Beşinci Malatya Uluslararası Film Festivali Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ödül töreniyle sona erdi.

Kristal kayısı ödülünü hangi film aldı bileniniz var mı?

Toz Ruhu!

Peki, bu filmi izleyeniniz var mı?

Hoş, bu sorun sadece Malatya Film Festivali'ne has bir sorun da değil ya… Türkiye'de yapılan neredeyse bütün film festivallerinde, jüri nerede izlenmeyen, nerede halkın ilgisini çekmeyecek bir film varsa, gider ona ödül verir. Ondan sonra da “sanat toplum için” derler.

Neyse, bu çağdaş kişilerin tartışma konusu olan “sanat için mi, toplum için mi?” gereksizliğine biz girmeyelim, sonra ser'de arıza marıza çıkar maazallah.

Yukarıda da paylaştığım gibi; festivalin en önemli kategorisi olan Ulusal Uzun Metraj Kategorisi'nde Kristal Kayısı En İyi Film Ödülü’nü, Nesimi Yetik’in yönettiği Toz Ruhu filmi kazandı.

Film festivalinin muhtevasının 5 yıldır beğenilmediği, genel anlamda çok önemli eksikliklerin olduğu zaten herkes tarafından biliniyor- konuşuluyordu. Yalnız, beşinci yılını geride bırakan bu festival daha önceden hiç bu sene olduğu kadar rezil duruma düşürülmemişti!

Organizasyonun verildiği şirket düğün organizasyonu yapar gibi olayı ele aldığından, hangi film yarışacak, kimler davetli, festivalin ana teması ne gibi önemli detaylar atlanmış yine.

Düşünün, festival Malatya'nın ama organizasyonun İstanbul'daki tanıtım toplantısına Malatya'dan gazeteci davet edilmiyor… Davet edilen yabancı konuklar konuşma yapıyor, tercüman yok… Davetli listesi tamamen geliş güzel dolduruluyor; sonradan çok önemli isimlerin es geçildiği düşünülüyor ve listeye yeni isimler ekleniyor!

Bunlar sadece dışarıdan ilk bakışta görünen önemli eksiklikler, ya görünmeyenler?

Festivalin 3 milyon TL’ye kadar ulaşan bütçesinden Malatya kent ekonomisine, küçük artıklar dışında bir şey aktarılmadı. Festivalin Malatya’da yapılabilecek çok sayıda işi İstanbul’da yapıldı… Sözde, ödüllerin adı ‘Kristal Kayısı’ ama Kayısı Araştırma ve Tanıtma Vakfı’nın milyonlarca lira harcayarak yaptığı festivalin resmi internet sitesinde kayısıya dair tek bir kelime ile karşılaşmanız mümkün değil!

Eğer maksat salt film festivali yapmaksa, evet yapılıyor… Yalnız, birileri yapıyor, birileri izliyor!

Aha valla biz de festival sayesinde film festivali eleştirmeni olduk iyi mi!


BU TAKIM İLK YARIYI PUAN FARKIYLA LİDER BİTİRİR


Yeni Malatyaspor yense de- yenilse de eleştiri alıyor ya, o zaman ben düşüncemi dolandırmadan söyleyeyim: Bu takım ilk yarıyı 3-4 puan farkla lider bitirir.

Nerden mi biliyorum?

Bunu söylemek için çok zeki, ya da futbolu iyi bilmeye gerek yok ki… Bulunduğumuz grupta ne kadar kötü oynasak da, kötü sonuç alsak da şampiyonluğun en büyük adayı biziz!

Oynanan maçlarda izlediğim takımların nereyse hepsi kalite açısından yerlerde sürünüyor… Yeni Malatyaspor bu kötü haliyle bile bu takımlardan çok daha iyi.

Yalnız, biz biraz sabırsızız gibi geliyor bana!

Her şey bir anda olsun bitsin istiyoruz… Ama bu şeytan işi oyunda böyle bir şey yok.

Zorlanacağız da, hakemler adil olsa da- olmasa da konuşacağız da, rakip takımlarla zaman zaman takışacağız da… Futbolun tabiatından var bunlar. Öyle bir anda elini kolunu sallayarak, başını alıp gitmene izin verirler mi sandın.

Bazen bu sabırsızlığımız yapmamamız gereken şeyler de yaptırıyor bize… Mesela şu haftaya kadar hem duruşu, hem kişiliği, hem kısa sürede oluşturulan bu toplama takıma oynattığı oyun kalitesi, hem de camianın beklentilerine verdiği cevapla, yıllardır çözüm bulunamayan meramımıza ilaç olacağını ispatlayan Mustafa Uğur'u konuşurken, gelişi güzel konuşuyoruz bence.

Adam bu takımın şampiyon olacağından o kadar emin ki, kafasında hiç “acaba”sı yok neredeyse.

Açıkçası benim de yok… Niye olsun ki?

Mustafa Hoca'nın elbette eleştiri hak eden yanlışları var, olacaktır da ama bugüne kadar ben onun hatasından mağlup olduğumuzu hatırlamıyorum.

Özet olarak, bu takım en kötü süreçte liderin iki puan gerisindeyse, biraz kıpırdanması halinde ne olur siz düşünün.

O yüzden paniğe gerek yok, kontrolü elden bırakmamak kaydıyla rahat olun.