Yeni Malatyaspor'un bugün içinde bulunduğu buhranlı durumun temelinde, maalesef yıllardır yanlış yönetimlerin birikimi yatıyor. Adil Gevrek dönemi boyunca alınan kararlar, yapılan hatalar ve kulübün adeta bir "kişisel menfaat" aracı haline getirilmesi, bu karanlık tablonun en büyük sebebi.

Kongrelerde oy kullanıp bu yönetimi ibra edenler, o dönem Gevrek’e destek verip kulübün gerçek sorunlarını görmezden gelenler de bu enkazın bir parçasıdır. Ancak bugün aynı kişilerden kulübe sahip çıkmalarını beklemek de beyhude. Çünkü onlar için kulüp, sadece çıkar sağlayabilecekleri bir araçtı; artık gemi su alıyorsa, ilk terk edenler de onlar olacaktır.

Ne yazık ki Yeni Malatyaspor, halkın sevgisini ve desteğini kaybetme noktasına geldi. Adil Gevrek ve onunla birlikte hareket edenler, kulübü sadece bir futbol organizasyonu olmaktan çıkarıp kendi kontrol ettikleri bir yapı haline dönüştürdüler. Bu durum, toplumun kulüple arasındaki bağın kopmasına neden oldu ve sarı kırmızılı camiayı büyük bir yalnızlığa sürükledi.

Yine de umudu yitirmemek gerek. Bu gibi dönemler, gerçekten kulübü seven ve çıkar peşinde olmayan bireylerin öne çıkıp yeniden bir diriliş hikayesi yazmaları için fırsat olabilir. Malatya halkının ve gerçek taraftarların desteğiyle Yeni Malatyaspor, bu zor günleri aşabilir. Ancak bunun için kulüp, önce geçmişten gelen bu "menfaat grupları" gölgesinden tamamen kurtulmalı ve şeffaf, adil bir yönetim anlayışı benimsemelidir.

Yeni Malatyaspor, Malatya halkına aittir; onu şahsi çıkarlar için kullananlara değil.

Adil Gevrek’in bu açıklamaları, geçmişte yaptığı hataları örtbas etme ve sorumluluğu başkalarına yıkma çabası olarak görünüyor. Yıllarca kulübü yanlış yönetip, bu hale getiren birinin şimdi çıkıp “Ben kurtarırım, beni istemediler” demesi, en hafif tabirle samimiyetsizliktir. Gevrek’in yönetim döneminde kulüp, yalnızca finansal açıdan değil, kurumsal yapı ve itibar açısından da büyük zarar gördü. Bugün yaşananlar da bu tahribatın bir sonucu.

Gevrek’in açıklamalarındaki çelişkiler:

1. "7 milyon Euro ile kulübü kurtarırım" iddiası: Eğer böyle bir çözüm vardıysa, neden başkan olduğu dönemde uygulamaya konulmadı? Deprem öncesinde de kulüp zaten mali darboğazdaydı ve bu sorunlar Gevrek’in yönetim tarzından kaynaklanıyordu.

2. Sorumluluk başkalarına atılıyor: Gevrek, hem kendisini eleştirenleri hem de kongrede aday olanları suçluyor. Ancak bu durum, yönetim başarısızlıklarını ve kulübü nasıl bir kaosa sürüklediğini değiştirmez.

3. "Usulsüzlük var ama yolsuzluk yok" söylemi: Usulsüzlüklerin normalleştirilmesi, bir yöneticinin kendi başarısızlığını meşrulaştırmaya çalışmasının tipik bir örneğidir. Ayrıca, usulsüzlük ile yolsuzluk arasında ince bir çizgi olduğunu unutmamak gerekir. Kulübü kötü yönetmek, yolsuzluk kadar zararlı olabilir.

4. "Benim için bu iş bitti" demesi: Eğer gerçekten bu iş bitti diyorsa, neden hâlâ kendini savunmaya ve bir kurtarıcı pozisyonuna koymaya çalışıyor? Bu açıklama, geri dönüş kapısını açık bırakma çabası gibi görünüyor.

Sorular:

• Madem Malatya’nın büyüklerini suçluyor, Gevrek yönetimdeyken neden bu büyüklerle birlikte kulübün mali sorunlarını çözmedi?

• Deprem sonrası fırsatlardan bahsediyor, peki deprem öncesinde yapılan hataların hesabını kim verecek?

• Şahin Altunok’u eleştiriyor ama Altunok’un bu göreve nasıl geldiğini ve onun da Gevrek yönetiminin gölgesinde olduğunu Malatya halkı bilmiyor mu?

Sonuç:

Adil Gevrek’in tekrar sahneye çıkıp sorumluluktan kaçması ve kendisini kurtarıcı gibi lanse etmesi, Yeni Malatyaspor camiasına daha fazla zarar vermekten başka bir işe yaramaz. Malatya halkının artık bu tür söylemlere prim vermemesi ve kulübün geleceği için şeffaf, adil ve samimi bir yönetim anlayışını desteklemesi gerekiyor. Gevrek dönemi artık tamamen kapanmalı ve geçmişin hataları, bugünün dersleri olarak kalmalıdır.