Yeni Malatyaspor gibi sinekten yağ çıkararak, puanlar toplayan takımların, hem saha için hem de saha dışında ‘hata yapma, rehavete girme, boyundan büyük işlere kalkışma’ gibi opsiyonları olamaz.
Ligin ilk yarısında ‘iyi mücadele eden, seyir zevki vermeyen ama bir şekilde skor üretmesini bilen’ takımı daha 5 hafta sonunda arar olduk.
Üstelik devre arasında bu takıma Bifouma, Aboubakar Kamara, Robin Yalçın, Barış Alıcı, Yiğithan Güveli, Mustafa Akbaş ve Bülent Cevahir gibi 7 oyuncu takviye edilmişken.
Beşiktaş karşılaşmasına giderken tüm Malatyalıların aklında tek şey vardı. ‘Devre arsında güçlenen takımımız İlk yarıdaki Fener, Cimbom, Trabzon serisine Beşiktaş’ı da dahil eder mi’ diye. Ama maalesef öyle bir performans izledik ki sahada, basın tribününde önümdeki masanın altına saklanansım geldi bazı pozisyonlarda.
MURAT AKÇA KEŞKE MAÇA GELSEYDİ!
“Murat Akça bu ligin futbolcusu değil” derken, şaka yapmadığımız umarım anlamışlardır 2 yılın sonunda. Onu kadro planlaması içine dahil edenler, Azubuike’yi, Aleksic’i, Donald’ı sahiplendikleri gibi şimdi bu arkadaşımızın da arkasında dursunlar. Sadık’tan sonra savunmamızın hali içler acısı. Burak Yılmaz, Murat Akça ile bir tek evcilik oynamadı sahada. Lens ve Adem Ljajiç, istediği her şeyi denedi savunmamızın arasında. Takım maça da bir Murat Akça hatasıyla başlayınca o panik 90 dakika boyunca sürdü.
HA GEMİ KAPTANI HA TAKIM KAPTANI!
Takım kaptanlığıyla gemi kaptanlığı arasında hiçbir fark yok bence. Kaptan gemiyi terk ederse, gemi batar, kaptan oyundan atılırsa takım dağılır. Adem Büyük’ün tek başına maç kazandırabilecek bir yeteneğe sahip olduğunu biliyoruz. Ligin ikinci yarısındaki 4 maçtaki performansı oldukça düşük. Bu verimsiz Adem’e rağmen Malatyaspor taraftarları 4 maçtır ona toz kondurmadı, Hıncal Uluç’a karşı da can siparene savundu.
Taraftar onu can siparene savunurken, Adem Büyük 39. dakikada takımını ve şehrini 9 kişi bıraktı sahada. Pozisyonun hafifliğini ağırlığını tartışmıyorum. Adem’in topla oynama düşüncesi yok. Bir anlık dalgınlık ya da aşırı konsantre ne derseniz deyin bu hareketi kabul etmiyorum. Adem atılmasa, maçın bu noktaya gelmeyeceğini herkes biliyor. Zaten maça Murat Akça’sız 10 kişi başlayan Yeni Malatyaspor, Adem’den sonra sahada 9 kişi kaldı. Takımını sahada eksik bırakmış bir kaptanı ayakta alkışlayacak kadar ileri görüşlü, futbol kültürüne haiz, bu kadar iyimser bir taraftar topluluğu ancak Malatya’da olurdu. Onu da gösterdiler sağ olsunlar!
NEREDE AZU-AYTAÇ-MURAT ÜÇLÜSÜ!
Yeni Malatyaspor, geçen sezon aynı dönemde 22 maçta 28 puan toplamıştı. Buna karşın orta sahada bir Aytaç-Azubuike-Murat Yıldırım uyumunu bu sezon her hangi bir maçta görebildiniz mi? Aleksic, Guilherme ve Donald haftalardır kaçak güreşiyor. Savunma ve Murat Yıldırım topu ayağına aldığında pas atacak adam bulamıyor. Ve daha da garibi, haftalardır formsuz oyuncuları görmesine rağmen Erol hoca ısrarla aynı isimlere şans veriyor.
Eren Tozlu, Mustafa Akbaş, Barış Alıcı...
Bu isimler sadece sakatlık ve birileri cezalı olunca mı şans bulacaklar?
ÖNE GİDELİM DERKEN GERİYE GİTTİK!
Alın size bir istatistik daha...
Ligin ilk yarısında 17 maçta yediğimiz gol sayısı 16. İkinci yarıda daha 5 maçta 9 gol görmüşüz kalemizde. Üstelik 3 kupa maçında da 4 gol yedi takım. Devre arasında yapılan takviyelerle daha fazla öne oynayalım, hücuma çıkalım derken, belli ki iyi savunma yapma özelliğimizi de kaybettik. Takımın sezon başında yakaladığı hava kaybolmuşa benziyor. Ama asıl maharet bundan sonra başlıyor. Erol hoca baskılar artmışken, takım içinde oyuncuların havası bozulmuşken bakalım süreci büyük bir teknik adam gibi toparlayabilecek ve ipleri yeniden eline alabilecek mi?
Ç.Rize ve kupadaki Göztepe maçları çok önemli en kısa zamanda bir galibiyete ihtiyacımız var. Şimdilik futbolculara ve Erol hocaya sahip çıkıp, çok fazla karamsar olmadan yeni bir çıkışı beklemek takımımızın yararına olacaktır. Bütün taraftarımız da aynı bilinçle süreci en az hasarla atlatmalı.