Her fırsatta Dünya’ya demokrasi ve insan hakları dersi vermeye çalışan Batı’nın gerçek yüzü Rusya-Ukrayna savaşı ile  yeniden ortaya çıktı: Batının 'medeniyet' iki yüzlülüğü!

BATI ‘MEDENİYETİNİN’ İKİ YÜZLÜLÜĞÜ

Her fırsatta Dünya’ya demokrasi ve insan hakları dersi vermeye çalışan Batı’nın gerçek yüzü Rusya-Ukrayna savaşı ile yeniden ortaya çıktı: Batının ‘medeniyet’ iki yüzlülüğü!

Rusya-Ukrayna savaşı ile batının iki yüzlü, ırkçı ve islamofobik yaklaşımları bir kez daha gözler önüne serildi. Ukrayna’da yaşanan dramın ardından 600 binden fazla kişi ülkesinden komşu Avrupa ülkelerine doğru yola çıktı. Bu acı yolculuk ise; Suriye, Irak ve Afganistan bölgelerindeki mülteci dramlarını hatırlatırken, batı basınının iki önemli TV kanalı BBC ve CBS News’teki skandal ifadeler sosyal medya kullanıcılarının tepkisini çekti. Ukrayna’daki insanların, ‘sarı saçlı – mavi gözlü ve medeni’ olduğu vurgusunun yapıldığı açıklamalarda, müslüman ülkelerde yaşayan ve mülteci konumuna düşen insanlara da ‘geri kalmış’ benzetmesi yapıldı.

Aslında olayların bu seviyeye gelmesinde de Batı’nın yıllardır izlemiş olduğu çirkin ve çıkarcı bir dış politika izlemesinin nedenleri var.

Nasıl mı ?

Başta ABD, İngiltere ve Fransa olmak üzere NATO yöneticileri askeri teçhizat göndererek, Rusya’ya karşı yanınızdayız diyerek ve hatta Ukrayna’yı NATO üyesi yapacağız söylemleri ile Ukrayna’yı Rusya’ya karşı tahrik edip Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasına neden oldular. Elbette bu sürece bir anda gelinmedi. NATO kurulduğu günden beri sürekli doğuya doğru genişleyip, Balkan ülkelerini üye yaparak çeşitli ülkelerde askeri üsler kurarak Rusya’yı kıskaca aldı. Son genişlemesi ise Ukrayna üzerinde oldu. Böylece Ukrayna’yı Rus ateşi içerisine attı. Savaşın başlamasının ardından sadece Rusya’yı kınayıp yaptırım uygulayacaklarını açıkladılar.

Bu gelişmeler yaşanırken Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski yaptığı açıklamada; ”Yalnız bırakıldık. Kimse bizim için savaşmak istemiyor” dedi.

Batı’nın politik duruşu adeta ‘tavşan kaç, tazı tut’ gibi bir tutumdu.

Büyük güçler aslında kendileri birbirleriyle direk savaşmazlar. Hep maşaları aracılığıyla kirli ve çıkar savaşlarını yürütürler.

Burada bir insan olarak, bir müslüman olarak şunu yüksek sesle elbette ki dillendirmemiz gerekir. Ukrayna halkı mazlumdur, direnişleri haklıdır ve Ülke’leri dünyanın en zalim ve barbar bir Ülkesi olan Rusya tarafından işgale ve zulme maruz kalmaktadır, Rusya’nın zulmünü, katliamlarını müslümanlar olarak Çeçenistan’da, Afganistan’da ve Suriye’de çok iyi biliriz.

Yazımızda konu edindiğimiz mesele ez cümle olarak şudur : Batı için ‘iyi mülteci’, ‘kötü mülteci’ vardır. Batı’nın İnsan hakları sadece yeşil gözlü, sarı saçlı ve Hristiyan kökenliler içindir. Yani zihinlerindeki insan hakları coğrafya, din, ırk ayrımı yapan bir tutum sergilemektedir.

Batı’nın insan hakları ve demokrasisi Ortadoğu’yu, Afrika’yı, Asya’yı ve müslümanları asla kapsamamaktadır.

Çünkü Rusya’ya gösterdikleri tepkinin onda birini Suriye’deki zalim ve diktatör için göstermiş olsalardı bugün Suriye meselesi bu halde olmazdı.

Batı müslümanların bölgesinde halka rağmen hep diktatörlerle çalıştı. Onları güçlendirdi. Mısır buna en güzel örnektir.

Umarım bir an önce Ukrayna halkı Rusya zulmünden kurtulur, kendi özgürlüklerine ulaşırlar.

Bir müslüman olarak şiarımız; mazlumun dini, ırkı, rengi asla sorulmaz. Zalim bizden olsa dahi biz ondan beriyiz. Maalesef günümüz dünya devletleri bu ulvi değerden çok uzaklar.

Rabbimizden temennimiz hakkın, hakikatın, haklının galip gelmesidir.