6 Şubat Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki büyük depremin ardında ülkemiz telafisi çok zor bir durum yaşadı.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki büyük depremin ardında ülkemiz telafisi çok zor bir durum yaşadı. Yok olan hayatlar, toplu aile ölümleri, ulaşılamayacak hayaller, yaşanamayacak olan baharlar, molozlaşan yapılar, şehirlerin kaybolan tarihi dokuları, yaşanmışlıklar, belki bunlar telafisi mümkün olan durumlardır. Asıl bilmemiz gereken; enkaz altında kalkamayan insanlık…
Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Hatay illerimizde son yüzyılın en büyük felaketi yaşandı. Ölü sayısı en yüksek depremler olarak kayıtlara geçti.
Deprem sonrası yaşananlar bizleri derinden sarstı. Hırsızlıklar, fırsatçılık, gayri ahlaki yaşanan durumlar, çaresizlikler ve imkansızlıklar, enkaz altında ulaşılamayan fidanlar, en acı olanı ise enkaz altında hiç kalkamayacak olan insanlık…
İnsanlık Asrın Felaketinde öyle bir yara aldı ki, bu enkazdan kalkar mı hiç ümitli değilim.
Hırsızı düzeltirsin, fırsatçılığı yasalar ile güvence altına alırsın, ahlak sorunu çözülebilir. Enkaz altında yok olan insanlık asla kalkamayacak bir vaziyette…
İnsanlık öyle bir yöne evrildi ki, yönünü değiştirmeye ömürler yetmez. Kadim Medeniyetimizin topraklarında insanlık ile alakalı öyle hayat hikayeleri var ki, ibretlik… Konu komşu hakkı, eş dost akraba hakkı, yol hakkı… Kısa sürede yaşadığımız felakette bunlardan eser bulmak ‘’iğne iplik’’ misali…
Elbette ki, sadece olumsuzluklar olmadı. İnsanlık adına, güzel şeylerde yaşanmadı değil. Felaketin yaralarını sarmak adına hayırsever ve feraset sahibi insanlarımız ilk dakikadan itibaren kolları sıvadı. Kimi ehliyet ve liyakatı ile, kimi bilgi ve becerisiyle, kimi malıyla deprem bölgesinin yaralarını sarmak için mücadele etti. Afad ve Kızılay koordinelerinde yardımlarını hala sürdürmekteler.
Barınma için evlerini, pansiyonlarını, otellerini depremzedeler için kapılarını sonuna kadar açan yufka yürekli Anadolu insanları vardı.
Bunlar saymakla dile getirilemez sayfalar yetmez. Ama bazılarını yazmak gerek. Burada teşekkürlerimizi iletmek gerek.
Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Erol Keleş ve ailesi, Faik Birişik, Selim Hazinoğlu, Süleyman Uzundere, Hadi Gökdemir, Ahmet Özmen, Ani kalp krizi sonucu vefat eden Recep Burak (mekanı cennet olsun), İbrahim Köroğlu, başta Viranşehir Kaymakamı Önder Çengel olmak üzere kaymakamlık çalışanları, Eyyüpnebi güvenlik çalışanları (Emrah Çiçek ve Şükrü Şükrü Çiftçi), isimlerini bilmediğim ve tüm Eyyüpnebi halkı hepinize teşekkür ederim. Her birinizin ayrı ayrı Malatya da bir adresi var.
İnsanlık hala enkaz altında kalkabilecek mi, şahsen benim hiçbir umudum yok ama ümit var olmakta gerek. Fırlayan kiralar, yükselen fiyatlar, belki hiç düzelmeyecek insanlık faciaları, kimsenin kimse ile empati kurmadığı anlar… ne diyelim insanlık enkaz altında yaralı ama yaralar sarılır mı bunu da zaman gösterecek.
İyi olanlar hep tarih yazmışlardır. Her ne kadar insanlık enkaz altında desek de yaşanan güzel şeylerde yok değil. Yaraların sarılması buna örnektir. Böyle felaketlerin daha yaşanmaması umuduyla…