15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimi sırasında Malatya büyük önem taşımıştı. Hem 2. Ordu Komutanlığının burada olması hem de 7. Ana Jet Üssü’nün Malatya’da olması ve en önemlisi darbe girişiminde hareketli noktalardan biri olarak kayıtlara geçmesi Malatya’yı önemli bir merkez kabul ettirdi.

Darbe girişimi sırasında 2. Ordu önünde ve içinde yaşananlar hala dün gibi akıllarda. 7. Ana Jet Üssü ise büyük bir ayaklanmanın sebebi olacaktı eğer şehrin yetkilileri tarafından önlem alınmasaydı.

İşte 15 Temmuz ve sonrasında Malatya’ya bunları yaşatan paşalar, albaylar, yüzbaşları, teğmenler hepsi artık hakim karşısında. 7 Mart tarihinde FETÖ kalkışmasının en önemli davalarından biri Malatya Yakınca Spor Salonu’nda başladı. İlk duruşmanın gözlemlerimi geçen hafta yazıma taşımıştım. İlk iki gün tutuksuz yargılanan erler dinlenmişti, daha sonra ise 2. Ordu eski Komutanı Orgeneral Adem Huduti başta olmak üzere rütbeli isimler tek tek savunmasını yaptı.

İşin rengi rütbeliler konuşunca değişti. Takdir edersiniz ki kimse iddianame de haklarında yazılmış olan suçlamaları kabul etmedi. Ben bu yazıyı yazana kadar 28’i tutuklu 76 sanıktan sadece 23 tanesi savunmasını yaptı ve böyle giderse duruşma bir hafta daha uzayacak.

Bir haftayı tamamlayan ve gittikçe hareketlenen davada kendimce belirlediğim IN ve OUT’larım oldu. Yani davanın en iyilerini ve en kötülerini belirledim.

Mahkeme salonuna çevrilen spor salonu çok profesyoneldi her şey düşünülmüştü (basın mensuplarının oturduğu koltuklar hariç). Bu nedenle mahkeme salonu IN

es sistemi OUT… Salona konuşanların sesini vermek için hazırlanan sistem sınıfta kaldı. Hem çok amatördü hem de beklentileri karşılamayarak sürekli kendisinden şikayet ettirdi.

Salonun bulunduğu yer sakinliği, şehirden uzaklığı ve geniş alanıyla IN olmayı hak etti.

Yemek sıkıntısı yaşandı. Salona yakın lokanta, büfe, kantin olmaması duruşmaya katılan avukatlar ve basın mensupları başta olmak üzere herkesi mağdur etti. her ne kadar son günlerde köfte-ekmek satmak için gelen tezgahlar olsa da yetersiz kaldı. Saatler süren duruşma ara verince yaşadığımız yemek sıkıntısı OUT

Tutuklu yargılanan isimlerin aileleri de duruşma salonunda hazır bekledi. Ailelerin soğukkanlılığı IN. Çok şaşırtıcı bir etki bıraktılar salondaki herkese. Özellikle tutuksuz yargılanan erlerin ailelerinin yaşadığı telaşa ve mağduriyetlerine bakılırsa… Ailelerin yanı sıra sanık koltuğunda oturan rütbeli isimler de en az aileleri kadar soğuktu.

Savunmalarına 15 Temmuz darbe girişimini kınayarak, şehitlere rahmet dileyerek ve vatan sevdasından bahseder başlayan tutuklu sanıklar OUT… Başka isimlerde nasıl bir etki bıraktı bilemem ama bana hiç samimi gelmedi. Huduti, Angun ve diğer isimler savunmalarını yapmadan önce hep bu tarz cümlelerle başladılar söze.

Basın mensupları IN olmayı sonuna kadar hak etti. Yaklaşık 12 basın çalışanının takip ettiği duruşmada kurdukları sistemle anlık haberler paylaşan mesai arkadaşlarım saatlerce usanmadan klavye tuşuna bastılar ve en iyi görüntüyü yakalamak için bir birleriyle yarıştılar.

Emeği hiçe sayan basın mensupları da vardı elbette. Onlar yine OUT olmaktan kurtulamadılar.

Ve son olarak FETÖ Malatya davasının bir numaralı ismi Mahkeme Başkanı Vedat Koç oldu. Ağır Ceza Hakimi olan Koç kilit sorularıyla sanıklara soğuk terler döktürerek evdeki hesabı çarşıya uydurmadı. Saatlerce savunmaları dinleyip kendisi özetledikten sonra can alıcı sorularıyla (ki sorularına itiraz eden avukatlara bile yargı usulüyle DUR diyen) koca bir düğümün iliklerini tek tek çözen ve sabrına hayran bıraktıran Vedat Koç bu dava için hatta Ağır Ceza Hakimliği için biçilmiş kaftan…