Alima Yeni Malatyaspor kendi evinde Balıkesirspor önünde aldığı 1-0’ lık galibiyetle ligi sıkıntısız bir şekilde bitirdi diyebiliriz.

Müsabaka öncesi 39 puanla klasmanda 6. sırada bulunan ve ligi ilk altı arasında bitirmek isteyen Balıkesirspor karşısında alacağımız bir beraberliğin bile (eksikleri de düşünerek) yeterli olacağını düşünüyordum. Nitekim karşılaşmanın başlaması ve ilerleyen dakikalar itibariyle tipik bir golsüz beraberlik sonucu ortaya çıkacak gibi görünüyordu. Taki 80. dakikada Sedat Ağçay’ın oyunun akışı içerisinde hiç kimsenin beklemediği bir şekilde attığı muazzam gole kadar.

Karşılaşmayı izledikten sonra rakip Balıkesirspor’un nasıl 39 puan toplayıp altıncı sırada bulunduğunu ve play off mücadelesi verdiğini anlayamadım. Başta İrfan hoca olmak üzere herkes müsabaka öncesi skora odaklanmış ve oyun bir tarafa bırakılarak sanki 1-0 olsun bizim olsun dercesine maç sonrası neticeyi hedeflemişti. Oyun kalitesinin ve aynı zamanda mücadelenin de iki takım açısından vasata bile yaklaşmadığı bu karşılaşmada, rakibini tek golle mağlup eden takımımız 34 puanı yakalayıp az da olsa var olan düşme tehlikesini gidermiş oldu. Rakibimizle oynadığımız ilk karşılaşmada yine böyle yavan bir futbol ve o zaman Balıkesirspor’un tek gollü galibiyeti vardı.

Bir gün önce cumartesi oynanan müsabakalarda Kayseri Erciyes - Denizli beraberliği, Karşıyaka’nın evinde Alanyaspor yenilgisi bizi oldukça rahatlattı denebilir. Bu rahatlığın sahada bizi negatif yönden etkilemesi, önemli oyuncularımızın eksikliği ve taraftar gurubunun tribünde olmaması (cezadan dolayı) takımın performansını düşürdü diyebilirim.

Maçın başlarında, tamam garantili oynayıp önce bir puanı düşünelim lakin biraz da rakip kaleyi yoklayalım diyordum ki, 20-35 dakikaları arası takım halinde öne çıktığımız anlarda, dönüşlerde önemli sıkıntılar yaşadığımızı gördüm. Bunu gördükten sonra takımımız için en uygun taktiksel anlayışın savunma da kalmak olduğunu, açık futbolu tercih ettiğimizde rakibimizin kazanma adına bizden daha şanslı olduğuna kanaat getirdim. Bu temposuz, heyecansız ve seyir zevki olmayan müsabakada öncelikle alınacak galibiyet bizim için çok önemliydi, onu da aldık. Artık bundan sonraki maçlara daha stressiz çıkabilir ve futbolu da ön planda tutabiliriz.

Oyunun detaylarına ve futbolcu performanslarına fazla zaman ayırmadan (Ortada iki takım adına değerlendirilecek gerçi futbol da yoktu, futbolcu da) galibiyete oldukça sevindiğimiz bu maçın akılda kalan 3 tespitini yapayım.

Özellikle gol attığımız ana kadar sahada oldukça rahat davranarak rakibe şut atma, pas ve orta yapma fırsatı tanıyan oyuncularımız içinde kale gibi duran bir isim vardı ki, o da Sadık Çiftpınar’ dı. Onun azmi, cesareti ve mücadele gücü olmasaydı, inanın attığımız golden çok önce kalemizde o golü görmüş olurduk.

İkinci yarıda takıma katılan ve zaman ilerledikçe kendine gelen Sedat Ağçay’ın maçın tek gölün de gösterdiği ustalık ve kararlılık görülmeye değerdi.

Müsabaka boyunca iki takım adına net diyebileceğimiz bir tehlike yaşanmazken, uzatma dakikalarında Balıkesir Kalecisi Vukoviç’in skordan dolayı kalemize gelerek gol pozisyonuna girmesi ve bunu kaçırması önemliydi.

Ayrıca böylesine temposuz, zor olmayan müsabakayı Hakem Emre Malok’un verdiği enteresan kararlarla çığırından çıkarması ve yanlarıyla uyumsuzluk yaşaması dikkatlerden kaçmadı. Taraftar gurubunun tribünde yer alması oyuncuları ve oyunu etkiliyordu. Ceza almalarına yol açacak davranışlarda umarım bir daha bulunmazlar ve dışarıda değil her zaman tribünde takımlarının yanında yer alırlar.