TFF 1.Lig’de birçok yüksek bütçeli il takımları arasında, düşük bütçeyle Süper Lig’e çıkan takımımızın elde ettiği bu başarıyı aşağı çekmeye çalışanların neden bunu yaptığını anlamış değilim. Süper Lig hayalimiz gerçekleşti. Bunun daha ötesi yok. Şöyle olsaydı böyle olsaydı ile başlayan cümleler kurarak hem kendinizi üzersiniz, hem de emek vermiş insanların emeğine saygısızlık edersiniz. Bir an önce bu söylemleri bırakalım ve geçmişten aldığımız derslerle önümüze bakalım.

Ligin yaklaşık 25-26 haftasını lider olarak geçirmiş takımımızın şampiyon bitirmesi hepimizin isteği idi. Bunu sonuna kadar hak ettiğimizi düşünüyorum. Fakat olmadı. Kötü futbolla Sivas’ın ve özellikle Emre Çolak’ın coşkusuna cevap veremedik. Şu da gerçek ki kadro kalitesi bizden daha iyi olan Sivas iyi oynadı ve kazandı. Yenildik, lider bitiremedik ama yinede Süper Lig’de olduğumuz gerçeği karşımızda. Bunun tadını çıkaralım.

Süper Lig ve yeni stat, Malatya’mıza yeni heyecanlar getireceği muhakkaktır. Büyük takımların buraya geleceğini düşünmek bile bizleri heyecanlandırmaya yetiyor. Her şeyimizle sanki sınıf atlamış gibi hissedeceğiz. Tabi Süper Lig’in yansımaları yaşandıkça daha iyi hissedilecek. Düşünün ben yazımda Beşiktaş’la oynanan maçı değerlendireceğim. Feneri elimizden nasıl kaçırdığımızı, Galatasaray’ı nasıl yendiğimizi yazacağım. Şimdiden heyecan duymaya başladım bile.

Yukarıda yazdıklarımı uzun soluklu yaşayabilmek için, her işi ince eleyip sık dokumalıyız. Geçmişten edindiğimiz tecrübelerimizi, değerlerimizi iyi değerlendirmeliyiz. Takımın kurumsal kimliğini geliştirmeliyiz. UEFA’nın mali kriterlerini dikkate almalıyız. Gelen başkana göre yönetim anlayışı olmamalı. Delege yapısından tutun, mali kongreler, kulüp muhasebesi, öz kaynaklar ve bunların kalıcı hale getirilmesi gibi meseleler titizlikle ele alınmalıdır. En kısa sürede yeni yönetim oluşturulup önünde duran problemleri en kısa sürede halletmelidir. Belirlenen transfer komitesi hoca ve futbolcu transferlerinde yetkili olmalıdır. Hoca ve menajerlerin futbolcu önerilerini bu komiteye yapıp ikna ettikten sonra transfer gerçekleşmelidir. Çünkü büyük paralarla gelen futbolcu iyi çıkmazsa hem paramızdan hem de hedefimizden olursunuz. Altyapıya işlerlik kazandırıp, iyi bir futbol eğitimi ile kendi futbolcumuzu yetiştirmeliyiz. Tüm birimleri ile UEFA standartlarında kulüp olmaya çalışmalıyız.

Kulübün taraftarına gereken değeri vermesini bekliyoruz. Bolu maçında İstanbul’dan gelen taraftarlardan biri bana “Hocam ben İstanbul’dan bu maç için geldim, biletimi aldım fakat şu hale bakar mısın? Ben bu toz içindeki koltuğa, belki de 10 hafta önceki maçta atılan bu çöplerin içine nasıl oturayım. Bizim değerimiz bumu diye bana serzenişte bulundu. Bende bunu yazmak istedim. Kulüp taraftarını bir misafir gibi ağırlamalı. Buna karşılık taraftarda takımını iyi günde kötü günde seviyeli şekilde desteklemelidir. Biz Malatyalılar her şeyin en iyisine layığız diye düşünüyorum.

Esen kalın…