Turgut Özal Kamp Eğitim Merkezi’nde yapılan Malatya yıldızlar ve gençler boks müsabakalarını seyrettim. Salonu tıka basa dolduran boks severler, özellikle sporcu aileleri, ve bayan izleyiciler beni yıllar önce çocukluğumuzda yapılan boks müsabakalarına götürdü. Cumali Timuçin, Osman Gelegel, Doğan Çakır ve ismini sayamadığım efsane boksörlerin müsabakalarına gittim bir an. Bu güzel tablo, her ne kadar organizasyon fazla iç açıcı değilse de gösterilen ilgiden dolayı beni ziyadesiyle memnun etti.

Kaliteli ve istikbal vad eden boksörlerin yanı sıra, boks sporuna yeni başlamış ve zayıf denecek boksör olmaya aday dahi olmayan kişilere müsabaka oynatılması yapılan organizasyona ve seçmelere yakışmayan görüntülerdi.

Geçekten iyi boksörlerin çıkacağı ışığını veren sporcuları görmek boks sporuna emek veren insanların sanırım en büyük mükâfatı. Fakat gözümden kaçmayan ve özellikle çok irdelenmesi lazım olan tüm izleyenlerinde şahit olduğu bir müsabaka vardı. 3 raunt başarılı ve üst dizey müsabaka çıkartan ve ilk kez izleme imkânı bulduğum 1932 Malatyagücü sporcusu Enes Yıldırım'ın 2­1 kaybettiği müsabakanın irdelenmesi gerekir düşüncesindeyim.

Evet diğer sporcunun da istikbal vaat eden bir boksör olduğundan şüphem yok ancak emek verilen ve haksız yere müsabakayı kaybeden ve umutlu olduğu boks sporunda daha işin başında bu tür haksızlıklara maruz kalan genç sporcuların korunması ve kollanması gerekir.

Sonuç olarak boks sporuna emek veren insanlar mutlaka kendi aralarında bu tür olayları ve haksızlıkları değerlendireceklerdir. İnancım o ki yapılan hatalardan dönmek veya tereddütlü müsabakalardaki sporcuları belli bir süre idmanlarına devam ettirdikten sonra tarafsız ve Gençlik Spor İl Müdürlüğü yetkililerinde olduğu bir ortamda yeni bir seçmenin yapılması ve yapılan muhtemel haksızlıkların düzeltilmesi adına adaletli bir yaklaşım olur.

Her şeye rağmen müsabakayı düzenleyen ve boks sporuna emek veren antrenör ve sporcuları kutlarken müsabakaya seyirci olarak katılan velilere de teşekkür etmek lazım. Yeşeren boks sporunu haksız sonuçlar yaşatmadan ve umutları söndürmeden gençlerin yolunu açan bir anlayışı olması en büyük temennim.