3 sene önce anne-baba olduk biz oğlumuzun gelişiyle, ancak bu sene ilk defa veli olduk. Yarım günde olsa okula gitsin, arkadaş edinsin, kelime dağarcığı gelişsin, paylaşmayı öğrensin gibi birçok nedenden dolayı minik oğlumuzu okula kaydettirmeye karar verince veli olmuşuz haberimiz yok. Önce kararsızlık evde başladı yarım gün mü, tam gün mü? Neyse yarım gün olmasına karar verdik, bu sefer sabahçı mı, öğlenci mi? Sabahçı olsun diye netleştik eşimle, tam oh bitti derken bu defa devlet mi, özel mi derdi başladı? İşte bu seçenek işin en zor kısmıymış. 2 gün içerisinde gezmediğim, aramadığım, sormadığım devlet ve özel anaokulu kalmadı. Özel olsun isteyince çok pahalı, devlet olsun isteyince de çok kalabalık. İstenilen belgeler, doldurulan formlar, yemek listeleri, eğitim şekli gibi birçok ayrıntı varmış bizim bilmediğimiz. Yani anlayacağınız öyle geçiştirecek kadar küçük bir problem değilmiş anaokulu seçimi. Bu kadar sorunun üstüne bir de anne yüreği ve pirpirikliği eklenirse değmeyin keyfime. Dayak yerse, tuvaletini yaptı mı, beni özledi mi, üşüdü mü….? Dünyanın sorusu ve vicdan azabı demekmiş hem anne olup hem veli olmak.

Biz ailece henüz karar veremedik okul seçimine ama sağlam bir deneyime sahip olduk. Yarı özel yarı devlet anaokulları çok iyi önce buna karar verdik, özelleri de ince eleyip sık dokuduk ve önceliğin öğretmen kadrosu olduğunu anladık. Çünkü o kadar çok anaokulu, kreş var ki Malatya’da çoğunun ismini bile duymadım. Eğer çocuğunuzun tüm eğitimini özel okul çatısı altında devam ettirmesini istiyorsanız isminin marka olmasına ve tecrübesine dikkat edin çünkü Türkiye geneli hizmet veren bir okulun denetimleri ve müfredatı daha kurumsal oluyor bu da elbette seçim yapmak için en büyük neden. Biz anne – baba olurken zor bir süreç geçireceğimizi biliyorduk, maharetin o çocuğu dünyaya getirmek değil ona iyi bir gelecek sağlamak, aklında ailesiyle ilgili güzel izler bırakmak, hayattaki her şeyden feragat edip kendimizi ona adayacağımızı biliyorduk. Ama veli olmanın bunlardan daha zor olacağını hiç düşünmedik. Bir şeyi de itiraf etmek lazım, o karmaşanın içerisinde başvuru formlarının altında bulunan “çocuğun velisi” kısmına adımızı yazmak imza atmakta ayrı bir keyifti.