3 Aralık 2023 Pazar günü ‘’Dünya Engelliler günü’’ olarak anıldı. Fikir olarak gün işlerine oldum olası sıcak bakmadım ve hala da o noktadayım.
Ülkeler sosyal devlet politikaları gereği; muhtaçlarına, yetimlerine, fakirlerine, engellilerine ve tüm tebaasına bakmakla yükümlüdürler. Bu bir sosyal devlet politikası olmalı lakin izlenimlerim bunu demiyor. Siyaset malzemesi olma eğilimi hakim…
Engellilerin engelleri yaşam boyuncadır 1/365 değildir.
Engelliler;
Birçok ihtiyaçlarını yalnız başına yapamayanlardır,
Birçoğu tek başına hareket edemeyenlerdir,
Bir kısmı doğanın güzelliklerini ve nimetlerini göremeyenlerdir,
Bazıları konuşulanları alamayanlardır,
Tatlardan, kokulardan… Mahrum olanlar var,
Güneş ışığına hasret olanlar yok değil,
Anne babaya sarılmaktan, onlarla dertleşmekten mahrum olanlar var,
Hatta kısıtlı olanlar var…
Sorunları saymakla bitmez. Bunca eksiklikler nasıl giderilecek; hepsi bir günde nasıl hal olacak yorumsuz… Bu sorunları onlara yetkililer mi verdi; tabi ki, hayır… Yetkililer bu sorunların aza indirilmesi için gayret göstermeliler.
Sadece 3 Aralık günü sarılıp resim paylaşmakla olsaydı ortada engel ve engelli kalmazdı. Demek ki, bu sorun bir gün ile hatırlanacak kadar basit bir mesele değilmiş…
Engellilerin yaşamlarını daha iyi sürdürebilmesi ve engellerine göre engel tanımamaları için her yerde gönüllü dernekler çaba gösteriyorlar. Bu çalışmalar Malatya’da ise başkanlığını Naile Lale Altuntaş’ın üstlendiği “3 Aralık Engelsiz Yaşam Derneği” olarak faaliyet göstermektedir.
Engellilerimiz ve muhtaçlarımız mağdur olmasınlar diye canla başla çalışma yürütmekteler. Kendilerine buradan teşekkür etmek isteriz. Bu teşekkürü tüm yetkililere yapmak isteriz lakin yaşatılanlar buna engel oluyor.
Bir engellinin, engelliyi ve engelli yakının neler yaşadığını hiç kimse idrak edemez. Çünkü hiç kimse empati kurmuyor, tek düşünceleri var engellilerin engelleri bana ne getirir ne götürür hesabı...
Sadece 3 Aralık günü tatlı ve süslü cümleler ile resim paylaşanlar soruyorum: Siz hiç sabaha kadar inlemeyi dinlemek zorunda kaldınız mı?
24 saat boyunca dışarı çıkamayan anne oldunuz mu?
“Ben sana yetemiyorum” diyen baba oldunuz mu?
Hastanede doktor hastana bakmayınca “bakmak zorundasın yüksek ateşten bu çocuğun beyni zarar görürse kim sorumlu?” sorusuna “onun beyni zaten gitmiş” cevabına maruz kalıp darp edildiniz mi?
Olmadınız inşallah olmazsınız da…
Derdi veren Allah dermanı da verecek olan Allah…
Lakin yetkililerin görevi engellerine göre ortam hazırlamak.
Engelli rampaları,
Engelli yürüyüş alanları,
Toplu ulaşımlarda kolaylık,
Engelli asansörleri,
Özel parkurları vs.
Tüm yetkililerden istirhamımızdır lütfen engellilerin engellerini kendi yükselme basamaklarına malzeme yapmayın. Sadece sizin ayağınıza kadar gelebilenleri görüyorsunuz. Tüm engellilerin neler çektiklerini asla araştırmadınız. Ben bir engelli babasıyım kendi kurumum dahi 3 Aralık Günü destek olsun diye ziyaret ya da telefon ile arama gerçekleştirmedi. Sadece bir okula gidebilenleri ve özel programlarda ayaklarına gelebilenleri görüyorlar. Bu da topyekûn engellilerin engelleri ile mücadelede engel teşkil ediyor.
Elinde doktor raporu var, vesayet kararı var, ömür boyu rapor ilacı var ilaç yazdırılacak yok çocuğu görmem lazım deyip yazdırmayan doktorlar var. İyi niyetli olanlar ve özellikle aile hekimlerine de burada teşekkür etmek gerek…
Bir kurumda bir destek alınacak raporu her şeyi veriyorsun “yok git hastayı getir görmem lazım” diyenler azımsanmayacak kadar çoğunluktalar. Bu sorunları arkadaşlar ile görüştüğümüzde dile getiriyorlar.
Engellilerimize engel çıkarılmadığı sürece engellerini kendi imkanları ile çözebilecekleri kanaatindeyim. İsim vermeden bir kurum 3 Aralık günü Engelliler Günü programı yapıyor koskoca salonu kapatıyor ve sadece 10 engelli gelebilir diyor ne acı değil mi?
Hani 3 Aralık Günü deklanşörleriniz flaş yapıyordu ne oldu birden ses çıkarmaz oldular. Engelliler kimsenin vitrin malzemeleri olmamalıdırlar.
Bazen sorunun çözümü için sorunun bir parçası olmamak için o sorunu deşmemek gerek.
“Ne kadarda karamsar bir tablo çiziyorsun! Bu kadar da değildir!” diyebilirsiniz. Evet, haklısınız görevlerini hakkı ile yapan, yüreklerini ortaya koyan yetkililerde yok değiller lakin bazen de yasalar onların elini, kolunu bağlıyor. Yapacakları pek bir şey kalmıyor yasal olarak…
Bazen engel olunmayınca da engeller aşılabiliyor. Engel olmadığınız her vakit engel yoktur.
Tüm engelli ve engelli yakınlarına buradan selam olsun. Onlar ne ulvi ve yüce bir kalbe sahipler ki, şükredip hayatlarından tat almak için çaba gösteriyorlar. Hem de hiçbir engel tanımadan tekrar selam olsun…