Aslında son noktayı Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat koymuştu.
Seneye Kayısı Festivali’nin tekrar yapılacağını sorulan soru üzerine açıklamıştı.
Ama Malatya MHP Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu Kayısı Festivali ileilgili çok güzel bişey ortaya attı.
Açık açık yaklaşan yerel seçimlerde Kayısı Festivali’ni seçim beyannamesine koymayan başkan adaylarına oy vermeyin, dedi.
Son zamanlarda görmediğim düzeyde bir akılcı muhalefet yapıyor Fendoğlu.
Daha doğrusu yararlı muhalefet yapıyor.
AK Parti ile MHP’nin ittifak içinde olduğunu hatta yerel seçimlerde de aynı ittifakın olacağını artık biliyoruz.
Belki de MHP, Malatya Büyükşehir Belediyesi için aday göstermeyecektir son gelişmelerden sonra…
Ama Mehmet Celal Fendoğlu’nun yerel muhalefet konusundaittifaka rağmen tavrını çok “faydalı” buluyorum.
Bu saatten sonra Kayısı Festivali’nin her hangi bir gerekçeden sonra iptal edilmesi diye bir durum söz konusu olamaz.
Kayısı Festivali, Hacı Uğur Polat olsun veya olmasın seneye kesin yapılacaktır.
Bu kesinlik Fendoğlu sayesinde olmuştur.
“OKUL SERVİSLERİNE ZAM YAPMADIK”
Geçen hafta “Hani zam yoktu” yazımdan sonra Malatya Minibüsçüler ve Umum Servisçiler Odası Başkanı Mesut İnce beni aradı.
Ben kısaca o yazımda;
“Mesut İnce 15 gün önce ne demişti.
Dolara inat servis fiyatlarında bu yıl zam yapmayacağız, temalı uzun uzun bi açıklama yapmıştı.
Okullar açılınca öğrendik ki bazı yerlerde yüzde 20 bazı bölgelerde yüzde 30 bazı bölgelerde yüzde 50’ye varan zam yapılmış…”demiştim.
Mesut İnce de özetle telefonda şunu söyledi:
“Biz zam yapmadık. Mayıs ayında fiyat düzenlemesini istedik Temmuz ayında da fiyat düzenlemesi karara bağlandı. Ben iddia ediyorum ki krizden sonra zam yapmadık. Bizim fiyat düzenlemesinden sonra dolar krizi patlak verdi. Ben o açıklamamda kriz fırsatçılarına inat biz zam yapmayacağız. Vatan haini değiliz. Bizim fiyat düzenlemesi yaptığımızda yakıt 4 liraydı şimdi çıkmış 6 liraya, biz direneceğiz zam yapmamak için…”
Kısaca diyor ki Mahir Bey sen hatalısın, ben dolar krizi çıktığı zaman “zam yapmayacağız” demiştim. Ve zam yapmadık da…
Ben de kısaca diyorum ki Mesut Bey ben hata yapmışım.
Temmuzda düzenleme yaptığınızı kaçırmamam lazımdı.
Bilerek olmamakla beraber özürlerimi sunarım.
Hemen hemen her kalemde ekmek de dâhil her kalemde fırsatçıları gördükçe sizin “kriz fırsatçılığı” yapmadığınızı artık görebiliyorum.
Hem kibarlığınızdan dolayı hem de bu konuda haklı olduğunuzu mantık çerçevesinde anlattığınız için teşekkür ederim.
MİLLİ SESSİZLİK
5 yaşındaki Miray’ın Malatya’da bir anaokulunun havuzunda boğulmasının ardından iki yazı yazdım.
Farklı çevrelerden farklı farklı telefonlar aldım.
Hem eğitim sektöründen hem başka mesleklerden olumlu dönüşler aldım.
Tek dönüş almadığım yer Milli Eğitim!
Bu konuda “milli” seviyesindeler!
Sessizlik konusunda belki ümit milli seviyesinde olabilirler ama “rahatlık” konusunda milli seviyesindeler.
Belediyeler dahi bu kadar rahat değil!
Bu arada yeşil kaybolmasın diye yürüyen, işçilerin haklarını savunan, yürüyüşler yapan kendisine “Malatya’nın tek vekili” diyen CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba beş yaşındaki çocuğun tamamen ihmal sunucu ölmesinin ardından “sessiz” kalışına ben sessiz kalamıyorum.
Şeker Fabrikalarının özelleşmesine karşı olan ve AK Parti milletvekili Öznur Çalık’la kürsüde atışan Ağbaba, empati dahi kuramadığımız bir çocuğumuzun ölümüne niye sessiz kalır?
Milli sessizlik içinde olan Milli Eğitime niye bir laf edemez inanın çözemedim.
VERİLEN SÖZLER UNUTULMAMALI
Yeni Malatyaspor’un Göztepe ile oynadığı maçta çoğumuzun unuttuğu bir olay yaşanmıştı.
Taraftarlarımız İzmir’den gelirken vahim bir kaza geçirmişti.
Yaralılarımız vardı çok şükür bi şey olmamıştı.
Ama kendisinin de taraftar olduğu minibüs şoförü mağdur olmuştu.
Kredi ile aldığı minibüsü kullanılmaz hale gelmişti.
Hem Yeni Malatyaspor yönetiminden hem de Büyükşehir Belediyesi’nden “yardım” sözü alınmıştı.
Şunu anlarım…
“Biz size bu konuda yardım edemeyiz” diyebilirlerdi.
Fakat iki yerden de söz alınca ve o sözün havaya uçtuğunu görünce…
Mağdur olan bir taraftara umut vermenin ne anlamı vardı.
Madem ufak da olsa bir destek vermeyecektiniz niye “destek vereceğiz” diye söz veriyorsunuz!
Takıldığım konu burası…
Ben yardım edilmemesine takılmıyorum yardım yapacağız deyip yardım yapılmamasına takılıyorum.
Bu kadar kolay umut verilip sonra unutulmamalı…