Niye yalan söyleyeyim, açıkçası Hacı Uğur Polat’tan kısa sürede böyle bir performans beklemiyordum.

Tecrübe eksikliği, parti teşkilatını tanımama ve Yeşilyurt’un ilk kez büyükşehrin önemli bir kolu olarak seçime girmesi gibi, yeni başlayacak bir belediye başkanı için kaldırılması zor yüklerle göreve başlayan Hacı Başkan, kısa sürede o kadar halka dokunacak işler yaptı ki, gerçekten kendisini kutluyorum.

Kendisiyle ya iki, bilemediniz toplamda üç kez yüz yüze gelmişliğim vardır; yani çok iyi tanımam… Lakin benim gibi sonradan tanıyanlar bile o kadar güzel şeyler söylüyor ki Hacı Başkan için, dinleyince şaşırmamak mümkün değil.

Peki ne yapmış da bu kadar kısa sürede, halk tarafından bu kadar kabullenilmiş Hacı Başkan?

Valla bence bunu Sayın Ahmet Çakır’ın da, Sayın Selahattin Gürkan’ın da araştırması lazım… Hacı Başkan’ın bu kadar kısa sürede benimsenmesinin sırrı ne?

O zaman bir vatandaş olarak ben anlatayım Hacı Başkan’ı neden başarılı bulduğumu, belki Sayın Çakır ve Sayı Gürkan da bu vesileyle biraz kendilerini sorgular.

Bir kere Hacı Başkan’ın insana dokunan tılsımlı bir tarafı var… İletişim kurarken sizi dinliyor havası veriyor… Karşısındaki kim olursa olsun, gayet kibar ve anlayışlı… Tamam tamam deyip geçiştiren yöneticilerden olmadığını samimiyetinden anlayabiliyorsunuz.

Tabi bunlara ek olarak, en önemlisi de diyebiliriz, hizmet anlayışı.

Hacı Başkan vatandaşı dinleyip, ona göre icraata geçiyor. İnanmıyorsanız Yeşilyurt sınırları içerisindeki mahallelerin muhtarlarıyla konuşun. Neredeyse onlardan habersiz çivi bile çakmıyormuş.

Ben hep söylüyorum… Belediye başkanlığı asfalt dökmek, kaldırım yapmak, alt yapı hizmeti götürmek değil sadece.

Belediye başkanı en başta halkın adamı olacak… Herkesi dinleyecek… Yapacağı hizmetler konusunda önceden halkı bilgilendirecek… Süleyman benim, mühür bende havasına girmeyecek.

Şu üç günlük dünyada 3 gün Süleyman olsan ne yazar… Önemli olan gideceğimiz yerde makam sahibi olabilmemiz!


TRAMBÜS İŞİ BU KEZ TAMAM!


Bu konuyu bu kadar yazdığım, tekrara düştüğüm için siz değerli okuyucularımdan özür diliyorum. Lakin dayanamıyorum!

Ne zaman çevreyolundan geçsem, amaçsızca bir aşağı bir yukarı giden o garip araçları gördükçe inanın canım sıkılıyor. Bu nasıl bir denemeymiş, nasıl bitmez bir süreymiş?

Allah için çıkın erkek gibi bu sistemin hizmete girmesinin neden bu kadar uzadığını insanlarla paylaşın… Paylaşın ki herkse öğrensin!

Geçenlerde yine bir tarih açıklandı… Bu kez kesin olarak, 1 aya trambüs seferleri başlayacakmış.

İnanalım mı?


PINARBAŞI!


Tabiat parkı yapıldıktan sonra insanların uğrak mekânı olan Pınarbaşı,(Turgut Özal Tabiat Parkı)yine kaderine terk edilmiş durumda!

Madem yapılanları korumayacaktınız, neden o zaman bu kadar masraf yaptınız?

Şehir merkezine yürüme mesafesinde olan bu yer, oldukça rağbet gören bir mesire alanı… İnsanların mevsim ne olursa olsun, ailesiyle vakit geçirmek için aklına gelen ilk yer. Onca sene, bakımsızlıktan kimsenin yüzüne bakmadığı bu doğal güzelliği dillere destan yeri nihayet elden geçirip, çölün ortasında bir vaha haline getirdiniz, ancak devamını getiremediniz!

Sayın Büyükşehir Başkanım, lütfen burayı koruyup, kollayın… Yapılanlar henüz üzerinden 2 yıl geçmeden dökülüp, yıkılmaya başladı.