Geçen gün Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır açıkladı: “Borcumuz 400 değil, 250 milyon TL.”
Hem de öyle bir halet-i ruhiye ile açıkladı ki… Sanki büyük bir yanlış, bir o kadar büyük bir doğruyla düzeltiliyormuş, gerçekler gün yüzüne çıkarılıyormuş havası vardı buram buram.
Başkan Çakır için kaleme aldığım her yazıda söyledim, gene söylüyorum: Özünde çok iyi bir insan. Niyeti halis. Ama ne yazık ki kötü bir yönetici!
Bu gereksiz detayı şundan dolayı yaptım: Başkan’ın sağında -solunda dolaşan ve alınan sakat kararların birçoğunun müsebbibi olan “yancı”ların şirinlik yapıp, “Başkan’ım, bunlar size hasmane duygular besliyorlar, o yüzden bu tür şeyleri yazıyorlar” söylemlerinin önünü az da olsa almak!
Neyse, biz esas konumuza dönelim… Önceki yazımda Belediye’nin nasıl bu kadar borca girip, kepenkleri indirecek duruma geldiğini bir-iki örneklemeyle kendi meşrebimce anlatmaya çalışmıştım.
İşte benim o yazımı destekler bir açıklama da İnşaat Mühendisleri Odası Başkan Yardımcısı ve İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi Vehbi Aluçlu’dan geldi.
Aluç’lu, Çevreyolu alt geçidinin üzerine yapılan ve bugüne kadar hala kimsenin ne olduğuna anlam veremediği membran sisteminin, ne kadar büyük bir meblağla yapıldığını açıkladı.
Yazık, günah! Kim, ne için bu kadar saçma sapan şeylere milletin paralarını harcıyor? Gerçekten insanın içi yanıyor.
2 yıldır dikilmeye çalışılan o demir yığınına ne kadar harcanmış tahmin edin?
Tam 1.3 milyon TL!
Eski parayla 1 trilyon 3 yüz milyar… Bana verseler 3 günde sayamam her halde bu parayı.
Ve daha da önemlisi ne biliyor musunuz?
Bu sistem tamamen kara düzen, olası bir deprem ya da doğal afet düşünülmeden yapılmış!
Bunu ben söylemiyorum, bu memleketin okumuş, tahsilli mühendisi söylüyor.
İşte Aluçlu’nun açıklaması: Eğer Karayolları Genel Müdürlüğü bu yapılan işleme karşı çıktıysa, mutlaka statik incelemesini yapmış ve tehlikeyi tespit etmiştir. Bu nedenle Karayollarının uyarısı dikkate alınmalıdır. Olası bir depremde bu kirişlerin kırılarak alt geçidi kullanan araçların üzerine düşmesi, can ve mal kaybına yol açacağı ifade ediliyor. Projeye harcanan 1.3 milyon TL de korkunç bir rakam.
Başkan Ahmet Çakır, bazen bazı konularda gereksiz inatlaşmalar yapıyor… Bu konuyla ilgili en başından Karayolları dinlenseydi ne olurdu sanki!
Ama yok, yancı başları rahatsız olur!
Eminim başkanı, “biz aslında doğruyu yapıyoruz, onlar bizi yanlış yönlendiriyor” deyip, kanına girerek kandırıyordur bu memleketten çok kendi koltuğunu düşünen yancılar.
Onun içindir ki Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır aslında geçen hafta Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin borcunu değil, iflasını açıkladı!
PORGALI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ…
İş adamı Hulusi Porgalı’ın geçen hafta sonu BUSABAH Gazetesinde röportajı yayınlandı… Bilmiyorum okuyabildiniz mi ama adam o kadar önemli noktalara değinmiş ki, bence Malatya’da futbolla uğraşan herkesin röportajın olduğu o sayfayı alıp, evinin başköşesine asması lazım.
Sayın Porgalı’yı Malatya’da herkes tanır – bilir… Çünkü adam “Malatya” adının geçtiği her yerde bulunur, boy gösterir… Bazen siyaset arenasında, bazen futbol, bazen sanat, bazen de yardım gecelerinde boy gösterir Hulusi Porgalı.
E hal böyle olunca, birileri de doğal olarak rahatsız oluyor bazen…
Siyasetçisi, sivil toplum kuruluşu lideri, hatta hatta futbol kulübü yöneticileri bile Porgalı ismine tahammül edemez oluyor, yılın 12 ayının yarısında…
Ondan sonra çıkıp “bu adam da her yere oynuyor kardeşim” söylemini yayarak, adamı küstürmeye, sindirmeye çalışıyorlar.
Aslında bilmezler ki Hulusi Porgalı ve onun gibiler bu memleketin sigortasıdır her daim… Bilmezler ki, yarın bir gün memlekette olağan üsttü bir durum söz konusu olduğunda ilk koşacak kişi, Porgalı ve onun gibi düşünenler.
O yüzden, Porgalı ve onun gibileri koruma altına almamız gerek aslında.
Gelelim BUSABAH’taki açıklamalarına…
BUSABAH Gazetesi Spor Müdürü Fatih Avcı’nın, “Kimseye kırgınlığınız oldu mu takımı size vermediler diye?” yönündeki sorusuna şu anlamlı cevabı veriyor Hulusi Porgalı…
Neden olsun ki. Ben o dönem kulüp boşta kalıp, art niyetli insanların eline düşmesin diye böyle bir karar almıştım. Farklı bir oluşum vardı ve bazı gerekçelerle belediyemiz kulübü onlara verdi. Bunu anlayışla karşıladım. Benim için isimler önemli olmadı hiçbir zaman. Malatyaspor bugün liderse ben bu arkadaşlarımızı alkışlarım. Olaya şehrimizin menfaatleri açısından baktığım için kimseye bir kırgınlığım yok, zaten olamazda.
Var mı fazla söze hacet?
Adam bir ara adının yıpratılmaya çalışıldığı konuya ne kadar pozitif, ne kadar akılcı yaklaşıyor…
Diyor ki, “Ben o dönem kulüp boşta kalıp, art niyetli insanların eline düşmesin diye böyle bir karar almıştım.”
Hani yeni Malatyaspor’a cebinden bütçe ayırıp talip olmuştu ya, İşte mevzu o… Verdiği cevap da bu!
Az önce yukarıda yazdığım “memleketin sigortası” yakıştırmasını ne kadar hak ettiğini anladınız şimdi değil mi?
Ve röportajın sonunda şu öldürücü cümleyle futbol camiamız içerisinde yöneticilik yapmış herkese unutulmaz bir mesaj veriyor Porgalı: Malatyaspor bugün liderse, ben bu arkadaşlarımızı alkışlarım. Olaya şehrimizin menfaatleri açısından bakarım.
Gelin Hulusi Porgalı ve onun gibileri sadece sıkıştığımızda değil, her zaman hatırlayalım… Ve yıpratarak değil, onore ederek gündeme getirelim.