11 ayın sultanı dediğimiz Ramazan ayına yarın kavuşacağız. Keyifli iftar sofralarımız, bol çeşitli menülerimiz olacak. Davetlere gidecek, misafirler ağırlayacağız; malum misafir evin bereketi…

Bazen sahura kalkmak zor gelecek, bazen de özenli sahurlar hazırlayacağız. Evet bunların hepsi Ramazan’ın güzellikleri…

Birlik beraberliğin ve yardımlaşmanın öneminin anlaşıldığı bu manevi ayda sağlıklı iftar ve sahur menüleri hazırlayabilmek ve doğru besin tercihleri yapabilmek de oldukça önemli. Çünkü vücut iftar ve sahur ile yeni bir düzene ayak uydurmaya çalıştığı için metabolizmada bazı değişiklikler olabiliyor. Bu metabolizmal değişiklikler de bazı kişilerde kilo kaybı, bazı kişilerde ise kilo artışı olarak sonuçlanabiliyor. O nedenle Ramazan ayında beslenme düzenine oldukça dikkat etmek gerekiyor.

DOĞRU İFTAR MENÜLERİ HAZIRLAMAK: En önemli kurallardan biri. İftarda çok yağlı, kızartılmış besinler tüketmek hem hazmı zorlaştırır hem kilo artışlarına neden olabilir. Bunun yerine oruç hurma (veya zeytin) ve su ile açılmalı ve ılık bir çorba içilerek yemeğe başlanmalıdır. İftarda çorba içmek hazmı kolaylaştırır ve mideye birden katı yemek dolmasını engeller; dolayısıyla mideyi yumuşatır. Çorba içtikten sonra 15-20 dakika kadar ara vermek özellikle mide rahatsızlığı olanlar için oldukça rahatlatıcı bir püf noktadır. Çorbadan sonra yemek seçimleri lif (sebze, kuru baklagil) ve protein (kırmızı et, tavuk, balık, yoğurt gibi) ağırlıklı olmalıdır. Böylece gün boyu besinsiz kalan vücudun protein, karbonhidrat ve yağ dengesi en sağlıklı şekilde sağlanmış olur. Ayrıca iftar sofralarında salata tüketimi mutlaka sağlanmalıdır.

SAHURSUZ ORUÇ TUTMAK: Ramazan ayı boyunca yapılan en büyük hatalardan biridir. Sahur, oruç sırasında aç kalan vücuda enerji sağlayan en önemli öğündür. O nedenle sahursuz tutulan oruç, gün içerisinde daha uzun süre halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi hatta tansiyon ve kan şekeri düşmelerine neden olabilir. DİKKAT! Sahurda hafif, karbonhidrat ve protein ağırlıklı bir öğün tercih edilmelidir. Yumurta, peynir, tam buğday ve tam tane ekmekleri, yoğurt, süt, bol sebze söğüşü, zeytin (susatmaması için az tuzlu veya tuzsuz olanlar tercih edilmeli), 1 tatlı kaşığını geçmemek şartıyla bal, pekmez veya reçel, az yağlı menemen ve omlet tercihler arasında olmalıdır.

TATLI TERCİHLERİ: Güllaç, komposto ve sütlü tatlılar tercih edilmeli; yağlı ve şerbetli tatlılar çok sık tüketilmemelidir.

EN AZ 2 LİTRE SUTÜKETMEK: Oruçluyken gün içerisinde yaşanacak su kayıplarını yerine koymak amacıyla iftar sonrası su tüketimine dikkat edilmelidir. Diüretik (vücuttan su atılımına neden olan) çay ve kahve tüketimi sınırlandırılmalıdır.

İFTAR SONRASI ARA ÖĞÜN ALIMI UNUTULMAMALI: Ara öğünlerde meyve tercih edilmeli; böylece vücudun vitamin, mineral ve lif ihtiyacı karşılanarak kan şekeri dengelenmelidir.

Mübarek Ramazan ayı sağlığımız açısından pozitif etkiler yaratan bir ay olduğu gibi aynı zamanda manevi olarak da bizleri doyurur. Ancak yardımlaşmanın bu kadar önemli olduğu bu ayda, sofralarda çok yemek çeşidi bulundurmak şüphesiz ki, bu mübarek ayı ne kadar yanlış anladığımızın en önemli kanıtıdır. Ramazan ayında gözümüzün değil, sadece midemizin doyduğu sofralarımız olması dileğiyle...

Hayırlı ramazanlar