Osmanlıspor – Yeni Malatyaspor maçı, şehrin 35 km. dışında toplu taşımanın geçmediği, en yakınında bir barakanın bile olmadığı uçsuz bucaksız arazilerin ortasında, Osmanlı Stadyumu’nda oynandı.

Üstelik maçın bilet fiyatı da 54 liraydı.

Ne bir Malatyalı siyasetçi ne de STK temsilcisi, bu duruma sesini çıkarmadı. Ankara’da siyasilerin önünde takla atan Malatya dernekleri, kafasını kuma gömdü, en ufak taraftar organizasyonu bile yapmadı.

Araç kiralama, bilet, yiyecek...

Kişi başı 180 lira cebinden ödeyerek maça geldi Malatyalılar.

O beIN Sport’un ara ara gösterdiği bir avuç insan topluluğu, bu şehrin sırtından geçinenlerden daha değerli ve orijinal Malatyalıdır!

Golcümüz olsa...

Osmanlı Stadı, adına yakışır şekilde Türk devletlerinin sanat tarihine ve kültürüne göre inşa edilmiş. Yeniçerilerden kale surlarına, eski Türk devletlerinden fetih marşlarına kadar her şey düşünülmüş. Khalid Boutaib biraz becerikli olsa onu Fatih, galibiyeti de fetih ilan edecektik, olmadı!

Futbolda şansızlıkla beceriksizliği ayırt etmek lazım.

Khalid’in ki beceriksizlik!

Hayatımda izlediğim en kötü penaltı atışını yaptığı için ona kızmıyorum. Top son anda hareket etti, hadi şansızlık falan...

Cissokho’nun ortasında normalde topun direkt fileden çıkması gerekir. Kalecinin üstüne nişanladı. Dönen topu iyi bir golcü olsa, kramponunun çivisiyle dahi içeri sokar, geç kaldı, ağırdan aldı, yine kaleciye, savunmaya çarptırdı. Ya ikinci yarının başındaki ikrama ne demeli. Yerden vursa yüzde yüz gol.

Kimse artık “iyi de adam 9 gol attı” falan demesin!

Ronaldo’da 5 Altıntop aldı. Şu günlerde takımdan ayrılsın diyor Real Madrid taraftarı.

Golcüysen gol atacaksın bana, makine gibi. Öyle ya da böyle atacaksın! Bir maçta 4 net fırsatı değerlendiremiyorsan, kusura bakma kulübede sıranı bekleyeceksin. Zaten bizde direkt oynayacak bir forvet olmadığından Khalid atsa da kaçırsa da oynuyor!

Maçta ikili mücadeleleri kazanma oranı % 59’dan yüzde 41’e Malatya’dan yana. Rakibi bu kadar ezip, galibiyet çıkaramamanın tek bir açıklaması var: KALİTE!

Takım oyunu ve sistem kurgusu çok iyi. Ancak işi bitirecek ‘K(h)alit(d)e’ de sorun yaşıyorsan olmuyor işte. Beşiktaş maçı atsa +2 puan. Osmanlı maçı atsa +2 puan. Golcüler daima kaçırdıklarıyla konuşulur, kimse attıklarını görmez.

Camianın forvet transferinde ısrarcı olması da bu yüzden zaten.

Erol Bulut cezalandırılıyor!

Stoperde sayıca eksiklik var. Orta sahada alternatif oyuncu yok. Onun için Yeni Malatyaspor en az 3 oyuncuyu kadrosuna katmak zorunda. Yeni transferler ilk maçta takımla sahaya çıkamıyorsa, transferde sınıfta kaldığımızın göstergesidir. Bu saatten sonra gelecek oyuncunun Malatya’ya, iklime, takıma, hocaya alışması 3 hafta. Bi sakatlık bi de cezalı oldu mu sezon biter.

Transfer konusunda Adil Gevrek’i yanlışa iten, saha sonuçlarına bakıyor olması. Yeni Malatyaspor, Osmanlı’ya 5 atsa dahi 3 oyuncuya ihtiyaç var. Takım zorlu maçlardan puan aldıkça, Adil Gevrek çok kaliteli iyi oyunculardan kurulu bir takımı olduğunu sanıyor, yanılıyor!

Erol Bulut, elindeki düşük kalibreli malzemeden müthiş bir savaş silahı çıkarmasının cezasını çekiyor. Öyle bir sistem ve maça hazırlık programları geliştirdi ki, Murat Akça, Murat Yıldırım, Sadık, Rahman ve Turgut gibi yerli oyuncuların kimi ikinci baharını yaşıyor, kimi parıl parıl parlıyor!

Normalde böyle bir teknik adamın dediği oyuncu gözü kapalı alınmalıyken, Adil Gevrek hala transferde uzatmanın uzatmasını oynuyor. Kısacası Erol Bulut, imkânsız denilen maçlardan inanılmaz puanlar çıkardığı için yönetim tarafından cezalandırılıyor.