Dişçi koltuğu fobisi olanlara tavsiyeler…

Günümüzde birçok kişi gerekçeleri farklı farklı olsa da korktuğu için diş tedavisini yaptıramıyor, başlasa bile yarım bırakıyor.

Durum böyle olunca sağlıksız bir ağız, kötü koku ve çeşitli kalp rahatsızlıkları o kişide kaçınılmaz oluyor. Yaşanan diş koltuğu fobisinin üstesinden gelmek için ise diş hekimlerine önemli görevler düşüyor. Diş hekiminden ya da diş sağlığı hizmetlerinden korkmak toplumda görülen önemli sağlık sorunları arasında sayılıyor.

Bu durum hem sağlık çalışanı hem de kişi için oldukça sıkıntılı bir durum. Çünkü yaşanan korku, kişinin ağız ve diş sağlığı konusunda sorun yaşamasına rağmen diş hekimine hiç başvurmamasına ya da başvursa bile düzenli olarak gitmemesine neden oluyor.

Kişinin bu korkusu tedavi sorumlusu olan hekim ile tedavi işbirliğinin de engellenmesine, gösterilen direnç nedeniyle memnuniyetsiz ayrılmasını da beraberinde getiriyor.

Diş hekimi korkusunun yenilmesinde psikiyatrist-psikolog-diş hekimi işbirliğinin çok önemli olduğunu psikologlarımız vurguluyor. Kan, yaralanma, iğne ve buna benzer diğer tıbbi işlemlerle ilgili mantıksız korkuların hepsi, kan- yaralanma fobisi başlığı altında değerlendirildiği söyleniyor. Oysa kan- yaralanma fobisi halk arasında kan tutması olarak biliniyor. Diş hekimliği korkusu ise psikologlarımızın araştırması sonucu çok daha farklı bir durum olduğu ifade ediliyor.

Diş hekiminden neden korkarız?

Kişinin diş hekimi ile geçmiş yaşantıları bu korkuyu oldukça etkilemektedir. Genellikle diş hekimi korkusu kişinin ağrılı bir tedavi yaşamasından sonra ortaya çıkar. Bunun yanı sıra diş hekiminin tedavi almaya gelen kişiye yaklaşım biçiminin de tedaviye duyulan korkuda etkili olduğu bilinmektedir. Kişinin kendi deneyimlerinin bu korkuya neden olmasının dışında dolaylı olarak bir başkasından duyduğu ya da gözlemlediği olumsuz yaşantılar yine kişiyi bu olumsuz öğrenmeye maruz bırakacaktır. Diş hekimi korkusu sadece diş hekimi, ağrılı tedavi, öğrenilmiş ya da dolaylı yolda edinilmiş deneyimler sebebi ile gelişmez. Kişi beyaz önlük, ilaç kokusu veya tıbbi uygulamanın olduğu mekânlardan da olumsuz etkileniyor olabilir.

Kişinin tedavi esnasında kendisinin gözlemleyemediği bir organ ile çalışılıyor olmasından, birçok aletin ne işe yaradığını bilmediğinden; kendisi bunu kontrol edemediği gerekçesi ile de korkabiliyor.Diş müdahalesi esnasında kişinin uyanık olmasının, oral sedasyon sağlansa da oldukça kaygı verici bir süreç olduğunu söyleniyor.

Korkuyu yenmede diş hekimine önemli görev düşüyor!

Kişinin tüm bu kaygılardan ve korkulardan arınması için diş hekimine büyük görev düştüğünün altını çiziyoruz, güvenin şart olduğunu vurguluyoruz. Hekiminin tedavi amacı ile gelen kişiye güven vermesi, tedaviyi detayları ile paylaşması, hiç ağrı duymayacağı ve uyuşmadan yeterince emin olmadan herhangi bir girişimde bulunulmayacağını paylaşması gerekmektedir. Tedavi odasında kişinin dikkatini başka yöne kaydırabileceği görsel bir yayın veya rahatlatıcı bir fon müzik olabilir. Diş hekimi, müdahale esnasında sıklıkla uygulamanın aşamaları hakkında bilgi verirse hastanın rahatlamasına yardımcı olacaktır. Hastanın korku ve kaygılarını net bir biçimde diş hekimi ile paylaşması tedavide işbirliğe neden olacak, kaygı veya korkulardan arınmış bir tedavi sağlanacaktır.