Geçen gün bir taksici ile kısa ama tek taraflı bir konuşma yaşadık.
Aslında ben her Malatyalının kısa mesafe için söylediği sözle başladım:
“Abicim kusura bakma ama gideceğimiz yer yakın” dedim.
“Önemli değil, buna da şükür” dedi.
Sonra gideceğimiz yere kadar ve hatta arabadan indikten sonra dahi konuşması bitmediği için kaldırımda arabanın ön kapı camı açık vaziyette anlatımına devam ediyordu.
Bu kısa yolculuğumuzun özeti şu cümle:
“Kardeşim 40 yıldır taksicilik yapıyorum 40 yıldır ne bir cadde ne bir sokak değişti ama araba sayısı 40 yıl öncenin araba sayısı mı?”
Aslında söylediklerinin doğruluk payı yüksek…
Malatya’nın bence en büyük sorunu trafik…
Yıllardır değişmeyen caddeler…
Değişmeyen kavşaklar…
Değişmeyen trafik mantığı…
Bu konu ile ilgili kafa yormuş biri olarak söylüyorum…
Oy beklentisi olan kurumların şehir içi trafiğe bakmasının çok da doğru olmadığını yaşayarak görüyoruz.
Bazı hassasiyetlerden dolayı radikal karar alamıyorlar.
Büyükşehir Belediyesine bağlı UKOME’nin dahi yapacakları sınırlı bence.
Yapacakları çoğu şeyde belki de 40 telefon geliyordur.
Ufacık bir değişimde dahi “gelen tepkiler” yüzünden o değişim dahi geri çekilebiliyor.
Yapacakları çoğu şey vardır, biliyorum ama sanki elleri kolları bağlı…
İddia ediyorum…
Yerel seçimlere çok kısa bir süre kalmışken sadece bu kısa sürede İnönü caddesine el atılsın.
“Biz burada trafiği nasıl rahatlatırız” konu başlıklı birkaç toplantıdan sonra hiçbir meslek grubu veya sınırlı hassasiyetler göz önünde bulundurulmadan bir hal tarzı uygulanırsa bence başarılı olurlar.
Demin bahsettiğim taksicinin dediği gibi 40 yıl önceki sistemle hareket ediyoruz.
40 yıl önceki otobüs hareket merkezimiz var.
Kapalı Çarşı’nın etrafından yayılıyoruz halen Malatya’ya…
Sizce çarşıda belediye otobüsleri ve halk otobüsleri trafiğin yüzde kaçını oluşturuyor?
Aynı karede altı veya yedi otobüs görürsün İnönü caddesinde…
Cebe girmeden yolcu alan “asabi” şoförlerimiz modern şehirlerde saniyelerin dahi önemli olduğu bir yüzyılda trafiği nasıl felç ettiklerini görmüyoruz.
Emeksiz’deki 10 saniyelik hata Sıtmapınarı’na iki dakikaya mal oluyor.
TRAFİK IŞIKLARI
Çoktandır şu soruyu sorduğumda anlamlı bir cevap bulamıyorum.
Trafik ışıklarında ki geriye doğru akan dijital zaman uyarısı niye kaldırıldı?
“Medeni ülkelerde işe yarayan bir sistem ama bizde kırmızıya son bir saniye kala gaza yüklenen araç sahipleri yüzünden kazalar arttığı için bu önlemden vazgeçtik” diye bir cevabı anlamlı bulmuyorum.
Tamam, genel hatlarıyla medeni değiliz…
Trafikte ise bırakın medeni olmayı canavarlaşıyoruz!
Ama inanın zaman uyarılı trafik ışıkları tam bize göre…
Medeni ülkelerin uyarıya ihtiyacı yok çünkü azami 70 km. hız limiti olan bir kavşaktan 120 km. hızla geçmezler.
Türkiye’de trafik kazaların çoğunluğu kavşaklarda yaşanıyor.
Bana göre bize “uyarı” lazım ve inanın bu düşünceniz yanlış!
IŞIKSIZ AKILLI KAVŞAKLAR
Sanayi ile İstasyon caddesinin birleştiren ışıksız akıllı kavşağın ne kadar faydalı olduğunu yaşayarak gördük.
Geç kalmış bir uygulama ama bu kavşak yapılırken dahi ne kadar “itiraz” gelmişti.
Ne kadar karşı çıkılmıştı.
Ama ne oldu?
Sonuç itibariyle “bazı hassasiyetler” göz önünde bulundurulmadan yapılan uygulamanın başarılı olması size olumlu bir puan kazandırıyor.
Malatya trafiğine olumlu bir puan yazıyor…
Oradaki esnafa ve oradaki sürücülere…
Bu tür kavşakları arttırmalıyız ve arttırmak zorundayız. Gelen tepkilere kulak asmadan…
BEDAVA HALK OTOBÜSLERİ
Özel Halk Otobüsleri sahipleri isyan etmiş.
“Bedava” binen sayısı çok demişler, zarar ediyoruz, demişler.
Yetkililerin 2,5 yıl önce ücretsiz kartların yüzde 15 civarında olduğunu söylemişler ama bu rakamın yüzde 40 olduğunu söylemişler hat sahipleri…
Kaç kere yazdım bilmiyorum ama Malatya Büyükşehir Belediyesi bu konuda şeffaf olmalı.
Malatya’da toplamda kaç otobüs kartı var ve bunların kaçı “ücretsiz kart”…
Belediye Otobüsünde maaşlı şoförlerin dahi isyan ettiği bir sisteme özel teşebbüsün isyan etmemesi düşünülemez.
Hele hele yüzde 40 gibi korkunç bir rakam ise bu zamana kadar nasıl dayandıkları ayrı bir konu.
Yine tepki alacağım ama yine de yazacağım:
65’lik ücretsiz kartlar sadece Malatya’da yok tüm Türkiye’de var.
Ama bu “ücretsiz binişler” suistimal ediliyor.
Günde 27 kere binen varmış.
Çok basit ve çok da tepki almayacak bir yöntem uygulayabilirsiniz.
Günde dört biniş kotası getirin.
Aylık o karta 120 binişlik para yükletin.
Hatta bunu sadece 65’lik kartlar için değil tüm “ücretsiz kartlara” uygulayın.
Bu arada rica ediyorum, bir vatandaş olarak “bilgi edinme” hakkımı kullanmak istiyorum:
Malatya’da kaç ücretsiz otobüs kartı var?