Kulübü yönetmeye çalışanlar başlarına gelecek sıkıntının farkında bu yüzden bırakıp gidemiyorlar.

Kulübü yönetmeye çalışanlar başlarına gelecek sıkıntının farkında bu yüzden bırakıp gidemiyorlar.

Onlara kalsa bir saniye durmazlar ancak ipin ucu kaçmış vaziyette, bu şartlarda kulübün yönetimini devretmek o kadar kolay değil…

En son mali genel kurulda ibraz edilen borç miktarının bir kaç kat fazla olduğu söyleniyor.

Şu anki strateji aynen şu şekilde olacak gibi…

“Battı Balık yan gider. Durum kötü, artık nasıl olsa işler kötü gittiğine göre artık istenildiği gibi davranılabilir”, “durum iyi değil, ben de ipin ucunu bıraktım, bildiğimi okuyorum”, “ne olursa olsun” şeklinde…

İlk etapta transfer tahtasının kapanmamasını sağlayıp var olan borçları öteleyerek yapılacak yeni transferler ile mevcut borçların üstüne yeni borçlar eklemeleri gerekiyor.

Yani kulübün kasası ihtiyaca uygun olmadığı ifade ediliyor. Bu şartlarda takımın yapacağı transferleri küçük bir peşinatlar verip kalan ödemeleri vadelere yayması gerekiyor.

Süper Lig’de kritik bir konumda olan takımın sezon sonu ligde kalmasından başka bir alternatifi bulunmuyor.

Bu aynen IMF’den her yıl düzenli borç almaya benziyor. Yani borcu borçla kapatacaklar.

Küme düşerse takım ki, bu ihtimali düşünmek bile istemiyorum puan silme bir kaç sezon transfer yasağı gibi tehlikeler ile bu takım amatöre kadar gitmesi içten bile değil.

Tamamen sessizliğe bürünen ve kulübün gerçek borcunu saklayan bu kişilerin hal ve hareketlerinden çıkardığımız sonuç bu…

Peki son 3 yılda başarısız olan kulübü borç batağına sokan bu şahıslardan neden hesap sorulmuyor?

Çünkü Alanya karşısında alınan ağır yenilgi sonrası hiç bir şey olmamış gibi yayın yapan gazeteciler var. Hatta bu şahısları derneklerine çağırıp basın açıklaması yaptıran isimler var…

Siz başarısızlık karşısında sesinizi çıkarmaz ertesi gün idman ve transfer haberlerini yaparsanız böyle başarısız insanlar ile aynı kulvarda yer alırsınız.

Ben burada hiç kimseye hakaret etmiyorum ancak gözümle gördüğüm kulağım ile duyduğum gerçekleri ört bas edecek kadar da kendimi ruhsuz görmüyorum…

Cenaze varken davul çalınmaz ancak durum bu adım atması gerekenler atmıyor sorgulaması gerekenler sorgulamıyor arada çatlayan da gerçek memleket sevdalıları…

Hadi geçmiş olsun.