Bizim gibi çocukluğu, gençliği, okul yılları ve şu anda da tüm işi spor ile geçen insanlar için Hacı Uğur Polat tarzındaki yöneticiler oldukça önemli. Kendisiyle, belediye başkanı seçilmeden ve başkan olduktan sonra sadece birkaç kez görüşmüş olmamıza rağmen spor konusundaki düşüncelerini duyunca inanılmaz etkilendim.
***
Üyesi olduğum ASGD’yi (Anadolu Spor Yazarları Derneği) ziyaretinde Polat’tan, amatör evi ve spor yatırımlarıyla ilgili birkaç istekte bulunduk. Yeşilyurtspor’un durumunu ve kendi bölgesindeki tesisleşme faaliyetlerini konuştuk. Bizi büyük bir heyecan ve ilgiyle dinledikten sonra, “Benim sınırlarım içersine uygun şekilde hazırlanan her projenizin arkasındayım, finanse etmeye de razıyım” dedi.
***
Bunun üzerine harekete geçen Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu, Gençlik Hizmetleri İl Müdürlüğü ile bir çalışma başlattı. Malatya amatörünün en büyük sıkıntısı çözülmek üzere. Bu konuda öncü olduğumuz için hiçbir mütevazilik göstermeden kendi ASGD ekibimizi kutluyorum. Yıllardır tabela dernekçiliği yapıp, belediyelerden mazot, araba, harcırah ve bina isteyenlerin aksine, gençlerimiz ve geleceğimiz için bir şeyler talep ettik.
***
Hacı Uğur Polat’ta sağ olsun spora güzel bakış açısıyla, amatör sporun sorunlarına eğileceğini söyledi. Polat’ın yalnızca 9 aylık döneminde, Yeşiltepe bölgesine tribün yapıldı. Sahaların çevre düzenlemesi, asfalt ve alt yapı çalışması gerçekleştirildi. İl Özel İdarespor sahiplenildi, amatördeki Yeşilyurt Belediyespor’a yaşama hakkı verildi.
***
İşin en güzel yanı Hacı Başkan bunları reklam için değil, ahlaklı ve sağlıklı nesli ancak spor sayesinde yetiştirebileceğimizi düşündüğü için yapıyor. Yani yaptığı her spor yatırımının altında bir maneviyat ve sorumluluk duygusu var. Gençleri kahve köşelerinden kurtarmak, spor ile doğal rehabilitasyonu sağlamak için mücadele ediyor.
***
Hacı Başkan’ın kısacık dönemde yaptıkları bunlar. Peki ya diğerleri… Sevgili Ahmet Çakır’ın futbol konusunda aktardığı meblağlar ortada. Her ne kadar tam olarak yerini bulmasa da onun da spor için bir ilgisi söz konusu. Ya Selahattin Gürkan?
***
Düşünün koskocaman spor camiası, binlerce sporcu, yüzlerce antrenör ve kocaman bir spor medyası Battalgazi Belediye Başkanımız Selahattin Gürkan’ı spora uzak, futboldan nefret eden, kendi kulübüne bile doğru dürüst kaynak aktarmayan biri olarak tanıyor. İşin enteresan tarafı da Selahattin Başkan’ın bu algıyı yıkmak yerine güçlendirecek tutumlar sergilemesi.
***
Elazığ’ın merkez nüfusu 335 bin civarında, Battalgazi ilçemizin yeni sınırlarıyla nüfusu 300 bin civarında. Elazığ PTT 1. Lig’de bir takımla mücadele ederken hemen hemen aynı nüfusa sahip kocaman bir Battalgazi yerel amatör ligde. Başkan Gürkan Battalgazi’yi sadece tarihi yönleriyle marka yapmak istiyorsa bence bundan vazgeçmeli. Başkanı olduğu ilçenin spor potansiyeline daha ne kadar kulak tıkayacak merak ediyorum.
***
Battalgazi Belediyespor, Orduzuspor, Kaldırımgücü, Malatyagücü, Kale İdmanyurdu, Sancaktarspor… Bu kulüplerin hepsinin manevi sahibi Selahattin Gürkan. Hepsi kendi sınırları içersinde. Tüm kategorilerde ortalama 350 sporcu bu takımlarda spor yapıyor. Başkana tek bir sorum var: Bu 350 genç, başkanı olduğu Battalgazi sınırları içersinde bali çekse, uyuşturucu kullansa, bonzai içip ölse, milletin ahlakını bozacak davranışlar sergilese acaba tepkisi ne olur?
***
Malatya’nın aldığı niteliksiz göçün büyük bölümü Battalgazi sınırları içersinde iskân ediyor. Bu insanların Malatya kültürünü bozmadan hayata kolay bir şekilde adapte olmaları, özellikle de gençlerin işsizlik nedeniyle farklı arayışlara kanalize olmaması için spora yönlendirilmesi oldukça önemlidir.
***
Selahattin Gürkan’ ın “Yeşil Kuşak” gibi çok güzel projeleri olduğunu biliyoruz. Fakat yerel yöneticiler unutmamalı ki; güzel şehirler oluşturmak ancak içinde yaşayan insanların mutluluğu ile gerçekleştirilebilir.