Değersiz, işlevini yitirmiş ya da gereksiz eşyaları atamama, aşırı düzeyde biriktirme ve bu nesnelerle güçlü duygusal bağlar kurma sonucu ortaya çıkan istifçilik rahatsızlığının psikolojik nedenleri hakkında bilgi veren Uzman Klinik Psikolog Özün Altaş, Busabah Medya’ya değerlendirmelerde bulundu.
“Patolojik Seviyeye Gelmişse Muhakkak Destek Alınması Gerekiyor”
İstifçiliğin obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) içinde ele alınan bir konu olduğunu söyleyen Uzman Klinik Psikolog Özün Altaş,
“Burada bir takıntı söz konusu ve biz takıntıları OKB içerisinde değerlendiriyoruz. İstifçilik eğer patolojik seviyeye gelmişse muhakkak destek alınması gerekiyor. Ancak bazı kişilerde istifçilikten ziyade stoklama gibi bir durum söz konusu oluyor. Örneğin biz bir araştırma yapmıştık Doğu Anadolu Bölgesi'nde alışveriş bağımlılığının çok olduğu ortaya çıktı. Bu da artık her şeyin yatırım gibi görülmesinden de kaynaklı olabilir”
şeklinde konuştu.

“Gerekirse Süreci Psikiyatristle Birlikte Götürüyoruz”
İstifçiliğin pandemiden sonra artış gösterdiğini belirten Altaş,
“6 Şubat’ta yaşadığımız depremde bir nevi istifçiliğe zemin hazırladı diyebiliriz. Çünkü insanlar gıdaya ulaşmanın zorluğunu gördüler. Böyle bir durumda stokçuluk ortaya çıkıyor. İstifçilik, OKB dediğimiz duruma geldiyse biz tedavi öneriyoruz. Eğer kişi bir kola şişesini atmıyorsa, şampuan şişesini atmıyorsa bu durum istifçiliğin belirtilerindendir. Böyle bir durumda genelde Bilişsel Davranışçı Terapi yöntemleriyle çalışıyoruz. Gerekirse süreci psikiyatristle birlikte götürüyoruz ve kişilerin istiflenen eşyalardan yavaş yavaş kurtulmalarını sağlıyoruz. Bu rahatsızlığın erken fark edilip önlem alınması önem arz ediyor. Çünkü süreç çöp eve kadar gidebiliyor.”
İfadelerini kullandı.




