AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, Busabah Medya’ya özel açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek ile bir araya geldiğini belirten Babacan, deprem davalarına ilişkin değerlendirmeler yaptı.

DEPREM DAVALARI SAHADA İŞLERİ TIKIYOR
Deprem davalarının sahada ciddi sorunlar yarattığını ve bürokratların imza atmaktan çekindiğini ifade eden Babacan,
“Deprem davaları meselesi çok önemli. Çünkü sahada gerçekten ciddi zararlar oluşuyor. Daha önceki yönetmeliklere uygun olarak yapılan yapıların bugün davalara konu edilmesi ayrı bir mağduriyet yaratıyor. Bu durum, bürokratların imar konularında imza atmaktan çekinmesine neden oluyor. Dolayısıyla şehirde işler ilerlemiyor, süreç adeta tıkanıyor. İmarla ilgili konularda bürokratlar çekimser davranıyor”
ifadelerini kaydetti.

“ESKİ VE YENİ YÖNETMELİKLER ARASINDA NETLİK OLMALI”
Eski ve yeni yönetmelikler arasındaki farklılıkların netleştirilmesi gerektiğini ve sorumlulukların belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Babacan,
“Bu nedenle, bu hususla ilgili kapsamlı ve doğru bir düzenleme yapılması gerektiğini ifade ettik. 1999 deprem yönetmeliğine göre yapılan binalar hangileri, sonraki yönetmeliklere göre yapılanlar hangileri, hangileri usule aykırı yapılmış ve bu süreçlerde kimler sorumlu olmuş; bunların net bir şekilde ortaya konulması gerekiyor. Çünkü ciddi bir sorun var: Örneğin, bir bina 1999 yönetmeliğine göre 2005 yılında yapılmışsa, bugün bunu 2023 şartlarına göre değerlendirdiğimizde bürokratlar sorumluluk almaktan çekiniyor ve hiçbir şeye imza atmıyor. Bu da şehirdeki ilerlemeyi tamamen durduruyor”
şeklinde konuştu.

“FARKLI MAHKEME KARARLARI BELİRSİZLİK OLUŞTURUYOR”
Babacan, hakimler arasında çıkan farklı kararların şehri tıkadığını ve davaların uzun sürdüğünü dile getirerek şu ifadeleri kullandı:
Dolayısıyla bu konunun netleştirilmesi, ayrıştırılması ve sağlam bir hukuki çerçeveye kavuşturulması gerektiğini dile getirdik. Çünkü hakimler arasında da farklı kararlar çıkabiliyor. Örneğin Adıyaman’da bir hakim farklı bir karar verirken, Malatya’da başka bir hakim farklı bir karar verebiliyor. Bu da ciddi bir belirsizlik ve sorun oluşturuyor. Davaların bir kısmının çok uzun sürdüğünü, bazılarının ise gereksiz şekilde sürüncemede bırakıldığını görüyoruz. Bu durum da şehri başka bir açıdan tıkıyor. Bu nedenle davaların hızlandırılması gerektiğini de talep ettik. Sayın Bakan da bu sürecin hızlandırılacağını.”
“DEPREM DAVALARI ADALETSİZLİK DUYGUSU OLUŞTURUYOR”
Babacan, deprem davalarının adaletsizlik duygusu yarattığını ve Bakan Gürlek’in konunun farkında olduğunu belirterek,
“Sonuç olarak, deprem davaları meselesi son 2-3 yıldır sahada iş yapılmasını engelleyen, aynı zamanda adaletsizlik duygusu oluşturan önemli bir konu. Sayın Bakan’ın bu konunun farkında olduğunu gördük. Zaten daha önce bakan yardımcısı olduğu dönemde de bu şikayetleri kendisine iletmiştik ve meseleyi yakından biliyor. Deprem bölgesinin durumuna hakim. Malatya özelinde de deprem davalarının hem süre hem de hukuki normlar açısından adalete uygun şekilde yeniden düzenlenmesini talep ettik. Bu konuyu detaylı bir şekilde ele aldık. Sayın Bakan da konunun ciddiyetinin farkında olduğunu belirterek, en kısa sürede gerekli düzenlemelerin yapılacağını ifade etti. Bu da oldukça olumlu bir gelişme oldu”
diye sözlerini noktaladı.




