Malatya merkeze tam 110 kilometre uzaklıkta, Sivas sınırında, dağların arasında sakin ama güçlü bir ilçe olan Kuluncak, yıllarca kendi kaderiyle baş başa bırakılmış bir coğrafyaydı. Sürekli göç veren, iş sahası son derece sınırlı kalan ve tabelası adeta sessizliğe gömülen bu ilçe; bugün konuttan içme suyuna, doğalgazdan rezerv alana kadar geniş bir dönüşüm sürecinden geçiyor.

Duruş Dergisi’nin özel söyleşide konuşan Kuluncak Belediye Başkanı Erhan Cengiz, ilçenin makus talihi yenmek için verdikleri o amansız mücadeleyi, sinsi tehlikeleri ve Kuluncak'ı haritada yeniden parıldatan o büyük dönüşümün şifrelerini tüm çıplaklığıyla paylaştı.

Zorlu Coğrafya, Güçlü Birlik

Kuluncak, Malatya’nın en uzak ilçelerinden biri olarak ne ana karayolu üzerinde ne de demiryolu hattında yer alıyor. Başkan Erhan Cengiz, ilçenin coğrafi dezavantajını saklamıyor; aksine bu zorlu coğrafyayı Kuluncak’ın hikâyesinin başlangıç noktası olarak görüyor ve o gerçeği şu sözlerle özetliyor:

"Kuluncak’ımız Malatya’ya 110 kilometre mesafede, Sivas sınırında bir ilçemiz. Tabiri caizse çıkmaz sokaktayız. Ne bir demiryolu ne de ana karayolu ilçemizden geçiyor. Bir Hekimhan gibi, bir Darende gibi değiliz. Ama çok şükür Kuluncak insanı birlik ve beraberlikte, komşulukta, yardımlaşmada, yöneticisine destek olmada bir numaradır. Halkla biz bir bütünüz. Kuluncak 1972’de belediye olmuş, 1990’da ilçe belediyesi olmuş. Gelmiş geçmiş belediye başkanlarımız var; ahirete intikal edenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Memleket için bir çivi çakandan Allah razı olsun deriz. Biz de bugün bu hizmet bayrağını daha ileri taşımaya çalışıyoruz."

Göç Yarası ve Barınma Krizi

Kuluncak’ın temel meselesi, kırsalın en büyük yarası olan göçtü. İş sahalarının sınırlı kalması ve gençlerin geleceklerini büyükşehirlerde araması, ilçeyi zamanla sessiz bir boşluğa doğru sürükledi.

Başkan Cengiz, bu duruma ve göreve geldiklerinde karşılaştıkları o en temel barınma krizine şu cümlelerle parmak basıyor:

"Kuluncak su ve maden zengini bir ilçe. Yeşilin içerisinde, dağların arasında güzel, şirin bir ilçeyiz. Ama hep göç vermişiz, göç almamışız. Çünkü burada dışarıdan gelen bir insanın çalışacağı iş sahası yok. Halkımız kendi içinde çiftçilikle uğraşıyor. Biz geldiğimizde konut eksiğimiz vardı. Kiraya verilebilir veya oturulabilir apartman sayısı neredeyse sıfır denecek derecedeydi. Bugün hamdolsun 300’ü aşkın konut yapıldı. Hem kiracıya çözüm oldu hem ev sahibi olmayanlara imkân oluşturdu."

Gençlerin İstihdam Çıkmazı

Genç nüfusu ilçede tutmanın yolunun sadece günübirlik etkinliklerden geçmediğini, kalıcı istihdam sahalarının şart olduğunu savunan Cengiz, geleceğe dönük üretim planlarını şöyle aktarıyor:

"Yeni yetişen nesil burada çok kalmak istemiyor. Hayvancılığı, çiftçiliği eskisi kadar benimsemiyor. Okuma oranı yükseldi, üniversiteli sayımız çoğaldı. Ama üniversiteyi bitirip geliyor, yine iş sorunu var. Mecburen dışarıya yöneliyor. Burada ne yapabiliriz? Soğuk hava depomuz var; mandıra kurabilir miyiz, salça fabrikası, turşu fabrikası kurabilir miyiz? Bunların altyapısını oluşturmak istiyoruz. Çünkü nüfusa ihtiyacımız var. Küçük belediyelerin gelirleri nüfusa göre geliyor. Nüfusu tutmanın yolu da iş sahası açmaktır."

Milyarlık Maden Rezervleri

Dağlarının altı milyarlık cevherlerle kaplı olan Kuluncak'ta, yer altı kaynaklarının doğru ve doğaya saygılı işlenmesi kritik bir eşikti. Başkan Erhan Cengiz, çevre ve insan sağlığı hassasiyetini en üst perdeden vurgulayarak kapılarını yatırımcılara nasıl açtıklarını anlatıyor:

"Kuluncak’ın tek çıkış noktalarından biri madenlerdir. Dağlarımız cevher dolu. Demir, krom, çinko gibi madenlerimiz var. Ama vatandaşımıza zarar verecek, çevremize zarar verecek, sağlığını bozacak hiçbir işe önayak olmayız. Memlekete faydalı olacak firmaların ise önünü açacağız. Biz geldiğimizde bir firma gelip 100 kişiye iş vereceğini söylemiş ama yer temin edilememiş. Bugün 10 firma gelse yer gösterecek arsamız var. Altyapıyı oluşturduk. Gelen yatırımcının önünü açmak zorundayız ki burada işletme kursun, istihdam oluştursun. MTA çalışmaları döneminde mühendislerin bize söylediği şey şuydu: Kuluncak’ın dağlarında çok ciddi cevher var. Biz bunun kıymetini bilmek zorunlayız. Eğer yer altındaki zenginliklerimiz ekonomiye katkı sağlayacaksa, ilçemize, ilimize ve devletimize faydalı olacaksa bunun değerlendirilmesi gerekir."

Büyükşehir Yasası Eleştirisi

Kırsal bölgelerde hizmetin hızını ve belediye bütçelerini doğrudan etkileyen yasal mevzuatlara dair cesur bir çıkış yapan Cengiz, sahadaki pratik zorlukları şu sözlerle deşifre ediyor:

"Yol, su, kanalizasyon gibi birçok hizmet Büyükşehir’e bağlı. Bizim İller Bankası’ndan gelen paramızın yüzde 40’ı Büyükşehir’e aktarılıyor. Ama vatandaş bunu bilmez. Diyor ki ‘Benim belediyem sensin, ben seni bilirim.’ MASKİ’nin sorumluluğunda olan yerde bile vatandaş bize geliyor. Bence kırsaldaki ilçelerin Büyükşehir yasasından kârı yok, zararı var. Sivas sınırındaki mahallemizle şehir merkezindeki bir mahalleyi aynı görmek doğru değil. Oralarda insanlar hayvancılık yapıyor, çiftçilik yapıyor. Büyükşehir’in en ücra köşeye aynı hızla yetişmesi kolay olmuyor."

40 Kilometrelik Yaşam Hattı

İlçede yıllarca sinsi bir tehdit olarak varlığını sürdüren, topraktaki maden yapısından kaynaklı içme suyundaki arsenik sorunu, en sonunda dev bir projeyle tarihe gömülüyor. Kuluncak halkını sağlıklı suya kavuşturmak için atılan tarihi adımı Cengiz şu sözlerle açıklıyor:

"Dağlarımız maden cevheri olduğu için içme sularımızda yüksek arsenik vardı. Yıllarca burada doktorluk yapan Ayhan Hoca, sohbetlerimizde ‘Kuluncak’ta kanser hastası çok, bu sular içilmez’ derdi. Biz bugün Tohma Çayı’nın gözünden, Sivas sınırları içerisinden 40 kilometreden içme suyu getirdik. Bu proje Büyükşehir ve MASKİ’nin yaptığı, bizim de takip ettiğimiz bir projeydi. Cumhurbaşkanımız acele kamulaştırma kararını imzaladı. İsale hattımız bitti. İnşallah çok kısa süre içinde suyumuz bağlanacak. Sadece Kuluncak merkez değil, güzergâhtaki mahalleler de sağlıklı içme suyuna kavuşacak."

Efendilik Değil Hizmetkârlık

Kapılarının her zaman sonuna kadar açık olduğunu ve siyasi ayrım yapmadıklarını belirten Cengiz, ilçede yapılmak istenen yeniliklere karşı çıkanlara ise şu tarihi sözlerle sesleniyor:

"Kuluncak Belediyesi’nin vatandaşın olduğunu gösterdik. Belediye başkanı buraya millete efendilik etmeye, ağalık taslamaya değil; hizmetkâr olmaya gelir. Geldiğimiz gün kapımızı kapatmayacağız dedik, kapatmadık. Bize oy vermiş, vermemiş diye bakmadık. Eleştirmiş, karşımıza çalışmış insan da gelse ayağa kalkar, ayakta karşılarız. Güler yüzle karşılarız. Sorununu çözebiliyorsak çözeriz. Kuluncak’ın değişime ihtiyacı var. Gençlerin işe, ilçenin nüfusa ihtiyacı var. Biz su getiriyoruz, doğalgaz getiriyoruz, rezerv alan alıyoruz, ticari alanlar ve konutlar yapılıyor. Ama bazı insanlar buna karşı çıkıyor. Burası kimsenin babasının malı değil. Bugün biz varız, yarın başkası olacak. Önemli olan ilçeye eser bırakmak."

Kuluncak Yeniden Yapılıyor

Kuluncak'ta kalıcı izler ve eserler bırakmak istediğini ifade eden Belediye Başkanı Erhan Cengiz, hayata geçirilen diğer yatırımları ve merkezdeki dere ıslahı projesini şöyle sıralıyor:

"Kuluncak’a doğalgaz geldi. İçme suyu geldi. TOKİ geldi. Hamam yaptık, yüzme havuzu yaptı, düğün salonu yaptık, restoran yaptık. Hükümet Konağı yapıldı. Kaldırımlar, kilit taşları, taziye evleri, çocuk oyun parkları… Bunların hepsi bu dönemde yapıldı. İlçemizin içinde bir dere var. Eskiden arka planda kalmıştı, çöp atılıyordu. Herkes derdi ki keşke bir başkan gelse şu suyu ortaya alsa, suyun kenarı sahil gibi olsa. Bugün bu hayal gerçek oluyor. Vatandaşın duası da gerçek oldu."

Tarımda GES Devrimi

İlçenin tarımsal kalkınması için hayati önem taşıyan kurak arazileri suya kavuşturma projesinin de müjdesini veren Cengiz, enerji maliyetlerini sıfıra indirmek istediklerini şu sözlerle paylaşıyor:

"Demin dedik su zenginiyiz ama 20-30 bin dönüm susuz arazimiz var. Büyükşehir’le birlikte bir proje hazırladık. Tarımsal Daire Başkanlığı’nda projemiz bitti. Güneş paneliyle elektriği vatandaşın cebini yakmayacak şekilde bir sistem düşünüyoruz. Bunu gerçekleştirdiğimizde en büyük hizmetlerimizden biri olacak."

Gurbetçilerin Yeni Sığınağı

Yaz aylarında gurbetçilerin gelmesiyle nüfusu 30 binlere dayanan ilçenin sosyal donatı eksikliklerini de tamamen çözdüklerini belirten Cengiz, süreci şu sözlerle özetliyor:

"Dışarıda çok nüfusumuz var. Yazın burası 20-30 bin oluyor. Kimisinin annesi burada, babası burada, bahçesi burada. Biz istiyoruz ki geldiklerinde aradıkları Kuluncak’ı bulsunlar. Eskiden öğleden sonra ekmek bulmak zordu, restoran yoktu. Bugün hamdolsun bunların çoğunu gerçekleştirdik. Vatandaşın oturacağı kıraathaneye kadar düşündük."

Başarının Şifresi Ekip Ruhu

Malatya’da 23 Nisan’da planlı elektrik kesintisi uygulanacak
Malatya’da 23 Nisan’da planlı elektrik kesintisi uygulanacak
İçeriği Görüntüle

Söyleşinin finalinde başarının sırrını tamamen "ekip ruhuna" bağlayan Erhan Cengiz, görev süresinin geri kalanında da aynı azimle çalışacaklarını şu sözlerle ilan etti:

"Biz bu ekibi kurmasaydık, birlik beraberlik olmasaydı bu hizmetlerin hiçbirini yapamazdık. Bizim tek hedefimiz Kuluncak dedik. Tek gayemiz Kuluncak’a eser bırakmak dedik. Biz daha projelerimizin yarısındayız. Kuluncak’a iyi bir gelecek bırakmak için çalışıyoruz. Vatandaş bize ikinci kez güvendi. ‘Kuluncak’ı emin ellere teslim ediyoruz’ dedi. Biz de mahcup olmamak için elimizden geleni yapıyoruz."

"Coğrafya kaderdir" sözü, Anadolu’nun en ücra köşelerinde bir teslimiyet cümlesi olarak kabul edilir. Ancak Kuluncak’ta gördüğümüz şey; bir ilçenin sadece fiziki yollarla değil, sağlıklı bir geleceğe inanmış 'ortak bir inatla' haritada nasıl yeniden yer açtığıdır. Peki sizce bir ilçenin kurtuluşu yer altındaki zenginliklerde mi, yoksa toprağına sahip çıkan insanında mı saklı? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı ve bu büyük mücadeleyi sevdiklerinize ulaştırmak için haberi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmayı unutmayın

Muhabir: Nisa Taştan