Yerel seçimleri nihayet tamamladığımızda bazı isimler için şükrettik, bazı isimler için de eleştirel ifadeler kullandık.
İsim vermeyeceğim, malum zat seçim sürecini güzel idare etti. Kendisini betimleyecek kadar tanımıyorum. Ben de her seçmen gibi tanıyorum.
Hatta o kadar mütevazıydı ki o başkan için “iyi adam.” derdik.
Meğer iyi bir siyasetçi olmasındanmış. Unutmamalıyız ki siyaset iyi bir tiyatro oyunudur.
Adamın biri vardı, belediye meclisini parayla satmış. Parayla meclis üyelikleri yapmış. Kendi ilçe teşkilatları istifa ederek basın açıklaması ile durumu itiraf ederek malum zat’ı desteklemeyeceklerini söylediler.
O zat ile birlikte yol yürüdüklerinden ötürü utanıyor gibiydiler; kendilerini aşağılanmış hisseder gibi halleri vardı.
Maazallah, böyle bir insanın belediyenin koltuğunda hele de Büyükşehir Belediyesinin koltuğunda otururken görmek insana kâbus olarak yeter.
Bir belediye başkanı düşünün, zamanında katıldığı bir televizyon programında “vatandaş ile ben görüşmeyeceğim, danışmanlarım görüşecekler!” diyen.
Bir belediye başkanını düşünün ki, halk başkanı tanımıyor.
Her ne ise! Asıl konumuza gelelim.
Seçimden sonra anladık ki, asıl mütevazı olan, iyi niyetli olan bizmişiz, halkmışız. “Neden?” diye soracak olursanız:
Yukarıda da anlattığımız gibi, malum zatı iyi bilirdik. Hatta o kadar iyi bilirdik ki, seçim sürecinde “Aman rahatsız etmeyelim” diye mesaj yolu ile kendisine ulaşmak isterken, erken saat yahut geç saatte mesajı gördüklerinde mesajı görüp cevap verme veya geri dönme tenezzülünde bulunmuyordu.
Bizler de “Aman seçim süreci, vakit bulamıyordur.” diyorduk. Seçimin ardından sosyal medya hesapları üzerinden çiçekli, böcekli bahçelerde resimlerini görünce “Her halde müsait olmuştur artık” dedik.
Kısa da olsa bir röportaj yapalım diye defalarca kapısını çalmak anlamında telefon ile aradık. Yine de dönmeyince kendi aramızda siyasetçilerimiz ile ilgili mütalaalar yapmadık değil.
Bizler bu tür şeylere takılacak insanlar da değiliz. Bir insan telefonu açmadı diye köşe yazısı yazılmaz. Bizzat değerlendirmek anlamında bu yazıyı yazmak icap etti.
O Başkan’ın, bizlere ne el ile tutulur ne de göz ile görülür bir yanlışı/ zararı da katiyen olmamıştır.
Kendisi ile olur da bir yerlerde denk gelirsek, samimiyetsiz gülümsemelerimiz ile hoş sohbetimizi ediyoruz.
Rabbim bizleri hayırlı idareciler ile karşılaştırsın.