Çocukken çok iyi hatırlıyorum; Malatya'ya kar yağdığında trafik durur, insanlar sokaklara çıkmakta zorlanırdı.
Ne güzel günlerdi… Kış kış gibiydi, yaz yaz gibi…
Şimdi öyle mi?
Ne oldu sizce iklimlere? Niye Türkiye'nin en fazla kar yağan bölgesi Doğu Anadolu'ya kar yağmıyor artık?
İklimler değişti diyorsanız, bence yanılıyorsunuz…
O değilse ne peki?
İklimler değişmedi, biz iklimleri değiştirdik!
Bakın inanmıyorsanız… Sağımızdaki solumuzdaki İl'ler kar altındayken, Malatya oralardan gelen kuru ayazın etkisinde. Tamam, rakım olarak çok yüksekte sayılmayız belki ama yine de önceki yıllara baktığımızda Malatya'daki yağış miktarı ve şeklinin bu olmadığı açık ve net bir şekilde görülüyor.
Şehri yönetenlerin bu kadar gereksiz(!) şeylere kafa yoracak vakitleri bulunmadığı için, iklimin neden bozulduğuna dair malumat sahibi olmamamız aslında çok normal!
Neyse o zaman biz kendi çapımızda bir çözümlemeye gitmeye çalışalım…
Bir kere en başta şuan boş olsa da baraj sayımız arttı… Ve su Malatya'da hüküm süren karasal ikilimin etkisini kırıyor. Buna yapacak bir şey var mı, yok. İkinci bir neden Beydağlarının beton bloklara teslim edilmesi… Beydağları eskisi gibi hava ve ikilime etki edemiyor...Çünkü koca koca binalar doğal hava akışını bozdu.
İşte bu mevsimde karın yağmaması da Malatya'nın vücut kimyasını bozuyor! Kayısı zamanından önce çiçek veriyor, meyve sebze gerekli şekilde beslenemiyor ve o bilinen son! Ne kayısı kalıyor, ne de tarım ürünü.
Bu konuda yönetenlerimiz bu aşamada ne yapabilir derseniz, yapacak bir şey kalmadı ne yazık ki!
Bunun önlemi çok önce alınmalıydı… Yukarıda yazdığım gibi, bu tür boş konular için bizim yönetenlerin uğraşacak vakitleri yok… Ancak vakitleri olan birileri bulunabilirdi.
UMARIM GEVREK'İN SONU DA ONLAR GİBİ OLMAZ!
Hatırlarsanız bundan birkaç hafta önce Yeni Malatyaspor Kulüp Başkanı Adil Gevrek ile ilgili bir yazı yazmış ve Gevrek'in Malatya futbolunun efsane başkanlarından birisi olabileceğini söylemiştim.
Bu düşüncemden zerre sapma yok; lakin Başkan Gevrek son günlerde o kadar kritik kararlar aldık ki, umarım bu kararlar onu ekonomik olarak çöküşe sürüklemez.
Bunu kendisine de söyledim, bana şu cevabı verdi: “Ben kendime üzülmem. Benim üzüntüm Malatyalı futbolseverlerin hayal kırıklığı yaşaması olur.”
Evet son birkaç yıldır hayal âleminden derin üzüntülerle döndüğümüz bir gerçek… Hatta artık buna alıştık bile diyebilirim… Ama Adil Gevrek'in sonunun da bir Hikmet Tanrıverdi gibi, bir Haşim Karadağ gibi olmasına hepimizi çok üzülürüz.
Hoca gönderip, yenisini getirmek büyük külfettir… Hele gönderdiğiniz hocanın sözleşmesinde tazminat maddesi varsa! Hadi birkaç yüz bin TL'ye bu işi hallettiniz; ya peki yeni getireceğinizi hocanın parası?
Ya peki devre arası transferi? Yeni teknik adam bu kadroyla devam eder mi sanıyorsunuz!
Umarım Başkan Gevrek girdiği bu dönüşü olmayan yoldan kazasız belasız çıkmasını başarır.
Samimi olmak gerekirse takımın şampiyon olacağına dair eski inancım yok! Geçen senelerden hatırladığım bu filmi izlemekten artık bıktım usandım. Keşke aksi olsa, keşke tüm bu olanlara rağmen şampiyon olsak; ancak şehir olarak birikmiş acı tecrübelerimiz bu işin bu sezon da mucizelere kaldığını gösteriyor.