Öncelikle herkese selamlar… Kısa bir evlilik
tatilinden sonra yeniden sizlerle birlikte olmaktan
dolayı çok mutluyum. Tabi gazetecinin tatili
olmaz düsturundan hareketle ben de gittiğim
şehirlerde elimden geldiğince Yeni Malatyaspor’u
takip etmeye çalıştım.
Ligin ilk maçında 1461 Trabzon karşılaşmasında
ortaya çıkan tatsız tuzsuz futbol açıkçası
beni şaşırtmadı. Sağlıklı bir kamp dönemi
geçirememiş, yaptığı transferleri azcıkta olsa“
piyango” misali yapmış bir takımın ilk maçında
taraftarını memnun edememesine şaşırmadım.
Şaşırdığım bir nokta vardı aslında… Camianın,
basının sabırsızlığı ve acımasız eleştirileri!
“Acaba” dedim kendi kendime, ben de
orada olsam aynı şeyi yapar mıydım?
Bana göre bir gazeteci işini layıkıyla yapmak
kaydıyla kafasını akşam gönül rahatlığıyla
yastığına koyar. Elbette bu durum da kişiden
kişiye değişir. Mesleğin etik ilkelerinden çok,
vicdanla el arasındaki bir mesafeden bahsediyorum
sonuçta.
Tabi kalemi ve yüreği güçlü gazetecileri
tenzih ediyorum. Onlar zaten okuyucuları
ve izleyicileri tarafından ödülün en güzelini,
“eline sağlık” şeklinde her gün iadeli taahhütlü
alıyorlar.
Diğer güruhu konuşmak dahi istemiyorum…
Zira yaptıkları midemi bulandırıyor artık.
Adamlarda ne vicdan kalmış, ne de insanlık.
Varsa yoksa cepleri! Hoş birileri de bunları
sürekli besliyor ya!
Aslında bu adamları yazmama yönünde bir
karar almıştım ancak konuştuklarını işittikçe
ister istemez bir iki kelime edesim geldi.
Yahu yazdığı anlaşılmaz, söylediği işitilmez
adam sen önce dön bir cürmüne bak, ben kimim
çapım ne, adım ne diye bir sorgula kendi
kendini.
Yaptığın öznel yorumların pis kokusu ta
Beydağlarının öte tarafından gelmeye başladı
artık… Ne demek Yeni Malatyaspor’u biz
şampiyon yaptık, ne demek biz ne dersek bu
kulübün başkanı onu yapar, ne demek kulüp
başkanından tehditle reklam adı altında para
koparmak?
Nerden buluyorsun bu cesareti!
Sakın yanlış anlamayın, aslında benim
kızdığım nokta burası değil… Nihayetinde
yukarıda söylediklerim bu bahsettiğim kişilerin
kendine has duruşları. Benim kızdığım nokta,
kötü de olsa, yamukta olsa bu duruşlarından
da taviz vermeleri.
Herhalde paralar suyunu çekti!
Yahu siz değil miydiniz “Adil Gevrek’i babası
bize emanet etti”diyen? E ne oldu şimdi peki?
Niye emanete ihanet ediyorsunuz? Adam 1
senede ne yaptı da sizin gözünüzde düştü?
Şimdi sağda solda adama olmadık hakaretler
ediyormuşsunuz, bu adamdan olmaz
diyormuşsunuz.
Ya yorumlarınız? Meteorolojik tahmin gibi,
sürekli değişiyor!
Bu takımdan olur mu olmaz mı, önce ona
bir karar verin. Çünkü sizin yorumlarınız Malatya
için çok önemli. Maazallah sizin yorumlarınız
olmasa yolumuzu göremeyeceğiz!
Ha şu kongrede başkanın söylediği sözleri
de geçmeyelim… Sizce başkan o lafları kime
etti? Kongredeki tuzu kuru, uslu çocuk pozlarınızdan
anlaşılan o ki tek kelimeyi dahi üzerinize
almamışsınız.
Bence üzerinize fazlasıyla alının, çünkü başkanın
hedefinde siz vardınız. “Kulüp üzerinden
kavga etmeyin, gazeteci işini yapsın” dediği
sizden başkası değildi. İnanmıyorsanız kendisine
sorun.
YERLİLERDE YABANCILARA AYAK
UYDURURSA….
Gelelim maça…
Geçen haftaki Gaziantep Büyükşehir maçını
izledikten sonra açıkçası derin bir nefes aldım.
Ve kendi kendime dedim ki; bu takım küme
düşmez, hatta play-offu bile zorlar. Ancak futbol
bilgisine, yorum gücüne inandığım birkaç
kişinin yaptığı analizleri okuyunca da fazlasıyla
şaşırdım.
Mesela aynı sayfalarda yazı yazdığım Adil
abim(Kınık) “yabancılar futbola yabancı” diye
bir başlık atmıştı yazısına geçen hafta. Eğer
geçen hafta görüşebilseydik bu tespitini uzadın
uzadıya tartışırdık, lakin görüşemedik.
Ben Adil abi ve onun gibi düşünüp yorum
yapan bir kaç gazeteci arkadaşıma daha
katılmadığımı geçen salı yaptığım televizyon
programımda da dile getirdim. “Yabancı futbolculara
zaman tanınmalı, belli ki bir kaliteleri
var” dedim Santra’da.
Ve yanılmadığımı Alanyaspor maçında
gördüm. Yok, mu eksikleri yabancıların, elbette
ki var… Mesela Azubuike ile Alex o kadar kolay
top kaybediyor, top rakipteyken tepkisiz kalıyorlar
ki… Bunlar önemli eksiler bu futbolcular
için. Ancak zamanla kapatılabilecek eksikler.
Ben yabancıları beğendim… Eğer yerliler
de onlara ayak uydurursa tadından yenmez bu
takımın.