Ülkede seçim zamanlarında enteresan olaylar olur.
Bunu Malatya’da daha net görüyoruz aslında…
Mesela Amerika’da bir gazete alenen bir başkan adayını savunduğunu yazar.
Hatta seçim propagandası boyunca o tuttuğu adayın haberini ön plana çıkarır.
Bu normal karşılanır.
Bizde olay biraz farklı işlemekte…
Tek tek nedenlerini yazmayayım ama olay “algı” üzerinden gidiyor.
Mesela Malatya’da AK Parti aday adayları Pazar gününe kadar netleşecek…
Ben diyeyim 50, siz deyin 60 aday aday…
Her aday adayın bir lobisinin olduğunu düşünemeyiz ama ilk on aday adayın ciddi lobisinin olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Malatya’da bana göre “taraflı gazetecilik” şiarı artık aşikâr.
İsim vermeye gerek yok ama iktidarın oyuncularına yakın gazetelerin halleri beni duygulandırıyor.
Manşet halleri, sürmanşet süslemeleri, alt manşet bakış açıları gözlerimi yaşartıyor.
Bi etkisi var mı tam olarak bilmiyorum.
Ama bana göre artık “algı” yerine direkt bizim aday adayımız bu, diye açıklamaları lazım!
Okurlarına daha saygılı olurlar, diye düşünüyorum.
KİMSE GÜVENMESİN
Sayın Tayyip Erdoğan açık konuştu ve olayı bana göre kökünden çözdü:
MKYK toplantısında aynen şunları söyledi:
“Kimse işaret beklemesin, aday olmak isteyen kendi kararını kendi versin”
Kısacası “bakanlık” için beklemede olanlara net bir cevap oldu.
Aslında hedef belirleme ile ilgili güzel bir cevap oldu.
Milletvekilliği mi istiyorsun yoksa bakanlık mı, önce tercihini yap, dedi bana göre…
Tabii il başkanlıkları ve belediye başkanlıkları ayrı tuttu.
“Parti yönetiminden davet gelmeden istifa etmeyin” dedi.
O yüzden hem Ahmet Çakır hem de Hakan Kahtalı’nın durumu bu cumartesiye kadar netleşmeyecektir.
Dün birkaç isimle konuştum.
Herkesin sus-pus olduğunu söyledi.
Ama şu kesin…
Aday adaylık süreci Pazar günü son buluyor.
Pazara kadar her şey ortaya çıkacaktır.