Kupadaki oyunumuzu ligde de sergilersek bu Galatasaray’dan yine puan alırız biz.
Ah o son vuruşlarda biraz daha becerikli olsaydık, bugün finalin kapısını aralamış bir takım olarak konuşuluyorduk.
Açıkçası o son haftadır bizi hayal kırık dehlizlerinde sürgüne gönderen takım gitmiş, yerine ilk yarının ‘sağlam’ Yeni Malatya’sı gelmiş.
Ben ligde de kupada da fazlasıyla umutluyum.
Bu takım bu sene Türkiye Kupası’nda, olmadı Süper Lig’de Avrupa hedefini yakalayacaktır diye düşünüyorum.
ADAM BAŞARILI
Kabul edin–etmeyin Malatya futbolunun son 5 yılına damgasını vurdu.
Kimisi şans der, kimisi tesadüf.
Ortada duran bir gerçek var ki adam başarılı.
Bunu ben değil rakamlar söylüyor.
Aksini iddia eden varsa bunu ispatlamakla sorumludur.
Ve her şeyden önemlisi bizim bildiğimiz, tanıdığımız yönetici tipleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan nev-i şahsına münhasır bir karakter.
Adam iyi bir hatip değil bir kere.
Planlı-programlı hareket eden bir yönetici hiç olmadı.
Her şeyi kafasına göre, biraz spontane yaşayan birisi.
Önemli ve de göz önünde cereyan eden bir iş yapmasına rağmen profesyonellerle çalışmak gibi bir alışkanlığı da yok.
Politikanın uzağından yakınından geçmediği için politik davranmayı istese de beceremeyecek derecede yetersiz.
Ama…
Konuşma becerisi konusunda hiçbirimizden geçer not alamamasına rağmen bazen öyle anlarda, çıkıp öyle bir vuruyor ki belagatin dibine, sanırsınız 40 yıllık kürsü konuşmacısı, sanırsınız TRT spikerlerinden özel diksiyon ve etkili hitabet dersi almış.
Bu planlı-programlı hareket etme alışkanlığı olmayan adam bazen kulüpteki işleyişle ilgili öyle bir düzen–tertip sergiliyor ki, sanırsınız Amerika gibi 50 yıllık, 100 yıllık planları olan, her şeyi kusursuz düşünen birisi.
Bu profesyonellerle çalışmayan adam, yanında çalıştırdığı ya da kulüpte istihdam ettirdiği adamlardan gün geliyor öyle bir verim alıyor ki, sanırsınız insan kaynakları konusunda master yapmış.
Ve belki de bu maddeler arasından en önemlisi…
Politikanın ‘P’sini bile bilmeyen bu adam bazen o kadar kritik, o kadar önemli görüşmelerden öyle zaferler çıkarıyor ki, sanırsınız Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi.
Bilmiyorum yanılıyor muyum?
Yoksa bu kadar senedir başarısının arkasında yatan sırrı nasıl açıklamak gerekir?