Yeni Malatyaspor yönetimi Bayram Bektaş ile anlaşıp, 25 gün sonra yolları ayırdıktan sonra birisi çıkıp, ‘hiç boşuna yangın yapmayın bu takım ilk 4 haftada 10 puan toplar, lider olur’ deseydi, o kişinin bırakın futbol bilgisinden aklından şüphe ederdim.

Ama futbol o kadar güzel bir oyun ki; cumartesi birçok öngörüyü silip atan bir tablo yaşandı maçtan sonra. 10 puanla liderlik koltuğunda tek başına kalan Yeni Malatyaspor, maç içindeki onca gel- gitlerden de etkilenmedi.

RAKİP:

Gaziantep Büyükşehir Belediyespor bu ligdeki kalburüstü takımlardan bir tanesi. İsim isim bakıldığında bizden daha kaliteliler diyebilirim. Fakat futbolda ayaklar kadar yürekler de önemlidir. Bu ihtişamlı kadro böyle mi oynatılmalı, böyle mi mücadele etmeli tartışılır.

Ali Güneş’in sportif direktör olmasından sonra geçen yıllardaki hatasından kurtulan Gaziantep, daha dengeli bir takım kurmuş ama dengesini bulamamış. Yılların birikimi teknik direktör Ali Güneş sportif direktör olurken, sportif direktör Bülent Bölükbaşı hoca olmuş...

Muhammed Reis, Murat Ceylan, Rıza Efendioğlu, Yasin Palaz ve yazmama gerek var mı bilmiyorum ama Uche Kalu...

Böyle bir takıma karşı verdiğimiz pozisyonları çok da abartmamak lazım. Kojic’in kötü son vuruşları ve kaleci Hakan’ın açıları zamanında daraltması rakibi durdurmaya yetti.

BİZ:

Yeni Malatyaspor’un artık kemikleşen bir yapısı var. İster içeride ister dışarıda fark etmiyor. Topu rakibe verip, ‘siz gelin biz kalemizi savunalım’ anlayışı artık yerleşmiş.

Top kendisine geçtiğinde ise Azubuike hariç hücuma hızlı çıkan Pereira, Mba, Sedat, Diabala, Eren ve Amutu gibi oyuncular cezayı kesmek için oldukça yeterli işler yapıyor.

Pereira Samsun maçının en etkilisiyken bu maçın en etkisizine dönüşmüş. Eren iyi niyetli, her topta var ama hala santrafor gibi oynayamıyor, çünkü yeri değil. Sinan Özkan şimdilik bal yapmayan arı. Mba hala form tutmamış. Azubuike 1,5 yıl oldu iyi mi, kötü mü oyuncu hala çözemedim. Hücuma çıkarken el freni, takım savunmasında emniyet supabı!

DİALİBA VE AMUTU

Bu iki isim için ayrı başlık açtım. Çünkü oyunun kaderini değiştiren adamlar. Bir defa Dialiba genel oyunculuk özellikleri itibariyle çok aman aman bir siyahî oyuncu değil. Ama buna karşın en az usta bir forvet kadar golü koklayabiliyor. Ceza sahasına yaptığı koşular hep birinci sınıf. Attığı golde topla buluşma zamanlamasına (timing) bakın, nereden gelip, nereye vuruyor, kaliteli bir gol atıyor.

Bazı oyuncular için ‘ölüsü bile oynar’ denir. Amutu’da o tipten. Sadece rakip stoperlerin ortasında durup o bölgeyi karıştırması bile bizim için fırsat yaratıyor. Tam hazır olmadığı için ilk 11’de değil. Eğer bir aksilik olmazsa en geç Balıkesisrspor maçında onu forvette izlememiz gerektiğini düşünüyorum.

Amutu’nun attığı golü normal bir kenar oyuncusu ya da klasik yerli forvetler asla atamaz. Dialiba’nin pasını kontrolüyle rakibin tüm savunmasını oyundan düşürdü. Gol vuruşu da öyle ‘Allah ne verdiyse’ değil, tamamen hesap kitap edilmiş bir vuruştu.

SAVUNMA!

En iyi yönümüz savunma ama hem Samsun hem de Gaziantep maçında olmadık pozisyonlar verdik. 2 maçta da belki gol yemedik ama arkaya düşürülen toplar hiç hayra alamet değil. Sadık ve Yiğitcan bu ligin en iyi ve uyumlu stoperleri. Beklere mi alışamadılar ya da rakipler mi aşırı güçlendi bilemiyorum ama geçen yıl bu kadar pozisyon vermiyorduk.

LİDERLİK

Bundan daha güzel bir tablo olamazdı bizim için. Ligin zorlu takımlarından birini öyle ya da böyle net bir skorla yenip, lider olmak harika. Ama zirvede olmanın psikolojisi zor ve ağırdır. İrfan Hoca her ne kadar ‘etkilenmeyiz’ dese de ben hiç o kadar rahat değilim!

RAMAZAN KAHYA...

Bu gazetenin spor servisinden sorumlu olduğum için tüm köşe yazıları bir gün önceden önüme gelir. Bazen sevgili Adil Kınık’ın Ramazan Kahya ile ilgili sarf ettiği sözler için ‘acaba eleştiri dozunu aştık mı’ diyordum, vicdan yapıyordum.

AMA:

Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçında Ramazan Kahya’yı ve maç sonrası yaptıklarını görünce, Adil Abi’nin az bile yazdığını düşündüm.

Ey be Ramazan Kahya; yıllarca bu şehirde futbol oynadın, para kazandın, manşetlerimizi süsledin, daha geçen sene bu takımda forma giydin. Yeni Malatyaspor’lu oyuncuların üzerine yürürken hadi Caner’in, Sedat’ın, Sadık’ın hatırı yoktu, peki seni yıllarca ayakta alkışlayan taraftarı da mı düşünmedin hiç?

Bu armanın, şehrin, taraftarın hiç mi emeği yok üzerinde?

‘Olmadı Ramazan, yakışmadı’ diyeceğim ama aslında sana çok yakıştı yaptıkların...!