Manisa maçından sonra zor maçlar bizi bekliyor demiştim ama Elazığ takımının bu kadar dirençsiz tutuk olacağını hiç beklemiyordum. Daha diri dikine oyun kuran ve bizi zorlayacak bir rakip beklerken tersi çıktı karşımıza. Ancak bu demek değil ki biz takım olarak iyi değildik. Maçın ilk dakikasından sonuna kadar mükemmel bir mücadele sergiledik, sonuçta bize lazım olanı da aldık.
Başlama vuruşundan itibaren rakibi kendi sahasına hapseden orta sahası iyi çalışan kanatları iyi kullanan ve defansı daha az hata yapan bir ekip görüntüsünde aslan gibi mücadele ettik.
Çok önemli 4 oyuncusundan yoksun bir şekilde sahaya çıkan ekibimizde alternatif oyuncuların performansı gayet iyiydi.
Ben bizim takımı Beşiktaş’a benzetiyorum çoğu huyumuz aynı. Sezon başında şampiyonluk hayali kurmayan sahası olmadığı için maçlarının büyük kısmını dışarıda oynayan iş ciddiye binince sağlam transferler yapan hatta uzun süre yedek kalmasına rağmen takımı sırtlayan bir forveti olan (Eren-Cenk) gibi yani sayacak çok şey var.
Eren varsa ligin tozunu alırsın!
Eren Tozlu’ nun ne kadar değerli olduğunu son iki maçta gördük. 6 puanı adeta söke söke aldı, alternatif oyuncu geldi yılmadı, yedek kaldı yılmadı ve sonuç olarak lider isek şampiyonluğa yakın isek Eren’in diğer oyuncular kadar katkısı büyük.
Bir takımın başarıyı yakalaması için yedek olanların da banko oynayanlar kadar iyi olması gerekli. Biz takım olarak şu an o trendi yakalamış durumdayız. Maşallah nazar değmesin diyelim. Siyasilerin takıma sahip çıkmanın dışında tribünde de yer alması oldukça önemli bir mesaj. Bu birlik beraberliğin önemli bir mesafe aldığını gösteriyor.
Resmi olmamak ile birlikte takımımız Eskişehir maçını büyük bir olasılıkla İnönü Stadı'nda oynayacak. Umarım tribünlerimiz hınca hınç dolar ve bu olumlu havayı takımın gerçek sahibi taraftarlar da yaşar. Son olarak Ümraniye maçını da kayıpsız kapatırsak şayet bulutlu hava bizim için tamamen dağılacak.