Yeni Malatyaspor Bolu kampında çalışmaya başladı başlayalı, takımın form durumundan, oyuncuların fiziksel yetkililerden çok konuşulan para işleri oldu. Eğer futbolcunun aklında para varsa hayatta ondan daha iyisini bekleyemezsiniz.


Bunun en büyük ve net örneğini Dünyanın en iyi iki profesyoneli dediğimiz Cristiano Ronaldo ve Messi’de gördük. Ronaldo Real Madrid’de yıllık kazancı 15 milyon iken mutsuzum diye bir açıklama yapmıştı. O dönem Zlatan İbrahimoviç ve Samuel Eto yaklaşık 20 milyonluk yıllık gelirleriyle en çok kazanan oyunculardı. Lionel Messi ise 12, 5 milyon kazanıyordu. Messi de aldığı paranın düşük olduğunu ifade etmeye başlamıştı. Dünyanın en iyisi olarak gösterilip en sıradan paralarını almak oyuncunun motivasyonunu da etkilemişti. Barcelona Messi’ye zam yapıp 18 Milyon Avro, Real Madrid Ronaldo’ya 20 Milyon avro verinceye kadar futbolcuların kulüplerine karşı soğuk açıklamaları hep devam etti.

Şu an iki futbolcunun parayla ilgili bir düşünceleri yok ve performansları da ortada.


Bahsettiğimiz dünyanın en iyi iki oyuncusu. Yani yetenekleri de profesyonellik anlayışları da hep üst düzey. Türk oyuncuların futbolu ve profesyonelliği tamamen parayla eşdeğer olarak gördüklerini düşündüğümüzde, ekonomik anlamda kafalarının rahatlığı için paralarını almış olmaları önemlidir. Yeni Malatyaspor’un kampını geçtiğimiz günlerde değerlendirirken, bu durumu açık açık ifade etmiştim. Bir futbol takımının kampının verimli geçmesi için Kamp yerinin özelliklerinden tutunda futbolcunun kafasındaki en ufak sorunun halledilişine kadar her şey kampın verimliliğini etkileyeceğini söylemiştim.


Yeni Malatyaspor’un Bolu Kampı’ndaki durum bundan ibaret. Yani 3 gündür herkes parayı konuşuyor. Yönetim bu konuda geç kaldı. Mustafa Uğur sahada oyunculara benim taktik anlayışım bu derken, futbolcunun kafası da acaba peşinatlarımı ne zaman verecekler tarzında düşünceler vardı. Adil Gevrek daha Bolu kampı başlamadan futbolculara peşinatlarını ödemeliydi. Takım o zaman daha iyi bir kamp dönemi geçirebilirdi. Tabi bir de işin daha sezon başında işler böyleyken sezon sonu nasıl gelecek tarafı var. Futbolcular cin gibi. Adam örneğin 60 a anlaşmışsa, yönetim 30 verdi diyelim. Sen o oyuncuya daha ölene kadar kendini inandıramazsın. Futbolcunun sahada çıkıp varını yoğunu ortaya koyması kendi inisiyatifine kalmıştır artık.


Ben bugünkü köşe yazımda bilerek para bizi bozmasın dedim. Bu takıma ve hocaya güvendiğimi her fırsatta ifade etmiştim. Ancak bu para mevzuları, dağıtılma şekli ve miktarı bize zarar verecek gibime geliyor. Ayrıca Adil Gevrek’in para politikalarında bir şeye karar vermesi lazım. Yani ya tok görünecek ya da gerçekten tok davranacak. Şimdi medyada yapılan açıklamalarda 1 milyon verdik, para problemimiz yok deniyor ama uygulamada 1,5 milyon peşinatın 500 bini veriliyor. Başkan, belediye kanadından şu ana kadar 1 kuruş alamamalarına rağmen hala kendi 300-500 bin lirasıyla bu işi pansuman eder gibi döndürmeye çalışıyor. Bu kadro öyle üç-beş yüzle dönecek bir kadro değil. Takım yarın 4’te 4 galibiyet yapar, 600 bin lira prim tutar ödemezsen anında sıkıntı. Futbolcunun peşinat taksiti gelir vermezsen problem. 5 maç başını geciktirirsin hocanın ve oyuncunun kritik bir hafta öncesi dengesini bozarsın. Yani bugün 500 bin lira ile çözersin sıkıntıları ama futbolcu bir defa güven konusunda sarsıldı mı onu toparlayamazsın. Başkan Adil Gevrek futbolun acemisi olduğu için bu işleri önceden ön göremiyor. İş piyasasındaki gibi bugün yarı diyerek çarkı döndürürüm sanıyor. Zaten biz son 5 yılda ne çektiysek acemilerden çektik. Ali Özkan’a futbol yöneticiliğini öğretene kadar yazmadık köşe, konuşmadık program bırakmadık. O yaklaşık 35 milyonluk bir kaynakla az buçuk tecrübe edindi ama iş işten geçti. Şimdi Adil Gevrek tamamen aynı seviyede. Bu kez bu işleri başkana anlatacağız gibi görünüyor. Allah sonumuzu hayra götürsün.