Malatya Turgut Özal Üniversitesi Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Ketboğa, “Serbest Bölgelerin Uluslararası Ticaretteki Yeri ve Bölgesel Kalkınmaya Katkısı: Malatya İçin Bir Fırsat Analizi” başlıklı akademik çalışmasıyla kentin makroekonomik geleceğini şekillendirecek stratejik bir yol haritası sundu.
Malatya Tüm Elverişli Nitelikleri Fazlasıyla Taşıyor
Türkiye’de serbest bölgelerin uzun yıllardır yatırım, ihracat ve üretim kapasitesini artırmada en etkili politika araçlarından biri olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Metin Ketboğa, Malatya’nın demografik yapısı, sanayi gücü, tarım-gıda işleme kapasitesi, dış ticaret verileri ve lojistik altyapısını masaya yatırdı. Elde edilen bulgular, Malatya’nın bir serbest bölge kurulması için tüm elverişli nitelikleri fazlasıyla taşıdığını ve bu adımın kent için artık bir lüks değil, zorunlu bir kalkınma hamlesi olduğunu ortaya koydu.
Kayısıda Milyar Dolarlık Kayıp
Dünya kuru kayısı üretiminin lideri olan ve küresel kayısı ihracatının tek başına yüzde 48’ini karşılayan Malatya, tarım temelli ihracatta Türkiye’nin en stratejik illerinin başında geliyor. Ancak Doç. Dr. Metin Ketboğa, bu devasa potansiyele rağmen kentin hak ettiği geliri tam anlamıyla elde edemediğini somut bir problemle gözler önüne seriyor:
"Kayısının işlenmesi, paketlenmesi ve lojistik süreçlerinin belirli bir kısmı hâlen Malatya dışında yapılıyor. Bu durum, ilin bu stratejik üründen elde ettiği katma değeri ciddi oranda sınırlandırmaktadır. Malatya’da kurulacak bir serbest bölge, tüm bu süreçlerin kent sınırları içinde, entegre bir biçimde yürütülmesini sağlayacaktır. Bu da hem doğrudan gelir artışı, hem küresel marka değeri hem de ürün çeşitliliği açısından Malatya’da tarihi bir sıçrama yaratacaktır."
Firmalar Maliyet Yüzünden Mısır’a Kaçıyor!
Makalede yer alan ve sanayi çevrelerinde ses getirecek en dikkat çekici tespitlerden biri de tekstil sektörüne yönelik oldu. Tekstilin, son 30 yılda iplikten konfeksiyona uzanan geniş zinciriyle Malatya’nın en güçlü sanayi kolu ve en büyük istihdam deposu olduğunu belirten Ketboğa, sektörün son dönemde ağır bir küresel baskı altında olduğunu ifade etti.
Artan üretim maliyetleri, yükselen enerji fiyatları ve uluslararası rekabetin yerel üreticiyi zorladığını vurgulayan Doç. Dr. Ketboğa, acı bir gerçeğe parmak bastı:
"Maliyet baskıları sebebiyle son dönemde bazı büyük tekstil firmalarının Malatya’yı terk ederek üretim üslerini Mısır’a kaydırdığı görülmektedir."
Ketboğa, bu kaçışı durdurmanın yegane yolunun serbest bölge olduğunu belirterek,
"Serbest bölge; sunacağı vergi teşvikleri, daha düşük üretim maliyetleri, bürokrasiden arındırılmış hızlı ihracat süreçleri ve uluslararası tedarik zinciri entegrasyonu sayesinde tekstil sektörünü yeniden güçlü bir büyüme eksenine taşıyacak tek çıkış yoludur"
dedi.
Sadece Kayısı ve Tekstil Değil: Yeni Sektörler Doğacak
Doç. Dr. Metin Ketboğa’nın analizine göre, Malatya Serbest Bölgesi sadece mevcut sektörleri korumakla kalmayacak, kente yeni nesil yatırımların da kapısını aralayacak. Kurulacak bölge sayesinde yüksek katma değerli üretimin teşvik edileceğini öngören Ketboğa, öne çıkacak stratejik alanları şu şekilde sıraladı:
Gıda İşleme ve İleri Tarım Teknolojileri: Hammadde odaklı üretimden, yüksek gelir getiren işlenmiş paketli ürün sanayisine geçiş.
Soğuk Zincir Lojistiği ve Tarımsal Depolama: Bölgenin tarım ürünlerini küresel pazarlara taze ve kayıpsız ulaştıracak dev altyapı.
Yenilenebilir Enerji Teknolojileri: Yeşil mutabakat süreçlerine uyumlu, yüksek teknolojili enerji ekipmanları üretimi.
"Riskler Var Ancak Formülümüz Hazır"
Dünyadaki serbest bölge uygulamalarının her zaman mutlak başarı getiremeyebileceğini, doğru planlanmadığı takdirde bazı riskler barındırdığını da dürüstçe aktaran Ketboğa; altyapı yetersizliği, nitelikli işgücü açığı, küresel ticaret dalgalanmaları ve bölgenin yerel ekonomiyle kopuk bir "ada" gibi kalması risklerine karşı şu çözüm önerilerini sundu:
Güçlü OSB-Serbest Bölge Entegrasyonu: Mevcut Organize Sanayi Bölgeleri ile serbest bölgenin fiziki ve lojistik olarak birbirini beslemesi.
Tek Durak Yatırımcı Modeli: Yatırımcıların bürokratik engellere takılmadan tüm işlemlerini tek bir merkezden hızla halledebilmesi.
Üniversite-Sanayi İş Birliği: Malatya Turgut Özal Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi bünyesindeki akademik gücün, sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü eğitim programlarıyla sahaya indirilmesi.
"Malatya'nın Geleceğini Şekillendirecek En Kritik Ekonomik Atılım"
Malatya'nın sahip olduğu genç ve dinamik nüfus, stratejik coğrafi konum, gelişmiş lojistik avantajlar ve özellikle deprem felaketinin ardından kentin acil ihtiyaç duyduğu "ekonomik yeniden yapılanma" süreci bir arada düşünüldüğünde, serbest bölge projesi Malatya için "yüksek getirili ve düşük riskli" bir sürdürülebilir kalkınma modeline dönüşüyor.
Bu tarihi fırsatın doğru yönetilmesi hâlinde Malatya’nın sadece Türkiye’nin değil, tüm bölgenin gıda, tekstil ve lojistik eksenli en büyük üretim merkezlerinden biri olacağını belirten Doç. Dr. Metin Ketboğa, çalışmasını şu vizyoner çağrıyla tamamladı:
"Serbest bölge; Malatya’nın üretim kapasitesini artıran, ihracat gelirini yükselten ve istihdamı genişleten sıradan bir ekonomi politikası değildir. Kentin küresel değer zincirlerine entegrasyonunu sağlayacak, makûs talihini değiştirecek ve Malatya’nın geleceğini şekillendirecek en kritik, en stratejik ekonomik atılımdır."





