Milli arada ne yazmalı diye biraz düşündükten sonra aklıma ara ara yazıp sizden de gayet olumlu tepkiler aldığım ‘spordaki garipliklerimiz’ başlıklı yazı dizisi geldi.
Bence zamanıdır bir spordaki garipliklerimiz başlıklı yazının…
-Her ortamda ‘bu takım küme düşer’ mealinde garip yorumlar yapıp, her defasında da yanılan kifayetsiz muhterislerin buna rağmen daha hala başı dik bir şekilde yönetimi ve takımı eleştirmeleri sizce de garip değil mi?
-Takımın hocası Erol Bulut’u daha 1 hafta önce ağza alınmayacak türden ağır dozda eleştirilerle istifaya davet edip, 1 hafta sonra ise sadece 1 galibiyetle ‘başarılı hoca’ sözleriyle yere göğe sığdırmayanları hakikaten garipsiyorum.
-Yeni Malatyaspor’un şu başarılı sürecinde bile maçlarına gelmeyip, lafa geldiğinde ise ben şöyle Malatyalıyım - böyle Yeni Malatyasporluyum edasıyla mangalda kül bırakmayan sözde Malatyalıları her defasında garipsiyorum.
– Kulüp başkanı Adil Gevrek’i tamamen kendi şahsi hesaplarından dolayı vizyonsuz, dar kafalı, cahil gibisinden ağır ve de direkt kişiliğe saldırı türünden sözlerle yerden yere vurup, daha sonra ise hiçbir şey olmamış gibi ‘başarılı ama…’ ile başlayan cümlelerle güya hakkını teslim etmek isteyen aklını yitirmişleri aşırı derecede garipsiyorum.
-Yıllardır bulundukları yöneticilik koltuklarını memleket sporunun hayrına tek bir iş bile yapmadan işgal eden sözde yöneticilerin, liyakat sahibi gençlerin önünü ısrarla ve de inatla tıkamalarını anlam veremeyerek garipsiyorum.
- Sırf altyapıya verdiği yakınının ya da çocuğunun yeteneksiz olduğu gerekçesiyle hocaları tarafından ‘bu çocuktan futbolcu olmaz’ denilerek gönderilmesini içine sindiremediği için altyapıya, hocalara ve sisteme öfke kusan sözde futbol adamlarını tiksinerek garipsiyorum.
-Bölgesel Amatör Lig’de rakibiyle daha önce örneği görülmemiş bir şampiyonluk yarışına girişen ve de sahada önüne geleni deviren Yeşilyurt Belediyespor’un saha dışında gerekli desteği bulamamasına açıkçası garipsiyorum.