İşten güçten, çocuktan fırsat buldukça kumandayı elime alıp koltuğa oturur ve televizyon turu yaparım.

Bu turlar genelde öğlen kuşağına yani 13.00-7.00 saatleri arasına denk geliyor. Ama televizyon sektöründe öğlen kuşağı ölmüş, bitmiş.

Evlendirme programları, moda programları ve kadın programı başlığı altında saçma sapan bilgiler, ayrıntılar veren gereksiz yayınlar…

Kendi özel hayatında dikiş tutturamayan ve 3-4 eş değiştiren ünlü isim, evlendirme programı yapıyor.

Evlendirdiği gençlere ne hayrı dokunacaksa…

5 sene önce evlenen, çoluk çocuk sahibi insanlar kendilerini canlı yayına attıkları gibi bir daha gelinlik giyip, düğün yapıyor. Aileleriyle yüzleşiyor, hesaplaşıyor, tam bir saçmalık.

Bir diğer programda kız oğlana aşık ama oğlan istemiyor. Kızın annesi yayına geliyor, oğlanı istiyor.

Güler misin, ağlar mısın?

Moda stil programı adı altında genç kızlar podyumda yarışıyor, biz giydiğimiz zaman rüküşlük olan kıyafetler onlar giyince ve 2 bin - 3 bin gibi rakamlara alınınca kıymetli oluyor.

Üstelik bu kızların dünya yıkılsa ruhları duymayacak o kadar rahatlar. Ve jüri üyelerinden bahsetmek bile istemiyorum. Kendi kendini öptüren mi dersin, yarışmacıların aksesuarlarını alan mı dersin, günlük stresini atsın diye yarışmacılara göbek attıran mı dersin tam bir felaket!

Bunlar yetmezmiş gibi temizlik programı, aynı evde yaşayıp evlenmeye çalışan, kıskançlık krizine girip tabak çanak kıranların hepsi televizyonların yayın akışında mevcut.

Bu bahsettiğim olayları görmek için izlemek, daimi izleyicisi olmakta gerekmiyor.

Kumandayla kanalları gezerken bunların hepsine denk gelmek mümkün.

Ne günlere kaldık değil mi?

Tek çare şu çakma kanalların yayınladığı Türk filmi kanallarını izlemek.

Yayın kalitesi bozuk falan olabilir belki ama psikolojimizi bozmuyor en azından.

Ohh mis gibi.

O da olmadı evde çocuk varsa çizgi film kanalları en ideali, benden söylemesi…