Rahmet, mağfiret ve bereket ayı Ramazan’da zekat ve sadakayı fıtırımızı da vermemiz lazım.
Bugün de inşallah zekât konusunu sizlere anlatmaya çalışacağım. Değerli okurlarım zekat ibadeti hem mal ile hem de bendenle yapılan farz bir ibadettir. Aynı zamanda İslam’ın temel beş şartından biridir.
Farziyeti Kitap (Kur’an) sünnet (Peygamber Efendimizin sözleri ve fiilleriyle) ve icmayla sabit olup her ne gerekçeyle olursa olsun inkârı ve alaya alınması insanı küfre sokar.
Değerli okurlarım zekat kelime olarak (artma, çoğalma, temizlik ve bereket) manasına gelmektedir. Istılah (dini terim)olarak manası, bir malda veya paradan dinimizce belirlenen kısmını belirli (yılda bir) zamanda fakirlere Allah’a yakın olmak niyetiyle vermektir.
Kıymetli okuyucularım zekât ibadetinin hem fert hem aile hem de sosyal hayatımıza sayılamayacak kadar olumlu etkileri var. Zekât fakirle zengin arasındaki mesafeyi kaldırarak birlik ve beraberliği yaşatan bir ibadettir. Zekât sosyal adaletin gerçekleşmesini temin eden bir ibadettir. Zekât müminlerin birbirlerini sevmesini temin ederek sosyal bir kaynaşmayı temin eden bir ibadettir. Zekat ibadeti yapılmayan toplumlarda hırsızlık, dolandırıcılık ve adi suçlar dediğimiz suçların sıkça yaşanmasına sebep olur.
Zekâtı, Allah tarafından fakire verilmek üzere bırakılan malı sahibine vermeyerek hem kul hakkını çiğnemek hem de Allah’ın emanetine ihanet etmek demektir. Zekât vermeyerek, zengin ve fakirin arasını açarak tefrikayı çıkarmak demektir.
Değerli okurlarım biz müminler olarak malın da, mülkün de Allah’ın olduğuna inanıyoruz. Zengin mal ile fakir de yoksullukla imtihan edilir. Bu dünyada ahrete hiç bir şeyin götürülemeyeceğini (Salih amel) hariç inanıyoruz. Onun için malımızın zekatını vererek, yaşadığımız cemiyette birlik ve beraberliği yaşayarak mutlu olmamız şarttır. Bu şart da ancak ve ancak zekat ibadetini bihakkın yerine getirmekle mümkündür.
Şimdi zekât ibadeti ile ilgili bazı ayetler nakletmek istiyorum. Rabbimiz Teâlâ Hazretleri Bakara Suresi 43’üncü ayette şöyle buyuruyor: “Namazı dosdoğru kılın zekâtı verin ve rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.”
Yine Cenabı Hak Sureyi Bakara’nın 110’uncu ayetinde şöyle buyuruyor: “Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin; önceden kendiniz için hayır olarak neyi takdim ederseniz onu Allah katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı görendir.”
Yine Sureyi Bakara’nın 177’nci ayetinde Allah (c.c)ş öyle buyuruyor: “Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen onu yakınlara yetimlere yoksullara yolda kalmışa isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan zekatı veren ve ahitleştiklerinde ahitlerine vefa gösterenler ile zorda hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar doğru olanlardır ve muttaki olanlar da bunlardır.”
Yine Tövbe Suresi 11-18 ve71’nci ayetlerin meallerini vererek bugünkü yazımı bitirmek istiyorum: “Eğer onlar tövbe edip namazı kılarlarsa ve zekâtı verirlerse artık onlar sizin dinde kardeşlerinizdir. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız.”
“Allah'ın mescitlerini yalnızca Allah'a ve ahret gününe iman eden namazı dosdoğru kılan zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayanlar onarabilir. İşte hidayete erenlerden oldukları umulanlar bunlardır.”
“Mü'min erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder kötülükten sakındırırlar namazı dosdoğru kılarlar zekâtı verirler ve Allah'a ve Resulü’ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz Allah üstün ve güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir.”
Bu konuda 80’den fazla ayet var ben burada bir kaçını sizlere naklettim. Ayetlere dikkat edilirse namaz ile zekat hep beraber geçmektedir. Demek ki zekat namaz gibi bir ibadettir. Namaz dinin direğidir zekatta aynen namaz gibi dinin direği bir ibadettir. Cenabı Hak cümlemize namazını kılan ve zekatını veren kullarından eylesin.
Allaha emanet olun…