Sonucu sürpriz olmayan maçta 2. golü hak etmediğimizi düşünüyorum.

Ama…

Başakşehir maçının ilk yarısına yine tutuk oyun kurmakta zorlanarak başladık.

Bülent Yıldırım başlama düdüğünü çalar çalmaz Yeni Malatyaspor savunmaya çekildi. Takımın dinamosu Adem üzerinden atağa kalkacağımızın ipucunu Başakşehirli oyunculara gösterdik. Doğal olarak bu durum rakip savunma oyuncularının bu futbolcu üzerinde baskısına neden oldu.

Abdullah Avcı yönetimindeki Başakşehir, Türkiye’de futbol liglerinde oynayan takımlar arasında en iyi hücum organizasyonu yapan takımlardan biri diyebiliriz. Perşembe günü Avrupa kupasında sahasında Hoffenheim ile karşılaşıp 3 gün aradan sonra deplasmana gelen lacivert-turuncular Malatyaspor karşısında gayet dinç bir şekilde mücadele ettiler. Gerçi o maçta daha yedek ağırlıklı kadro ile sahaya çıktıklarını da göz ardı etmemeli.

Edin Visca’nın verdiği pasta Adebayor’un ceza sahası çizgisinden ayağının içiyle doksana taktığı gol hakikaten takdire şayandı. Ama golün gelişini hatırlayacak olursak Sadio Diallo’nun takımını atağa kaldıracağı sırada rakibine kaptırdığı top, Yeni Malatyaspor defansını deyim yerindeyse bowling labutu gibi etrafa dağılmasına sebep oldu.

Ceza sahası içerisinde 5 sarı-kırmızılı oyuncu sanki kaleye etten duvar örecekmiş gibi dururken Togo’lu yıldız oyuncuyu yalnız bıraktı. Doğal olarak Adebayor de tecrübesini konuşturdu. Bu gol Yeni Malatya Stadı’nda oynadığımız maçlarda atılan en jeneriklik gol olarak yerini aldı.

Golden sonra kendine gelen Yeni Malatyaspor daha çok pozisyon geliştirmeye başladı. Barazite’nin kendini af ettirme çalımları ve şutları ilk yarıda skoru değiştirmeye yetmedi. Khalid Boutaib maçta ayağına gelen şansları bu kez iyi değerlendiremedi. Adem Büyük, Dia ve Cissokho’nun performansları ortalamalarının altındaydı. Dia’nın oyuna girdikten sonra takıma hareketlilik getirdiğini kaleye çektiği şutta Volkan Babacan’ın gole izin vermeyişini geçmemek lazım ama yaptığı bireysel top kayıpları kaptan Yalçın’ın da dikkatinden kaçmadı. Hatta bir ara Yalçın’ın Dia’ya top kayıplarından dolayı bağırması dikkatleri bu iki oyunca çevirdi.

Bu arada 20 kişilik kadroda Ferhat Canlı’ya yer verilmesi tribünlerden alkış aldı. Genç oyuncu takımla sahada Dening ve Batuhan ile birlikte çalıştığı esnada taraftarın desteğini arkasına aldı. Taraftar demişken, 12 bin taraftar sahada 12. adam olarak hiç susmadan 90 dakika boyunca takımını destekledi. Özlediğimiz o güçlü taraftar sesi bu maçta kulakları sağır edercesine statta yankılandı. Eminim maçı statta izleyen herkes bu konuda hem fikirdir… Hepsinin yüreğine sağlık.

Süratli oyuncuların fazla olması bir yana, kanat organizasyonlarını çok iyi yapan Başakşehir takımı karşısında, direnebilmekte önemliydi. Bana göre rakibi en iyi tanıyan Erol Bulut’un haricinde Yeni Malatyaspor takımının başında başka teknik adam olsaydı daha farklı mağlup olabilirdik.

Hakikaten her iki takımında oyun mantalitesi birbirine çok benziyor. 5-6 yıl öncesindeki Başakşehir takımıyla şimdiki arasında dünya ile ay arasındaki mesafe kadar fark var. Bu sezon şampiyonluk yarışında Galatasaray’ın yeri ayrı olsa da, Avcı yönetimindeki lacivert-turunculular gözünü şampiyonluğa dikmiş durumda.

U21…

U21 takımında ise iki haftadır alınan mağlubiyetler birazcık can sıkıyor. Bu hafta İnönü Stadı’nda oynanan maçta hakemin verdiği tartışmalı kararlar skorda belirleyici olsa da sarı-kırmızılı genç takımın performansında iki haftadır düşüş göze çarpıyor. İlk yarısını 1-0 önde kapattığı maçta gençler rakibine 2-1 mağlup oldu. Burak Kavlak gibi hızlı ve atik hücum bir oyuncu haftalardır fileleri havalandıramıyor.