Teknolojinin gelişmesi, internetten alışverişin yaygınlaşması ve hazır giyim sektörünün büyümesi, geleneksel el sanatlarını ve ipekçiliği olumsuz etkilemeye devam ediyor. Malatya'da mesleğe 1985 yılında başlayan ve 40 yıldır ipek, keten gibi kaliteli kumaşları işleyerek elbiseler tasarlayan Ayşe Pektaş, sektörün geçmişten günümüze yaşadığı dönüşümü ve karşılaştığı sorunları değerlendirdi.
"2000'li Yıllara Kadar Sanata Saygı Vardı"
Mesleğe başladığı ilk yıllarda kumaş kalitesine ve usta emeğine büyük saygı duyulduğunu belirten Ayşe Pektaş, “2000'li yıllardan sonra sektörde ciddi bir nitelik kaybı yaşandık. Günümüzde insanlar kalite konusunda yeterince bilinçli değiller, internetin yaygınlaşmasıyla birlikte herkes bu işi yapmaya çalışıyor ancak sanatsal derinliğin ve işçilik kalitesi kayboldu.”

"Ucuz Kumaşlar Alerji Yapıyor"
Piyasada ucuz ve kalitesiz kumaşlara talebin daha fazla olduğunu belirten Pektaş, “bu tür ürünlerin insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunuyor. Kaliteli saf ipek, brokar ve pamuklu kumaşlar yüksek maliyetleri nedeniyle arka planda kalıyor, ucuz kumaşlar ciltte alerjik reaksiyonlara sebep oluyor, bu nedenle dükkanda bu tarz ürünlere yer vermiyoruz. Kaliteli bir ipek dokunarak veya yakılarak kolayca anlaşılabiliyor, işimizi severek yapıp, tasarladığımız her ürünü önce kendimizin beğenmesi gerekiyor.” dedi.
"Depremde Bile Evimde Çalışmaya Devam Ettim"
Tüm zorluklara rağmen meslek aşkının kendisini hayatta tuttuğunu dile getiren Pektaş, deprem sürecinde dahi evinde dikiş dikmeye ve tasarımlar yapmaya devam ettiğini aktardı. İpekçilik ve geleneksel terziliğin gelecekte varlığını sürdürmekte zorlanacağını düşünen Pektaş, yine de son dönemde terziliğe karşı hafif bir hevesin yeniden başladığını gözlemlediğini sözlerine ekledi.




