Geçen hafta Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sayın Oktay Taş’ın okumasını istediğim bir yazı yazmıştım. Sorular sormuştum o yazımda… Sağ olsun telefonla beni aradı ve sorduğum soruları ve yaşanılan sıkıntı ile ilgilendiğini söyledi. Hatta beraber Sevgi Evleri’ne gitmeyi teklif etmişti. Bizde o teklifi kırmayıp, İmtiyaz Sahibimiz Gonca Karaduman ve Yazı İşleri Müdürümüz Büşra Ünal ile birlikte önce İl Müdürlüğe sonra Sayın Oktay Taş ile beraber Sevgi Evleri’ne gittik. Yaklaşık üç saat zaman geçirdik çocuklarla. Açıkçası ön yargılarım vardı. Ama orada çalışanları görünce, sistemi gözlemleyince ve ortamın en az evlerimiz kadar temiz ve düzenli olduğunu görünce bütün ön yargılarım kayboldu. Sayın Oktay Taş gibi yöneticilere ihtiyacımız var. Genç, dinamik, koltuğunda oturmayan ve sorumluluğunun farkında olan bir yönetici profili karşısında gururlandım.

SORU: Önce Sevgi Evleri’nden başlayalım; Malatya’da kaç Sevgi Evi var ve toplam kaç çocuk kalıyor? Ayrıca kaç çalışan hizmet veriyor?

OKTAY TAŞ: Malatya’da iki Sevgi Evimiz var. Yeni ismi ile Çocuk Evleri Sitesi diye değiştirildi. MİAD Sevgi Evlerimiz 0-12 karma ve 13 yaş üzeri kız çocuklarımızın kaldığı evlerdir. Sabancı Kültür Sitesi’nin arkasındaki Sevgi Evimizde de 13-18 yaş arası erkek çocuklarımız var. Şu an bulunduğumuz MİAD Sevgi Evlerimiz 2008 yılında Malatya İş Adamları Derneği’ne üye iş adamlarımızın katkılarıyla yapılmış bir kampüsümüzdür.Toplam 16 ev bir idari bina bulunmaktadır. Bugün itibari ile 99 çocuğumuz koruma ve bakım altında… Bir kuruluş müdürümüz var üç müdür yardımcısı arkadaşımız var. İdari binada büro personel arkadaşlarımız var. Bir sosyal hizmet uzmanımız iki çocuk gelişim uzmanımız bir psikoloğumuz ayrıca hizmet vermektedir. Ayrıca her evden sorumlu öğretmen arkadaşımız ve ev sorumlu arkadaşımız var. Evlerde ayrıca 24 saat esasına göre bakım personelimiz var. Ayrıca evlerde temizlik personelimiz var.

SORU: Gönüllülük olayına gelmek istiyorum. Genel hatlarıyla “gönüllülük” ne demektir.

OKTAY TAŞ: Gönüllü Aile, Koruyucu Aile ve Evlat Edinme diye üçe ayrılıyor hizmet türleri. Biz maddi olarak veya fiziki olarak devletimizin tanıdığı imkanlarla çocukların her türlü hizmetini karşılıyoruz. Ama eksik kaldığımız yön ailenin sağladığı şefkat, sevgi ailenin yerini dolduramıyor. Tam da bu noktada duyarlı sorumlu vatandaşlarımza yöneliyoruz. Onların desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Bu kapsamda Gönüllü Aile’den başlayalım:

Gönüllü Aile’den kastımız, çocuk burada kurum bakımına devam ediyor, rutin hayatını sürdürüyor. Gönüllü olarak çalışmasını kabul ettiğimiz karar verdiğimiz ailemiz haftanın belli günlerinde buradaki kuruluş idaresiyle belirlenen gün saat içerisinde çocuğu zaman zaman kurum dışında zaman geçirtiyor. Çocukla ilgileniyor. Bu uzun soluklu bir hizmet modelidir.

Bunun bir diğer ayağı Koruyucu Aile hizmetidir. Gelen vatandaşlarımızdan talebimiz, herkesin kendisine göre çalışma hayatı var ama gönüllü çalışmada talebimiz az da olsa sürekli aynı periyotlarda gelmesidir. Bu haftada bir olur, iki haftada bir olabilir. Çünkü belli bir takvime bağlanmadığı zaman çocuk etkilenebiliyor ve beklenti içerisine giriyor. Her seferinde başka aileler değil ama aynı kişilerin belli bir takvimle sürekli gelmesini istiyoruz. Bu süreyi tabii ki aileler belirliyor.

SORU: Şimdi bu süreleri kabul eden “gönüllüler” ilk önce nereye başvuruyor?

OKTAY TAŞ: İlk önce Sevgi Evlerine de başvurabilirler, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğümüze de başvurabilirler. Bizim her hangi bir kuruluşumuza başvurmaları halinde bu süreç ile bilgilendirilip ilgili yere yönlendiriyoruz. Başvurularda tabii ki bazı şartlar arıyoruz. Çünkü çocuk teslim ediyoruz. Bu inceleme sonucu bir rapor hazırlanıyor ve bu rapor onaya bağlanıyor. Onaya bağlandıktan sonra süreç hemen başlıyor.

SORU: Bu başvuru-onay süreci kaç gün sürüyor?

OKTAY TAŞ: Çok zamana yayılan bir süreç değil ama istenilen evrakların bize ulaşmasından sonra genel hatlarıyla ay içerisinde sonuçlanıyor.

SORU: Şu anda kaç “gönüllü” var?

OKTAY TAŞ: 2015 yılı içerisinde 55 gönüllü çalışmaya yönelik kurum ve kuruluşlarla faaliyet ve etkinlikler gerçekleşmiştir. 2016’da ise, İnönü Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Grubu, İHH, Malatya Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Gönüllü Kadınlar Grubu, Hayal Ortakları Derneği, Yüreğinden Güç Alanlar Projesi Kapsamında Hanımeli Derneği olmak üzere 65 “gönüllü” ile çalışmaktayız. Bireysel olarak İnönü üniversitesi Tıp Fakültesi Öğrencilerinden H. KOCAMAZ, S. ALTINIŞIK ve S. AKBİYİK her hafta düzenli olarak Sevgi Çiçekleri Evinde gönüllü çalışmalarına devam etmektedir. Ayrıca, ilimiz TİGEM ile yapılan protokol çerçevesinde Sultansuyu Harasına çocuklar dönüşümlü olarak at binme ve rehabilitasyona yönelik faaliyetler devam etmektedir. İnönü Üniversitesi Hemşirelik Bölümü Öğrencileri Psikiyatrı Dersine yönelik çalışmalarını 2015 yılı içerinde 55 kişi dönüşümlü olarak tamamlamıştır. Ayrıca 2016 yılı Ocak-Mayıs Ayları döneminde 28 gönüllü çalışma ve ziyaretler gerçekleştirilmiştir.

SORU: Çok hassas bir konumdasınız diğer müdürlüklere nazaran sanki daha hassas bir durum var ortada. Bu noktada gece yatarken “Çocuklar nasıl, iyi mi, uyudular mı?” gibi sorular kafanızdan geçiyor mu? Çünkü farklı bir sorumluluk içerisindesiniz…

OKTAY TAŞ: Burada sorumluluk sahibi her arkadaşım bu kaygıları yaşıyordur. Ben 12 yıldır bu kurumdayım ve 12 yıldır aklıma gelmeyen gece yoktur. Sadece çocuk boyutu değil, ihtiyaç sahibi yaşlılarımız da var. Başka kurumlarda yapılan bir hatayı telafi etme şansınız olabilir ama bizim yaptığımız hatanın telafisi yoktur. Bir gün olsun telefonumu kapatmış değilim. 24 saat esassına göre çalışıyorum ve böyle bir lüksümüz yok.

SORU: Şunu sormam lazım; Standartların üzerinde bir yerdeyiz. Gerçekten Sevgi Evleri, evlerimizden daha güzel ve daha ferah bir ortam… Geziyoruz sabahtan beri, bunu görmemek olmaz. Peki bu güzel yerde çalışanların maddi durumları nasıl?

OKTAY TAŞ: Şöyle, kamuda çalışan çalışanlarla aynı haklara sahipler ama sadece hizmet alma kapsamında çalışan personellerimiz kamudaki diğer kurumlara göre daha fazla maaş alabiliyorlar. Mesela bakım personelimiz, güvenlikçimiz gibi… Yeni yasa ile artık bu tür personelimiz daimi statüye de alındı. Her anlamda milat bana göre 2005’dir. Bir toparlanma sürecine gidildi, hızlı bir şekilde iyileştirildi. Malatya bu açıdan şanslı illerimizdendir. Bu dönüşümü en hızlı yapan illerimizdendir.

SORU: Tam bu noktada 2005’deki ilimizde yaşayan o malum olaydan sonra bir travma vardı. Bizler acaba böyle bir olay yaşayacak mı korkusuyla bakıyorduk. Sanıyorum bundan da kaynaklı çok daha titiz çok daha dikkatli bir durum var kurumunuzda.

OKTAY TAŞ: Tabii ki çalışanlarda da o olayın bıraktığı bir iz var. Sistem o günden sonra baştan sona yenilendi. Eskiden 120 çocuğun kaldığı yerde bir ya da iki kişi bakıyordu. Şimdi mesela bu evin içerisinde dokuz çocuğumuz var ve gün içerisinde üç-dört kişi var. Gece de bir veya iki kişi kalıyor bu evde. Güvenlik kameralardan tutun da otokontrol sistemimize varıncaya kadar bir ciddiyet var. Müdür yardımcılarımız dönüşümlü olarak hafta sonu mesaiye kalıyor. Bakım personelimizin eğitim süreçleri çok değişti.

GÖNÜLLÜ NASIL OLUNUR?

Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlükleri, İlçe Müdürlükleri ve bağlı kuruluş Müdürlüklerinde hizmet vermek isteyen gönüllü kişiler ve sivil toplum kuruluşları çalışmanın yapılacağı Müdürlüğe dilekçe ile başvururlar. Gönüllülerden;

a - T.C.Kimlik Numarası

b - Adli sicil kaydının bulunmadığına dair yazılı beyan (Kurum tarafından sonradan doğruluğu teyit edilir)

c - Sağlık Raporu

d - Gönüllü başvuru formu doldurmaları,

istenir.

Bu form ve belgeler çalışmanın yapılacağı Müdürlük tarafından değerlendirilir ve gönüllü kabulü buna göre yapılır.

Gönüllü çalışma yapması uygun görülen kişiler için müdürlük tarafından “kimlik kartı” verilir.

Gönüllülerle işbirliği esasları “İl ve İlçe Sosyal Hizmet Müdürlükleri ile Bağlı Sosyal Hizmet Kuruluş Müdürlüklerinde Gönüllü Olarak Çalışma Esasları" hakkında yönerge ile belirlenmiştir.

NOT: Sevgi Evleri’nde gezerken çok sokağın olduğunu ve Malatya’daki çoğu sokaktan daha temiz ve bakımlı olduğunu görünce Oktay Bey’e, “Niye sokaklara isim koymadınız?” dedim. Hiç düşünmedik, dedi ama düşünülebilir, diye devam etti. Bende, eğer bir gün isim koyarsanız “BUSABAH gazetesi sokağı” nı unutmayın diye latife yaptım. Buradan ricada bulunuyorum; çok sevinirdik Sayın Müdürüm…