AK Parti döneminin belirgin icraatlarından biri de bütçeden Milli Eğitim Bakanlığı’na ayrılan paranın yükseltilmesi hatta bütçeden en çok pay olan bakanlık olmasıdır.

Bu bilgiyi verdikten sonra aslında eğitim sistemimizin hiç de bütçeden ayrılan para gibi olmadığını belirtmek istiyorum.

Sürekli Milli Eğitim Bakanı’nın değiştirilmesi, her yeni gelen Bakan’ın sistemi sürekli değiştirmesini bırakın öğrencilerin adapte olmasını öğretmenler dahi her sistem değişikliğinde çok zorluk çekiyor.

Hangi öğretmen ile konuşmuş isem, Milli Eğitim Bakanlığından çok da memnun değil görüntüsü bu ülkenin bir gerçeğidir.

Sürekli bir şeyler değiştiriyoruz…

Değiştirdiğimiz şeyi önce anlatmadan pat diye değiştiriyoruz!

Mesela TEOG ile ilgili o kadar çok haber okuduk ki, neresinden tutsan bir karmaşıklık var.

Bazı uzmanlara göre, Temel Öğretimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı (TEOG) yeniliği güzel bir uygulamadır. Fakat kimse ne olduğunu çok sonra öğrendi hatta çıkın çarşıya velilere “TEOG nedir?” diye sorun, bilen kaç kişi çıkar?

Konumuz TEOG değil tabii ama eğitim sistemimizde genel olarak bir problemimiz var.

Her yıl, bir önceki yıla göre 26 bin derslik artış gösteren bir ülkeden bahsediyoruz.

2013-2014 yılında, 2012-2013 yılına kıyasla 3 milyondan daha fazla öğrenci artmıştır.

2014-2016 yılları arasında toplamda 130 bin öğretmen açığı olan bir ülkede yaşıyoruz.

Bugün lisede okuyanların, okul hayatı boyunca kaç kere sistemi değişmiştir?

BUSABAH’ın çarşamba günü yayınlanan manşeti beni çok düşündürdü.

Veliler çocuklarını okula göndermiyormuş. Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı Şeyhler Mahallesi’nde bulunan Ali Seydi Güldaş İlköğretim Okulu’nda birinci sınıfa giden bazı öğrenciler öğretmenden korktukları için okula gitmemeleri skandaldır! Şu ana kadar bu konu ile ilgili bir açıklama gelmedi Milli Eğitim Müdürlüğü’nden…

Bu haber daha soğumadan Vali Yardımcısı Abdulkadir Duran’ın sözleri tepki çekse de içinde bir gerçeklik barındırıyor maalesef! Aynen şunları söyledi:

“İnsanlar bir araya geldiklerinde ‘ah nerede o eski öğretmenler’ derler. Şimdi o eski öğretmenlerin nerede olduklarını arayıp bulmak lazım. Yeni nesil öğretmenlerimiz neden aynı şeyi başaramıyor?”

Eskiye dair yapılan benzetmelerin çoğu haklıdır bana göre…

Dünya değişiyor ve ülkemizde bu değişimden nasibini alıyor çok hızlı bir şekilde.

Bundan 20 yıl önceki öğretmenler yoktur fakat bundan 20 yıl önceki öğrenciler de yoktur.

Burada tek taraflı bir suçlu arama girişimi yanlıştır.

O öğretmenleri yetiştiren kimler?

Bu yeni nesil öğretmenler Londra’da mı eğitim alıyor?

Bu ülkenin okullarından çıkıyorlar.

Vali Yardımcısı Abdulkadir Duran’ın yaptığı bu açıklama Milli Eğitim sistemimizin ne halde olduğunu gösteren bir itiraf niteliğindedir.

Başka söze gerek var mı?