Büyükşehir olduk ama küçük yönetiliyoruz vesselam.

Hangi bir küçüklüğü anlatalım yazalım!

Trambüsü yazıyorsun çıt yok… Trafiği yazıyorsun, kendin söyleyip kendin dinliyorsun. E bize de suyundan koyup içmek kalıyor.

Neyse biz gene yazalım da, kim dinler, kim anlar o onların bileceği iş.

Büyükşehir Belediyesi gün geçmiyor ki övgülerimize mazhar olacak bir iş yapmasın!

Adamlar o kadar önemli işler yapıyor ki, gerçekten bazen bu durum karşısında nutkum tutuluyor!

Şimdi biz trambüs mevzusunu anlattıkça, sulanıyor ya bu iş… Bu yazacağım konuda “hadi canım bu mu yani” tepkisiyle karşılanabilir.

Geçen, bizim belediye binası önünden geçerken yan yana dizilmiş koca koca iş makineleri dikkatimi çekti. İlk bakışta anlam veremediğim bu tablo, daha sonra yavaş yavaş şekillenmeye başladı kafamda… Belediyemiz yine gurur vesikası bir icraata imza atmış ve bu tablo onun tablosu!

Yahu Allah için, günümüzde artık böyle çağdışı düşünceler kaldı mı?

Ne demek koca koca kepçelerin, dozerlerin sergilenmesi! Bu bir icraat mı? Bu bir hizmet mi? Ne bu Allah aşkına!

Sanki birileri cebinden almış… Ya da sanki alması çok zor!

Sayın Başkanım bize icraat lazım, icraat. Bu tür şeyler kalmadı artık belediyecilikte.

Mesela bize yeni çevreyolumuzun açılışını yaparken gururla göğsünüzü kabartın… Toplu ulaşımda, “hafif raylı sisteme geçiyoruz” derken gururlanın… Ya da insanların faydalanabileceği bir sosyal alanı şehre kazandırırken…

Kepçeyle dozerle gurur olmuyor başkanım!

Yeni Malatyaspor ve ikinci yarı

Yeni Malatyaspor Feyyaz Uçar nezaretinde ikinci yarı hazırlıklarını sürdürüyor. Devre arası kısa olduğundan, göz açıp kapayıncaya kadar lig haftası geldi çattı.

Peki, biz hazır mıyız ligin ikinci yarısına?

Bence hazır değiliz!

Fiziksel hazırlıktan bahsetmiyorum, kafa yapısı olarak…

İlk yarının son haftalarında yaşanan sorunlar neticesinde ayrılıkların yaşandığı takımda, futbolcular oluşan yeni ortama alışabilmişler midir sizce?

Bence kafaları hala ilk yarıda!

Evet, çok iyi başladığımız ancak son haftalarını hatırlamak dahi istemediğimiz bir ilk yarıyı geride bıraktık. Futbolcular açısından baktığımızda zor bir süreç… Tabi profesyonellik içerisinde bu tür durumları futbolcuların normal karşılaması lazım… Ancak mevzubahis bizim futbolcuların profesyonelliği olunca, çok iyimser düşünemiyorum bu konuda.

Siz ne demek istediğimi sanırım anlaşmışınızdır!

Bu anlamda Feyyaz Uçar'ın işi hiç de kolay değil. Teknik heyet, futbolcu kaynaşması-uyumu uzun bir süreç gerektirir. Feyyaz Hoca özünde sıcak diyalogu olan, insan canlısı bir teknik adamdır. Lakin yine belirtmek isterim ki; mevzu bizim futbolcular olunca..!