takımlarda birkaç yıldızdan camiaları bir şey beklerken, bizim takımda sivrilmiş bir yıldız yok. Her maçın bir yıldızı var. Ve bu uyum Malatya’yı şampiyonluğa götürüyor.

Son 9 haftaya girerken 8 puanlık avantaj oldukça önemli. Son yıllarda TFF 1. Lig’de son 9 hafta öncesi puan farkı hiç böyle açılmadı. Ama bu demek değil ki her şey bitti. 63 puan ve yukarısını toplayan ligi lider, 58 puan ve üstünü toplayan takım da doğrudan bir üst lige çıkar. Bu tür şampiyonluk hesapları yaparken, rakiplerin kendi aralarındaki maçlar ve daha önce kaybettikleri puanlar sürekli barajı aşağı çeker.

Yani; Eskişehir – Malatya, Eskişehir – Sivas, Göztepe – Sivas, Malatya – Göztepe, Sivas – Malatya müsabakaları Süper Lig barajının diğer yıllara göre daha altlara ineceğini gösterir. Bugün 50 puanı olan Malatya’nın Süper Lig için en az 10-12 puana ihtiyacı varken, Eskişehir’in 18 -20 puana ihtiyacı var. Kalan 9 maçta 27 puan olduğuna göre Eskişehir’in 2 mağlubiyet ve 2 beraberliği bu takımı yarış dışı kılar.

Yeni Malatyaspor tarafından bakıldığında ise Göztepe, Sivas ve Eskişehir maçlarını en kötü berabere bitirmek koşuluyla alınacak 3 galibiyet bizi Süper Lig’e taşır. Fakat nihayetinde alacağımız 3 galibiyetin de 3 beraberliğin de garantisi yok. Onun için tüm futbolcularımızın ve teknik heyetin sanki arada 0 puan varmış gibi işi sıkı tutmaları gerekiyor.

Derbinin yeri meselesi...

Aklı başında Malatya’da yaşayan her Malatyaspor taraftarı gibi ben de maçın Malatya’da olmasını çok istiyorum. Fakat Elazığspor karşılaşması İstanbul’da olacak. Bu konuda Adil Gevrek ve İrfan Buz kararlarını bu yönde verdi. İrfan Hoca, takımı 10 günlük Antalya kampına alıp, oradan da İstanbul’a götürüp derbiyi kazanıp öyle Malatya’ya gelmek istiyor. Daha önce bunu 3 kez yaptı ve başarılı oldu. Bunu istemek de uygulamak da en doğal hakkı. Kazanalım da nerede oluyorsa olsun mantığında değilim, fakat yakalanan hava bozulmasın diye şimdilik sesimi çıkarmıyorum. Malatyalıların bu konuyu büyütmeden İstanbul’a çıkarma yapmanın yollarını araması lazım.

Takke düştü kel göründü!

Ara başlığı görünce Yeşilyurt Belediyespor’dan bahsettiğimi anlamışsınızdır. Yeşilyurt’un BAY olduğu haftada Karaköprü ve Araban turuncu yeşillilere BAY-BAY dedi. Bugüne kadar harcadıkları 1.5 milyonu bankaya yatırsalar, sırf o paraya kalsa yine şampiyon olurlardı bu ligde! Ama işte Allah herkesin gönlüne göre veriyor, bazen nasip ediyor bazen de böyle aciz duruma düşürüyor.

Araban’da bileğinin hakkıyla mağlup olan Yeşilyurt şu günlerde ağlıyor. Karaköprü Şubat ayında cezalı oyuncu oynatmış da AFDK hatalı karar vermiş de falan filan fili yuttu bir yılan...

Yahu siz bu masalları ‘develer tellal, pireler berber iken’ anlatın. Adama demezler mi Mart gelmiş, Şubat’ta niye Tahkim’e itiraz etmediniz? Onu geçtim, tedbirsiz diye konulan ibareyi kendi elinizle paylaşıyorsunuz.

Yeşilyurt’ta bu işi kaşıyanlar sanmayın ki Malatya takımın hakkını savunuyorlar. Takım şampiyon olamazsa ortada Beydağı kadar büyük bir başarısızlık var ya bütün mesele bunu ört bas etmek. Bu işi tezgâhlayanlar kendilerince kamuoyu oluşturduktan sonra çıkıp diyecekler ki; ‘bakın biz şampiyonluğu kazandık ama saha başında kaybettik’

Sonra biz de enayi gibi ellerimiz patlayana kadar bu arkadaşları alkışlayacağız öyle mi?

Başkomutan tel örgü dışında!

Araban maçına gidiyorsun en önemli savaşını vereceksin ama başında komutan yok. Başkomutan nerede?

3 – 0 kazandığın Adıyaman maçında atılmış, ceza almış! Hiç kazanan bir takımın antrenörü kendini dışarı attırır mı Allah aşkına?

Yedek kulübesinin önünü Araban, otobana çevirecek ikinci golü de oradan yiyeceksin, kenarda ona müdahale edecek hoca yok, yardımcılar da televizyondan izler gibi izliyorlar maşallah.

Yeşilyurt yönetimi önce bunların hesabını hocasından sorsun, aslan gibi çıkıp kendileri dürüst ve şeffafça harcadıkları paranın hesabını versin ondan sonra da hak hukuktan bahsedip, eski MHK başkanlarından görüş alsın.

Spor camiası kafasını kuma gömmüş!

Malatyalı gençler için 3. Lig’e takım çıkaralım derken, takımda Malatyalı soykırımı yaptılar. Ama bunu sorgulayan bir Allah’ın kulu yok!

Hem Yeni Malatyaspor’un alt yapısı olacağız diye ortaya düşeceksiniz hem de Yeni Malatya alt yapısından aldığınız 7 oyuncuyu 1 sezon sonra göndereceksiniz. (Mert Ali Turgut, Ramazan Çavuş, Yunus Emre Kutlu, Burak Acil, Ahmet Yiğit, Cihan Ak, Ahmet Yazıcı) Ve kafasını kuma gömen öyle bir spor camiamız var ki şunu soramıyor ya da işlerine gelmiyor.

Bugün BAL gibi alt bir ligde kadrosunda 5 Malatyalı tutan takım, 3. Lig’de nasıl daha fazla Malatyalı oynatacak?

“Teşvik primi...”

Kusura bakmayın ama takke düştü, kel göründü beyler...

Eğer İspanya’da yaşasaydık. Yeşilyurt’lu yöneticilere şu tavsiyem olurdu. Teşvik primi orada serbest olduğu için siz de İnönü Üniversitesi, 62 Pertek ve Ş.Kamil’e prim gönderebilirdiniz. Tabi “Elif gibi dimdik ol” anlayışıyla yönetilen bir belediyenin futbol takımına bunlar yakışır mı o da ayrı konu.

Neyse ki İspanya’da yaşamıyoruz ve bu konu da şimdilik sümen altı...