Dünyaya yayılmış yayılmacı ve sömürücü kuvvetlerin tarih boyunca uyguladıkları parçala, böl, yönet politikası güney komşumuz ırakta sakat bir halde uygulanmaya çalışılmaktadır ve haberlerde izlemişseniz bölge halkının mitinglerinde kürdistan bölgesel bayrağı ile İsrail bayrakları dalgalanmakta.

Oyun o kadar açık ki anlamamak ahmaklık olurdu fakat proje sakat. Neden mi? Çünkü Amerika, Almanya ve İsrail’in asırlık projelerinde Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den toprak alınmış. Büyük İsrail için büyük kürdistan hayali vardı.

Bu projenin Türkiye ayağı görünüşte aksadı. Ayağa kalkan ve dünyada ki yayılmacı zulmüne Osmanlı şamarı yapıştıran Türkiye, askeri alanda ordusunu güçlendirerek ve bölge halkına hizmet için yaklaşarak bu büyük oyuna dur demiştir ve kabul edin-etmeyin bu direncin settin adı Erdoğan’dır.

Faşist milliyetçiliği nifak tohumu gibi İslam toplumları arasına serpen ve yeşerdiğinde de Arap baharı diye isimlendirip böl-yönet politikasını hayata geçirmeye çalışan güçler tüm Ortadoğu ve İslam toplumları için barış ve huzur içinde yaşamasına olanak sağlayacak tek modelin Osmanlı modeli olduğunu biliyor ve engel olmaya çalışıyorlar.

Bunu Türk yönetimi ile diğer İslam devletleri de biliyor. Yani masadaki herkes her şeyi biliyor, geriye bilek gücü kalıyor. Peki, bundan sonra ne mi olacak? Söyleyeyim:

Sakat bir proje olan Irak’ta kürdistanın kurulması için refarandum yapılacak. Ertelense dahi refarandum söylentisi hep kulakları tırmalayacak. Türkiye bütün ağırlığıyla bu refaranduma engel olmaya çalışacak ama İslam devletlerinde yeterli desteği bulamayacağı kanısındayım çünkü bir zamanlar Osmanlı’dan onları kağıt üzerinde koparan ve yönetimlerini atayan İngiltere idi. Çoğu İslam devletlerinin başkanları İngiliz elçisi gibi çalışmakta.

Peki, Türkiye tamamen yalnız mı?

Tabi ki de değil.

Yayılmacı güçler İslam devletlerinde sarayları ele geçirse de halk hala samimi Müslüman ve inanın Türkiye’ye hayran.

Katar, Pakistan, Azerbaycan gibi devletler de bizden yana. 15 Temmuz’un halk hareketi tüm İslam devletlerinde dalga oluşturup İngiliz İsrail yanlısı liderlerini yutabilir. Bu anlık bir kararla bile olabilir.

İşin özeti, İngiliz İsrail elçisi konumundaki Arap liderler korkuyor. Almanya ile destekçisi Avrupa’da korkuyor. İsrail ise tek kale olarak gördüğü Türkiye’den çok korkuyor.

Saflar tutuluyor, bunu görmek çok kolay. Aon bir ayın haberlerine baktığınızda nerde bir mazlum var Türkiye orda, olması gereken yerde.

Osmanlı’dan aldığımız mirasla, tüm dünya mazlumlarına sahip çıkıyoruz. Bunu öyle ya da böyle yapacağız ve Anadolu öyle bir imanla yoğrulmuştur ki ne Yahudi’nin ne de vahşi batının nifak tohumları büyüyemez, büyütmeyiz.

Son olarak bir Kürt olarak söylüyorum; Irak’ta kurulmaya çalışılan Kürdistan, İsrail-İngiliz ortak devletidir.

Amaç ise İslam’ı bölmek, bir araya gelmesine engel olmaktır. Bizimle alakası yoktur, Kürtlerle alakası yoktur, tamamen İslam’a ve kültürüne açılan bir cephedir. Kuramazlar, kurdurmayacağız. Ne Irak’ta, ne İran’da, ne de Suriye’de…