Geçtiğimiz günlerde Ayasofya Camisi'nin 15 ocaktan itibaren yabancı turistlere ücretli olması hususunda yetkililerce karara varıldı.

Bu meseleyi 2 cihette inceleyebiliriz:

  1. Allah’ın evine para ile girilmesi
  2. Namaz kılmak için kuyruğa ve boş kalabalığa takılmamak

Doğruluğu ve yanlış oluşu tartışılabilir vaziyette olduğunu dile getirdik ve sosyal hesaplarımdan halkımıza kararın doğruluğu ve yanlışlığı konusunda görüşlerini aldık.

10 yorumdan 9’u doğru karar olması yönündeydi.

Ayrıca “Doğru karar!” cevabının ardından mazerette bildirenler elbette vardı.

Yorumları tek tek okuduk. Tahmin edileceği üzere çoğu birbirine benziyordu.

“Para ile girecek olan namaz kılmayacak ki”

“Namaz kılmak çok güçleşiyor yoğun turist sayısından… Girmesi bir dert çıkması bir dert!”

Bir bakımdan oldukça kreatif cevaplar.

Halkın görüşü bu şekilde idi. Şimdi bir de biz yorumumuzu katalım.

Birinci cihette inceleyecek olursak;

Allah’ın evine paralı girmek göze biraz batıyor gibi. Ancak bize göre Allah’ın evi. Gelen turistlerin Müslüman olup olmadığı ayrıştırılamaz gibi görünüyor.

Bu cihetin diğer suretinden bakarsak;

Sanki İslam’ın sunduğu rahatlık küçücük, bir puan kadar düşük görünmeye sebep olabilir gibi. A yrımcılığın yapıldığı düşünülecek olabilir.

Durumu bir diğer cihetten inceleyelim;

Yerli olup da, yani kısaca Ayasofya’nın cemaati girip çıkarken kalabalıktan yer dahi bulamayabiliyor. Bunun sonucu olarak da bunaltıcı bir hâl alıp hissedilen maneviyatı az da olsa kaçırıyor.

Velhasıl kelam, yazının başında da belirttiğim gibi doğruluğu ve yanlışlığı tarafların açısından bakıldığında tartışılabilir durumda.

 

DÜNYA MÜSLÜMAN ALİMLER BİRLİĞİNİN FİLİSTİN KARARI

İsrail’in güncel ve neredeyse en büyük caniliği 7 Ekim’den bu güne kadar kararlılıkla sürerken, HAMAS birlikleri de ısrarla karşı çıkıyor!

 

İsrail’in “vaad edilmiş” topraklar düşüncesinin Türkiye’nin de bazı illerinin içinde bulunduğu büyük siyonist devleti, eğer karşı koyulmazsa başarılı olacak gibi görünüyor.

Gür ses ile söylüyorum ki asıl hedef Türkiye. Bugün Filistin ise yarın Türkiye’dir!

İcap eden ne ise “devlet aklı” cizgisi bozulmadan derhal yerine getirilmelidir!

Bugün (1 Kasım 2023) Dünya Müslüman Alimler Birliği toplandı. Dilan Polat ve kocası’nın akıbetinin konuşulduğu ve gündem olduğu kadar bu mesele gündeme gelmedi.

Gündemine gelmeyenler için nacizane haddimce neticeyi ve süreci ifade edeyim:

Malumunuz Filistin’in kendi başlarına yaptıkları  cihad, dünya da izlenmekten başka ses getirmiyordu. Buna “sözel” olarak “DUR!” demek için dünyadaki İslam Alimleri birleşti ve bir toplantı yaptılar. Bu toplantının sonucu şu şekilde idi:

“Gazze’nin soykırımdan kurtarılması için, Müslüman ülke yönetimleri İslam Şeriatı gereğince ordularını acil bir şekilde harekete geçirmelidir! Gazze, Mescid-i Aksa ve Filistin’i soykırıma ve yıkıma terk etmek, Allah’a ve Resulüne ihanettir!”

İslam Alimleri bu açıklamayı yaparak günahı kendilerinden defetti. Vazifelerini yerine getirdiler.

Artık kimse çıkıp da “Fetva veren olmadı!” diyemez.

Bundan gayrisi devlet büyüklerine kalmış bir karardır.

Halbuki tüm müslüman alem birleşmiş olsa İsrail’e savaş açmaya dahi lüzum kalmaz üzerine Doğu Türkistan dahi kurtulur.

İsrail’in Filistini ilk işgali sırasında ifade ettiği duygularını ve düşüncelerini hatırlayalım.