Benim kastettiğin telefonların “Baz” istasyonları değil. Eskiden bizler “baz” olarak sadece sihirbazları bilirdik.

Benim kastettiğin telefonların “Baz” istasyonları değil.

Eskiden bizler “baz” olarak sadece sihirbazları bilirdik.

Meğer ne çok “Bazlar” varmış bu da zamanla ortaya çıktı.

Bunların en önde gelenleri “düzenbazlar”

Her zamana…

Her şekle…

Her fırsata…

Her harekete…

Her oluşuma…

Her düzene ayak uyduran “Düzenbazlar” bunlar.

En tehlikeliler işte bunlardır.

Çünkü insanın gözünün yaşına bakmaz hemen fırsatı lehlerine çevirir kendilerine mutlaka bir pay çıkarırılar.

İşte bunlara biz “Düzenbaz” diyoruz.

Bu tiplerin ar damarları olmaz.

Utanmaz, çekinmez, sıkılmaz, arlanmaz kişilerdir.

Çünkü “Düzenbazdır” onlar.

Bunları her yer de görürsünüz.

Özellikle şu ekonomik kriz dönemlerinde her yerdedirler.

Özelliklede siyasette daha çok gözükürler.

Bir şekilde siyasetçilere yamanmayı, onların yanlarında yer almayı başarırlar.

Onların derdi siyaset yapmak değil ahlâk hizmeti değil, onlar için varsa yoksa paraya kavuşmak, zengin olmak, servete kavuşmak ve tabiî ki bu yolu kullanarak makam koltuğuna kavuşmaktır.

Onları sizden uzakta sanmayın.

Yanınızda, yanı başınızda dururlarda farkına bile varamazsınız.

Bunlar Bukalemun’a benzerler, her şekle her kılığa her iklime ayak uydururular.

Yani her renge her kılığa her kılıfa girenlerdir.

Çünkü Düzenbazlardır.

Kendi işlerini her şekilde halleder, istediklerine ulaşırlar.

Aman dikkat.

Sihirbaz, Hokkabaz, Yobaz, Cambaz ve bir de Düzenbaz.

Hepiniz bilisiniz bunları ama en uzak durmanız gereken tipler bu Düzenbazlardır.