Dün SONSÖZ gazetesinden Ali Aydoğan “Koltuk Kazanmakla Olmaz” başlıklı bir yazı yazdı.
Sizi uğraştırmayayım, yazıyı aynen ve anlatım bozukluklarına karışmadan buradan paylaşıyorum.
Önce bu çok önemli yazıyı(!) okuyun sonra yorumumu yazacağım.
***
“Buyurun.TSO seçimleri yapıldı.
H. H. Erkoç az bir oy ile kaybetti.Makam el değiştirdi.Erkoç şimdi rahat.
Büyük bir yük omuzlarından kalktı.Düşünecek bir şeyi yok.Şimdi düşünme zamanı O. Ata Sadıkoğlu'nda.Hayırlı olsun.Bakalım, koltuk kazanmak...Makam kazanmak nasılmış...
Göreceğiz.Yok öyle oyları alıp yan gelip yatmak.Neden aday olduğunuzu herkes biliyor...
Yani taşın altına elini koydunuz.Bir sürü şey söylediniz seçim sonrası.
Şimdi sahadasınız.Göreceğiz.Birkaç grup destek verdi.Kimlerin...
Hangi önde gelen camianın desteğini aldıklarını ticaret erbabı biliyor.
Ağırbaşlar kaybetti.Bu kaybetmenin...Erkoç ve ekibinin kaybetmesinin etkileri acaba gelecek yıl yapılacak seçimleri etkiler mi?Ne alâka demeyin.
Çok alâka!Benden söylemesi.Gelelim esas meseleye.Eğer Sadıkoğlu halkçı olarak geldiği yerin hakkını veremezse....Malatya sanayiine bir artısı olmaz...
Bir çivi çakamaz...Türkiye’nin süratle ve hızla büyümesi yanında bundan büyük bir pay kapmaz...
Güçlü yatırımları...Yabancı yatırımcıları Malatya'ya getiremez...
İhracatı artıramaz...Irak ve Suriye'ye ihracat yapacak olan bazı şirketlerin Malatya OSB de yatırıma…
Fabrika kurmaya gelecek olan...Gelmek isteyen...
Ve hatta gelen...Ve hatta gelerek OSB yetkili ve ilgililerle görüşen iş adamlarına zorluk çıkarmak yerine yardımcı olunacak mı?
Bu iş adamlarına kolaylık sağlanacak mı?Bunlar önemli.
Erkoç kaybetmedi.Kaybettirildi.Kimlerin etkisi olduğu belli.
Sadece Erkoç mu kaybetti?Siz öyle mi sanıyorsunuz?
Yanılıyorsunuz.Ağır abiler şimdi arayarak “geçmiş olsun” mu dediklerini sanıyorsunuz?
Etki tepkiyi tetikler.Bekleyin görün.Eğer bu yeni ekip OSB'ye bir canlılık getiremezse...
Kendimiz çalar kendimiz oynar isek o zaman şahısları değiştirmenin ne manası olur?
Demem o ki Malatya bu değişim ile bir sıçrama yapamaz ise...Bir çıta yükseltmeye gidemez ise hem Malatya...Hem Malatya esnafı ve ticaret erbabı...
Hem Malatya siyaseti...Hem Malatya OSB kaybeder.Seçimler, koltuk kazanmakla olmaz.
OSB ye her gün veya her hafta veya her ay kaç tır hammadde getiriyor?
Getirecek...Kaç tır dolusu ürün üretip MOSB’den çıkacak?Önemli olan bu.Ben buna bakarım.Ticaretin tabiî ki siyaseti olur amma paranın dini, imanı olmaz!Malatya siyaseti bu seçimlerde nerede durdu?Anlayan beri gelsin.Yalnız bir kez daha diyeyim ki, bu seçimler gelecek yıl yapılacak olan seçimleri derinden etkileyecektir.Bekleyin, göreceksiniz.”
***
İnanın akıl tutulması yaşıyorum.
Ben hayatımda bu kadar tutarsız ve anlamsız bir yazı okumamıştım.
Bir adayın kaybetmesi sunucu bir köşe yazarın üzülmesine bi şey diyemem.
Ama bir adayın seçimi kazandıktan sonra daha o koltuğa oturmadan sanki “eski” başkan döneminde ihracat rekorları kırılmış ve OSB’lerimizin durumu fevkaladeymiş havası yaratıp yeni başkana aba altından sopa gösterme girişimi bana çok komik geliyor.
Mevcut yapıya bir gün olsun bir laf edemeyenlerin ve o kadar “belden aşağı” olay olmasına rağmen kalem oynatmayanların seçim sonucunu gördükten sonra “bozuk bir Türkçe” ile yazı döşenmesine ben makale demiyorum.
Demeyeceğim de!
Kimse kusura bakmasın.
KAYISIDA DON RİSKİ VARMIŞ!
Dün akşam don riski vardı.
Ne oldu bilmiyorum.
Ama bu tür haberleri okuyunca kendimi taş devrinde hissediyorum.
Çünkü don da olsa başka bir şey de olsa çiftçinin bir önlemi yok.
Daha doğrusu elinde önlem alacak bir teknolojik aleti yok!
Meteoroloji uyarıyor, don riski var diye ama uyarıya nasıl cevap vereceğiz?
Gelişmiş ülkelerin bi sürü önlemi var.
Mesela bildiğim kaç yıl önce bir belgeselde izlediğim fan sistemi var.
İnsanlık teknolojide ne hale geldi ama bizler kayısı konusunda halen uyarı yapıyoruz.
Ama önlem yok!
Eğer halen bir önlemimiz yoksa bir gün önceden çiftçiyi niye tedirgin edelim ki…